
Polis geri adım attı, Meryem Gezici'ye açılan iki davadan biri düştü
Meryem Gezici hakkında, mahkeme avlusunda "yüksek sesle bağırdığı ve uygunsuz tavırda bulunduğu" suçlamasıyla açılan dava, polisin şikayetini geri çekmesi üzerine Başsavcılık tarafından düşürüldü. Mahkumun oğlunun açtığı "darp" davası ise ertelendi.
MYK Haber
Girne'de 17 Mayıs 2025 tarihinde 25 yaşındaki Rifat Gezici'nin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili davanın duruşmalarının görüldüğü 27 Mart 2026'da, mahkeme avlusunda yaşanan arbede nedeniyle hakkında iki ayrı dava dosyalanan Rifat Gezici'nin annesi Meryem Gezici, bu sabah mahkemeye çıkarıldı.
Meryem Gezici hakkında, "mahkum İbrahim Tımbıl'ın oğlu M.T.'yi mahkeme avlusunda darp ettiği" ve "makul bir mazereti olmaksızın yüksek sesle bağırarak sulh ve sükûnu bozabilecek şekilde hareket etmek ve uygunsuz tavır ve harekette bulunmak" suçlamalarıyla iki ayrı dava açılmıştı.
Girne Kaza Mahkemesi'nde, yargıç Mine G. Serden huzurunda görüşülen celsede Gezici'nin avukatı Tacan Reynar da hazır bulundu.
Mahkemede ilk sözü alan savcı, polisin şikayeti üzerine Gezici hakkında açılan, "makul bir mazereti olmaksızın yüksek sesle bağırarak sulh ve sükûnu bozabilecek şekilde hareket etmek ve uygunsuz tavır ve harekette bulunmak" suçlamasına ilişkin davanın, polisin şikayetini geri çekmesi üzerine Başsavcılık tarafından değerlendirilerek geri çekildiğini belirtti.
Ardından söz alan avukat Tacan Reynar, mahkumun oğlunun şikayeti üzerine Meryem Gezici hakkında açılan ikinci davadaki "darp" suçlamasını kabul etmediklerini belirterek, duruşma talep etti.
Bunun üzerine yargıç, Meryem Gezici'nin itham edilmesi için oturumu 15 Aralık 2026 tarihine erteledi.
Mahkemenin ardından Meryem Gezici ile avukatı Tacan Reynar, sırayla MYK Haber'e açıklama yaptı.
MYK Video: Meryem Gezici'nin avukatı Tacan Reynar, evladını kaybeden bir annenin yargılanmasına tanıklık ettiklerini belirterek, "Bu son derece üzücü bir durum. Çünkü insan adaleti nerede arayacak? Elbette mahkemede arayacak." dedi. #MYKHaber #KKTC #dava https://t.co/ScBsjU5vu6
— MYKibris.com (@MYKibris) October 26, 2026
GEZİCİ: DAVA, KALDIRIMDA YÜKSEK SESLE ADALET İSTİYORUM, EVLADIMA ADALET SAĞLANSIN DEDİĞİM İÇİN AÇILDI
İki ayrı davadan bugün mahkemeye çıktığını belirten Meryem Gezici, şunları söyledi:
"Birinci dava, şu durduğum kaldırımdan yüksek sesle 'Adalet istiyorum, evladıma adalet sağlansın' dediğim için açıldı. Evet, oğlumun adaletinin sağlanmasını istediğim için dava edildim ve bugün sanık kürsüsüne çıkarıldım. Birinci davada polisler benden şikayetçi olmuş çünkü sesimden, adalet isteyişimden rahatsız olmuşlar."
"BENİM 1,75 METRE BOYUNDAKİ YAVRUMU MEZARA KOYAN İNSANLARA TEMAS ETTİĞİM İÇİN DAVA EDİLDİM"
İkinci davanın ise "mahkûmun oğlunu darp ettiği" suçlamasıyla ilgili olduğunu söyleyen Gezici, "Saldırmadım, sadece dokundum, temas ettim. O da beni dava etti ama onun babası benim evladımı kanlar içinde bıraktı. 1,75 metre boyundaki yavrumu kanlar içinde bırakıp mezara koydu. Ben oğlumun katilini ve oğlumun katilinin oğlunu gördüğümde hiçbir şey olmamış gibi, gayet normal karşılamam gerekiyormuş. Toplum bunu istiyor. Bugün bir insanın köpeğini bile vurduğunuzda o insan dayanamaz, köpeği öldürüldü diye acı çeker. Benim 1,75 metre boyundaki yavrumu mezara koyan insanlara temas ettiğim için dava edildim." dedi.
"UTANMASI GEREKEN BEN DEĞİLİM"
Mahkemede sanık kürsüsüne çıktığını ifade eden Gezici, şöyle devam etti:
"Utanması gereken ben değilim. Ben hırsızlık yapmadım, cinayet işlemedim, uyuşturucu işine girişmedim. Ben aslanlar gibi evladımın adaletini aramak için yola çıktım. Buradan sesimi duyurdum. Benim bu seslenişimden başta polislerimiz, sonrasında Tımbıl'ın oğlu rahatsız oldu."
Temmuz 2024'te ölümlü trafik kazalarında hapis cezalarının üst sınırının 7 yıldan 14 yıla çıkarılmasının ardından görülmeye başlanan ilk davanın oğlunun davası olduğunu anımsatan Gezici, "Buna rağmen evladımın katiline 2 yıl 6 ay ceza verildi. Bu adil değildi. Ben bağırmayayım da kim bağırsın? Adalet sağlanmadı." dedi.
