
Üstel: Barcelona kampının iptal edilmesi izolasyon siyasetinin itirafıdır
Güncelleme:
KKTC'de yapılacak futbol kampının iptaline Rumlar'ın "başarı" demesine tepki gösteren Başbakan Ünal Üstel, "Kıbrıs Türk halkına bu adada yaşam alanı bırakmamaya çalışan bir anlayışla güven inşa edilemez." dedi.
Başbakan Ünal Üstel, FC Barcelona Academy’nin Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirmeyi planladığı futbol kampının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Rum Futbol Federasyonu ve aşırı sağcı ELAM’ın girişimleri sonrasında iptal edilmesine tepki gösterdi.
Başbakanlık'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, bir çocuk futbol kampının dahi Rum siyasetinin hedefi haline gelmesinin ciddi bir zihniyet sorununa işaret ettiğini belirten Üstel, Barcelona’nın Kuzey Kıbrıs’tan çekilmesinin “başarı” olarak kutlanmasının Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonun itirafı olduğunu söyledi.
Üstel, açıklamasında, yaşananların Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkına yönelik “tahammülsüzlüğünün yeni ve son derece çarpıcı bir örneği” olduğunu ifade etti.
"BİR SPOR ETKİNLİĞİNE DAHİ TAHAMMÜL EDİLEMİYOR"
Ortada siyasi bir faaliyet veya tanınma girişimi bulunmadığını, Kıbrıslı Türk çocuklar ve gençlerin dünyaca tanınmış bir futbol kulübünün akademisiyle buluşacağı bir spor etkinliğinin söz konusu olduğunu belirten Üstel, buna dahi tahammül edilmediğini kaydetti.
Rum Futbol Federasyonu’nun UEFA ve İspanya Futbol Federasyonu nezdinde girişimde bulunduğunu, Rum yönetiminin diplomatik girişimler yaptığını, aşırı sağcı ELAM’ın ise kampın iptalini açıkça hedeflediğini belirten Üstel, sonuçta Barcelona’nın Kuzey Kıbrıs kampının iptal edildiğini ve ELAM’ın “Hedefimize ulaştık” açıklaması yaptığını söyledi.
"BUNUN ADI KIBRIS TÜRK HALKINI İZOLASYON ALTINDA TUTMA SİYASETİ"
Üstel, “Peki hedefiniz nedir?” diyerek, Kıbrıs Türk çocuklarının futbol oynamasının, gençlerin uluslararası spor dünyasıyla buluşmasının, üniversitelerin dünya sıralamalarında “Kuzey Kıbrıs” adıyla yer almasının ve sanatçı, sporcu ve öğrencilerin Kuzey Kıbrıs’a gelmesinin engellenmek istenip istenmediğini sordu.
Yaşananların, Kıbrıs Türk halkını dünyadan koparmaya, ekonomik ve sosyal gelişimini engellemeye ve adada görünmez hale getirmeye yönelik bir anlayışı ortaya koyduğunu savunan Üstel, “Bir taraftan Kıbrıs Türk halkıyla güven inşa etmekten, çözümden ve iş birliğinden söz edeceksiniz; diğer taraftan çocuklarımızın katılacağı bir futbol kampını dahi diplomatik baskıyla engelleyeceksiniz.” ifadelerini kullandı.
“Bunun adı güven yaratmak değildir. Bunun adı Kıbrıs Türk halkını izolasyon altında tutma siyasetidir.” diyen Üstel, Barcelona olayının münferit olmadığını belirtti.
Üstel, kısa süre önce KKTC üniversitelerinin QS Dünya Üniversite Sıralaması’nda “Kuzey Kıbrıs” ifadesiyle yer almasının hedef alındığını, Türkiye ile KKTC arasında enerji alanında atılan adımların Birleşmiş Milletler’e şikayet edildiğini ve Kuzey Kıbrıs’ta düzenlenmesi planlanan uluslararası etkinliklerin hedef gösterildiğini kaydetti.
Yaşananların bir bütün olarak değerlendirildiğinde sistematik bir anlayışı gösterdiğini savunan Üstel, bu anlayışın "Kıbrıs Türk halkının dünyayla buluşmaması, KKTC ekonomisinin gelişmemesi, üniversitelerin uluslararası başarı elde etmemesi, gençlerin uluslararası spor organizasyonlarına katılmaması ve Kuzey Kıbrıs’ın adının dünyanın hiçbir yerinde duyulmaması" yönünde olduğunu ifade etti.
"RUM YÖNETİMİ'NİN, KIBRIS TÜRK HALKININ ADANIN “ASLİ VE EŞİT SAHİBİ” OLDUĞUNU ANLAMASI GEREK"
Bu anlayışı “şiddetle reddettiklerini” belirten Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkının adanın “asli ve eşit sahibi” olduğunu anlaması gerektiğini söyledi. Üstel, Kıbrıs Türk halkının özgürce yaşamak, gelişmek, spor yapmak, eğitim görmek, üretmek ve dünyayla buluşmak hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Hiçbir siyasi baskı, diplomatik girişim veya izolasyon politikasının Kıbrıs Türk halkını bu haklarından vazgeçiremeyeceğini belirten Üstel, ELAM’ın “Hedefimize ulaştık” sözlerine de dikkat çekti.
Üstel, “Eğer hedef, Kıbrıs Türk çocuklarının Barcelona gibi dünya çapındaki bir spor markasıyla buluşmasını engellemekse, bununla övünmek Kıbrıs Türk halkına yönelik zihniyetin geldiği noktayı göstermektedir” dedi.
Bir futbol kampının iptal edilmesini zafer olarak görenlerin, gelecekte Kıbrıs Türk halkıyla "hangi güveni ve ortak geleceği kuracaklarının sorgulanması gerektiğini" belirten Üstel, “Kıbrıs Türk halkına bu adada yaşam alanı bırakmamaya çalışan bir anlayışla güven inşa edilemez.” ifadelerini kullandı.
Hükümet olarak çocukların spordan, gençlerin dünyadan, üniversitelerin uluslararası akademik camiadan ve ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmeden koparılmasına yönelik girişimlerin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Başbakan Üstel açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır, Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda vardır ve bütün engellemelere rağmen Anavatan Türkiye’nin de desteğiyle dünyayla buluşmaya devam edecektir.”






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar