"Oğlumu toprağa verdiğim gün ben de öldüm, sadece toprağa verilmedim"

Kenan Kurtdemir'in ölümüne neden olan sürücüye verilen bir yıllık hapis cezasının artırılması talebiyle dosya Yargıtay'da görüşülürken anne Sezal Kurtdemir, "Oğlumu toprağa verdiğim gün ben de öldüm." dedi.

"Oğlumu toprağa verdiğim gün ben de öldüm, sadece toprağa verilmedim"

Kenan Kurtdemir, Ocak 2021’de geçirdiği trafik kazasından 5 gün sonra yaşamını yitirdiğinde henüz 23 yaşındaydı.

Kazayla ilgili Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, 5 yılın ardından bu yılın 16 Şubat günü davanın tutuksuz yargılanan sanığı Mehmet Eren Düzce’nin bir yıl hapis cezasına mahkum edilmesi ile karara bağlandı.

O gün, çıkan kararı gözyaşlarıyla karşılayan anne Sezal Kurtdemir’in oğlu için adalet arayışı ise sonlanmadı.

Başsavcılığın ceza artırımı talebiyle dosyayı istinaf mahkemesine taşımasının ardından, sanık 30 Eylül’de Yüksek Mahkeme huzuruna çıkarılmış, ancak savcılığın süre ihtiyacı olması sebebiyle dosya 28 Ekim’e ertelenmişti.

28 Ekim Çarşamba günkü oturumda ise Yargıtay, iddia makamı adına savcı ve sanığın avukatını dinlemesi sonrası, karar için dosyayı süresiz erteledi.

“OĞLUMU TOPRAĞA VERDİĞİM GÜN BEN DE ÖLDÜM”

Kenan Kurtdemir’in annesi Sezal Kurtdemir, Yüksek Mahkeme duruşmasının ardından MYK Haber’e konuştu. 

Adalet arayışını sürdüreceğini söyleyen Kurtdemir, “Oğlumu toprağa verdiğim gün ben de öldüm, sadece toprağa verilmedim.” dedi.

“Geç gelen adalet, adalet değildir.” diyen Sezal Kurtdemir, oğluna verdiği mücadele sözünü sonuna kadar tutacağını belirterek, bir annenin evladını büyütmek için verdiği emeğin, dikkatsiz bir sürücünün davranışıyla bir anda yok olduğunu söyledi.

Oğlunu kaybetmesinin ardından kendisinin ve ailesinin yaşamının karardığını ifade eden Kurtdemir, “Gece gündüz mezarlığa mahkûm edildik.” dedi.

“ACIYI SADECE EVLADINI KAYBEDEN ANNELER ANLAR”

Mahkemelerde adalet arayan annelerin yaşadıkları acının ve psikolojik durumlarının anlaşılmadığını savunan Kurtdemir, annelerin duruşmalarda seslerini yükselttikleri zaman haklarında polis tarafından dava açıldığını söyledi.

Kendi yaşadıklarının yanı sıra evlatlarını trafik kazalarında kaybeden diğer anneler Gönül Sağır ve Meryem Gezici’nin de benzer süreçlerden geçtiğini belirten Kurtdemir, sanıkların ailelerin karşısında herhangi bir şey yaşanmamış gibi davranıp gülmelerinin acılı anneleri tahrik ettiğini ifade etti.

Kurtdemir, “Anneler evladı için dünyayı yakar. Ancak anneler şikâyet edilip haklarında dava açılıyor ve suçlu kürsüsüne çıkartılıyor.” diyerek tepkisini dile getirdi.

“BEN ALTI YILDIR GECE GÜNDÜZ AĞLIYORUM”

Oğlunun ölümüne neden olan sürücünün babasının, kendi oğlunun sekiz aydır cezaevinde bulunmasından yakındığını ve ağladığını söyleyen Kurtdemir, buna karşılık kendisinin altı yıldır evlat acısıyla yaşadığını belirtti.

“İki üç ay olsa bir şey değil diyor ve ağlıyor. Ben altı yıldır gece gündüz ağlıyorum. Peki, kendi oğlunu görüp konuşur; ben oğlumun toprağına sarılırım gece gündüz...” diyen Kurtdemir, sürücünün sağlık durumu, ehliyeti ve kaza anındaki hızıyla ilgili de sorular yöneltti.

Sürücünün ağır işittiğinin söylendiğini, askerlikteki görev değişikliği ve çürük raporu iddialarının bulunduğunu belirten Kurtdemir, bu koşullara rağmen ehliyetinin neden elinden alınmadığını sorguladı.

“OĞLUMUN ÖNÜNE ATLADIĞINI SÖYLÜYORLAR, BU DOĞRU DEĞİL”

Kaza sonrasında oğlunun aleyhinde çeşitli iddialar ortaya atıldığını söyleyen Kurtdemir, Kenan Kurtdemir’in sigortası olmadığı, alkollü olduğu ve aracın önüne atladığı yönündeki söylemlere tepki gösterdi.

Oğlunun yaklaşık 24 kilometre hızla ilerlediğini, kazaya neden olan sürücünün ise hız sınırının 65 kilometre olduğu yolda 85 kilometre hızla seyrettiğini savunan Kurtdemir, “Süratini düşürseydi benim oğlum şu an hayatta olacaktı.” dedi.

Sürücünün ailesinin Kenan'ın ölümünün ardından “Başın sağ olsun” demek istediğinin kendisine aktarıldığını da belirten Kurtdemir, “Hangi anne bunu kabul eder?” diye sordu.

“DAHA NE KADAR İNSAN DİKKATSİZ SÜRÜCÜLER YÜZÜNDEN ÖLECEK?”

Trafik kazalarında yaşamını yitiren Kenan, Cemre, Cuma, Rıfat, Barış ve Mehmet isimlerini anan Kurtdemir, dikkatsiz sürücüler nedeniyle başka ailelerin de aynı acıyı yaşamaması gerektiğini vurguladı.

Mahkemelerde seslerini yükselten mağdur ailelerin polis tarafından dava edilmesini de eleştiren Kurtdemir, Gönül Sağır ve Meryem Gezici'nin yanı sıra İskele Mahkemesi'nde 80 yaşındaki Ayşe Koçak'ın da polis tarafından gözleri önünde götürüldüğünü ve hakkında dava açıldığını ileri sürdü.

“Mağdur ailelerin yanında neden durulmuyor, neden zanlının yanında daha fazla duruluyor?” diye soran Kurtdemir, polis ve adaletin mağdur ailelerin yanında olmadığını savundu.

“BAŞKA ANNELER YANMASIN, BAŞKA EVLATLAR GİTMESİN”

Ailelerin yaşadıkları acının anlaşılması için empati çağrısında bulunan Kurtdemir, “Ölenlerin evlatları bizim evlatlarımız. Bir de empati kursunlar bakalım, bizim yerimizde kendileri olsa ne yaparlardı?” ifadelerini kullandı.

Mücadelelerinin başka annelerin aynı acıyı yaşamaması ve başka evlatların hayatını kaybetmemesi için olduğunu belirten Kurtdemir, trafikte önlem alınması gerektiğini söyledi.

Son olarak, birlikte adalet mücadelesi verdiği bir annenin ameliyatlı olmasına rağmen mahkemeye çıkarıldığını ifade eden Kurtdemir, “Üç dört gün ameliyatlı ve sanık kürsüsüne çıkarttılar. Niye? Mahkemede sesini çıkarttı diye... Böyle adalet olmaması lazım. Polisimizi de buradan şiddetle kınıyorum.” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İLGİLİ HABERLER


Yorum Yap

Tüm Yorumlar