
"Toplum güvenliği için çözüm, Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırmak değil"
Güncelleme:
DP lideri ve Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, toplum güvenliği için Meclis’i olağanüstü toplamak yerine, tüm siyasi partiler, ilgili bakanlıklar, Polis Genel Müdürlüğü ve sektör temsilcileriyle değerlendirme toplantısı düzenleme çağrısı yaptı.
Demokrat Parti Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, toplum güvenliği konusunda yapılan Cumhuriyet Meclisi Genel kurulu olağanüstü toplantısı çağrısına ilişkin açıklamada bulundu.
"TOPLUM GÜVENLİĞİ SİYASİ POLEMİKLERE KONU EDİLMEMELİ"
Yazılı açıklamasında, toplum güvenliğinin siyasi polemiklere konu edilmemesi gereken son derece hassas bir alan olduğuna dikkat çeken Ataoğlu, Polis Genel Müdürlüğü’nün kamuoyuyla paylaştığı 2026 yılı ilk yedi aylık verilerinin, ülkede güvenlik alanında önemli bir başarının ortaya konduğunu açıkça gösterdiğini belirtti.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı, CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe ve CTP Grup Başkanvekili Erkut Şahali, dün Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’e dilekçe sunarak Meclis Genel Kurulu’nun 17 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00’de olağanüstü toplanmasını talep etmişti.
"SUÇ SAYISI GERİLİYOR, 'GÜVENSİZLİK' SÖYLEMLERİ VERİLERLE ÖRTÜŞMÜYOR"
“Polis Genel Müdürlüğümüzün açıkladığı resmi rakamlar; toplam suç ve kabahat sayısının son iki yıldır kesintisiz şekilde gerilediğini, 2021 yılına kıyasla yüzde 30’un üzerinde düşüş yaşandığını ve suçların aydınlatılma oranının yüzde 99’un üzerine çıktığını ortaya koymaktadır.” diyen Ataoğlu, toplumda güvensizlik algısı yaratacak söylemlerin gerçek verilerle örtüşmediğini ifade etti.
Ataoğlu, güvenliğin yalnızca polis teşkilatının değil, hükümetin tüm kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, son dönemde denetimlerden teknolojik altyapının güçlendirilmesine, trafik güvenliğinden kamu düzeninin korunmasına kadar birçok alanda önemli adımlar atıldığını kaydetti.
"YARATILMAYA ÇALIŞILAN ALGI, ÜLKE İMAJI VE TURİZME ZARAR VERİR"
Turizm sektörünün ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğunu vurgulayan Ataoğlu, güvenlik konusunda yaratılmaya çalışılan olumsuz algının en büyük zararı ülkenin uluslararası imajına ve turizm sektörüne vereceğini söyledi.
KKTC'nin, her yıl yüz binlerce turisti ağırlayan ve güvenli destinasyon kimliğiyle öne çıkan bir ülke olduğunu vurgulayan Ataoğlu, "Elbette her olay ciddiyetle ele alınmalı, eksiklikler varsa giderilmelidir. Ancak münferit olaylar üzerinden ülkemizi güvensiz göstermeye çalışmak; turizmcimize, esnafımıza, yatırımcımıza, eğitim sektörüne ve ülke ekonomisine zarar vermekten başka bir sonuç doğurmaz. Sorumlu siyaset anlayışı bunu gerektirir.” ifadelerini kullandı.
"ÇÖZÜM ÜRETMENİN YOLU OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI ÇAĞRILARI YAPMAK DEĞİL"
Ana muhalefetin kaygılarını dile getirmesini doğal karşıladığını ifade eden Ataoğlu, çözüm üretmenin yolunun sürekli olağanüstü toplantı çağrıları yapmak değil, diyalog ve iş birliği içerisinde hareket etmek olduğunu söyledi.
Ataoğlu, “Toplum güvenliği hepimizin ortak meselesidir. Bu konu üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışmak yerine, elimizdeki verileri birlikte değerlendirmeli ve varsa alınması gereken ilave tedbirleri ortak akılla konuşmalıyız. Demokrat Parti olarak her zaman yapıcı diyaloğa açığız.” dedi.
Ataoğlu açıklamasının sonunda şu çağrıda bulundu:
“Meclis’i olağanüstü toplamak yerine, tüm siyasi partilerin, ilgili bakanlıkların, Polis Genel Müdürlüğü’nün ve sektör temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirelim. Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru ve turizm sektörümüzün geleceği için popülizmi değil, sağduyuyu ve iş birliğini tercih edelim. Demokrat Parti olarak bu yönde atılacak her adıma katkı koymaya hazırız.”





























Yorum Yap
Tüm Yorumlar