Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan AB raporuna tepki: KKTC'nin hakları göz ardı ediliyor

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu'na tepki gösterdi. Açıklamada, "Türkiye ve KKTC'nin meşru hak ve menfaatleri ile haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz" denildi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan AB raporuna tepki: KKTC'nin hakları göz ardı ediliyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yıllık genişleme raporlarını açıkladı.

Brüksel'e göre Türkiye'nin AB'ye katılma hedefine ilişkin beyanlarıyla katılım için gerekli siyasi kriterlerdeki durum arasındaki "uçurum" daha da genişledi.

Açıklanan raporda, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gerilemeye dikkat çekildi.

AB'nin bu alanlardaki ciddi endişelerinin ele alınmadığı vurgulanırken, "Seçilmiş yetkililere, muhalefet figürlerine ve sivil topluma karşı açılan davalar yoğunlaşmış olup, bu durum Türkiye'nin temel demokratik ilkelere bağlılığı konusunda endişeleri giderek artırmaktadır" denildi.

Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım'da yayımladığı açıklamada, AB raporunu "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak" olarak niteledi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması şöyle: 

"Avrupa Komisyonu'nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında ülkemizle ilgili hazırladığı rapor, AB'nin ülkemize karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Söz konusu ithamlar, bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır. Raporda, son yıllarda olduğu gibi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve menfaatleri ile haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz. AB’nin, Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz."

Rapordaki Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olduğu, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na dair ifadelerin de herhangi bir hükmünün bulunmadığı belirtilen açıklamada, "Diğer taraftan, Türkiye’nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve Birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli buluyoruz. Ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz. Raporda kayda geçirilen ekonomik ve ticari verilerin ortaya koyduğu üzere, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, ayrıca şunlar kaydedildi:

"Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. Türkiye, ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır. AB’den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek, ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir."

TÜRKİYE'YE YÖNELİK TALEPLERDE KIBRIS AYRINTISI 

Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’nda, Kıbrıs meselesine ilişkin Türkiye’den başlıca şu taleplerde bulunuldu:

  •  Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerin normalleştirilmesi.
  • İki devletli çözüm söyleminden vazgeçilmesi: BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğu belirtilen iki devletli çözüm önerilerinin sonlandırılması.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınması: Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımayı reddetmesine yönelik eleştiriler.
  • İyi komşuluk ilişkilerine uyulması: Komşuluk ilişkilerine zarar veren tehdit ve eylemlerden kaçınılması.
  • AB üyesi devletlerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi: Üye devletlerin hava sahaları, karasuları ve diğer egemenlik haklarına saygı gösterilmesi.
  • BM çerçevesinde çözüm müzakerelerinin desteklenmesi: Kıbrıs sorununun BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda adil, kapsamlı ve uygulanabilir bir çözüme kavuşturulması için müzakerelerin aktif biçimde desteklenmesi.
  • AB-Türkiye ilişkilerinin güçlendirilmesi: Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde ilerleme kaydedilmesinin, AB-Türkiye iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli olduğu vurgulandı.

Ayrıca raporda Türkiye’nin KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkileri geliştirme çabaları, adadaki askeri varlığı, Lefkoniko ve Boğaziçi’ndeki askeri üslerin geliştirilmesi, Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklı gemilere liman erişiminin engellenmesi ve Türkiye-Kıbrıs hava trafik kontrol merkezleri arasındaki iletişim eksikliği de eleştirildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Tüm Yorumlar