"EVLADIMIN ADALETİNİ SON NEFESİME KADAR BIRAKMAYACAĞIM"
Kararı istinafa taşıdıklarını da belirten Gezici, "Evladımın adaletini son nefesime kadar bırakmayacağım. Adalet sağlanana kadar sesimi duyuracağım. Sesimden rahatsız olan varsa bir daha beni dava etsin." diye konuştu.
"BENİ SUÇLU KÜRSÜSÜNE ÇIKARAN BU SİSTEMİN AYIBIDIR"
Gezici, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
"Bu toplum sessiz kaldığı müddetçe çok mağdur olunacak. Bugün birlik olma zamanı. Bakın, burada bulunan insanların çoğu mazlumdur, aynı benim gibi. Benim bugün suçlu kürsüsüne çıkarılmam neyimeydi? Engelli bir kızım var. Bir de 18 aydır mezarda yatan bir evladım var. Bu sistemin ayıbıdır. Beni o kürsüye, suçlu kürsüsüne çıkaran bu sistemin ayıbıdır."
"BENİM TEK DUAM, BENİ ANLAMAYAN HERKESİN BENİM YAŞADIĞIM ACIYI YAŞAMASIDIR"
Ayakta durmakta zorlandığını belirten Gezici, oğlunu kaybettikten sonra üç kez ameliyat olduğunu söyledi. 52 yaşına kadar hiç hastaneye gitmediğini ifade eden Gezici, "Son ameliyatımı üç gün önce oldum. Bağırsak ameliyatı geçirdim. Kalp krizi de geçirdim. Biz organlarımızı kaybetmişiz, ömrümüzü kaybetmişiz. Canımız, evladımız mezarda. Benim sesimden mi rahatsızlık duydunuz?" diye sordu.
Kendisinden şikayetçi olan mahkumun oğluna seslenen Gezici, "Ey Tımbıl'ın oğlu! Evladımın katilinin oğlu, sana temas etmemden mi rahatsız oldun? Senin baban benim evladımı hayattan kopardı. Sana temas etmem mi sana ağır geldi?" dedi.
Konuşmasının devamında yaşadığı acıyı dile getiren Gezici, "Benim tek duam, beni anlamayan herkesin benim yaşadığım acıyı yaşamasıdır. Bugün de diyorum, yarın da diyorum; sizi Allah'a havale ediyorum. Siz güçlüsünüz, zalimsiniz, yasalar sizden yana olabilir ama benim de Allah'ım var. Ben sizi Rabb'ime şikayet etmişim." ifadelerini kullandı.
MYK Video: Meryem Gezici'nin avukatı Tacan Reynar, evladını kaybeden bir annenin yargılanmasına tanıklık ettiklerini belirterek, "Bu son derece üzücü bir durum. Çünkü insan adaleti nerede arayacak? Elbette mahkemede arayacak." dedi. #MYKHaber #KKTC #dava https://t.co/ScBsjU5vu6
— MYKibris.com (@MYKibris) October 26, 2026
REYNAR: POLİSLER TARAFINDAN YAPILAN ŞİKAYET GERİ ÇEKİLDİ, BU, HER ŞEYDEN ÖNCE BİR UTANÇTI
Avukat Tacan Reynar ise evladını kaybeden bir annenin yargılanmasına şahit olduklarını söyledi. Reynar, "Bu son derece üzücü bir durum. Çünkü insan, adaleti nerede arayacak? Elbette mahkemede arayacak." dedi.
"DİĞER DAVA DEVAM EDİYOR"
"Evladını kaybetmiş bir annenin adalet haykırışının mahkemede dava konusu edilmesine şahit olduk." diyen Reynar, bugün itibarıyla polisler tarafından yapılan şikayetin geri çekildiğini söyledi. Polis tarafından bir annenin şikayet edilmesini "utanç" olarak nitelendiren Reynar, "Mağdur ailesinin, polislerin rahatsız oldukları ya da yüksek sesle bağırıldığı yönündeki gerekçelerle bu şekilde bir süreçle karşı karşıya kalması kabul edilebilir değil." ifadelerini kullandı. Savcılığın da gerekli değerlendirmeyi yaparak söz konusu davayı geri çektiğini söyleyen Reynar, "Diğer dava ise devam ediyor. Onunla ilgili şu aşamada çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Duruşma sürecinde konuyu ayrıntılı biçimde ele alacak, tartışacak ve gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağız." dedi.
NE OLMUŞTU?
Kazanın meydana geldiği gün polisten yapılan açıklamaya göre, Girne'ye bağlı Pınarbaşı'nda 17 Mayıs 2025 tarihinde saat 18.00 civarında, 15 Kasım Caddesi üzerinde kaza meydana gelmişti. İbrahim Tımbıl yönetimindeki RA 728 plakalı salon araçla, dikkatsiz şekilde seyrederken karşıdan gelen araçlara öncelik hakkı vermeden yolun sağındaki bir akrabasına ait ikametgaha dönüş yapmak istediği sırada, karşı istikametten aşırı süratli ve dikkatsiz şekilde gelen Rifat Gezici yönetimindeki ZJ 128 plakalı motosikletle çarpışmıştı. Çarpışmanın etkisiyle RA 728 plakalı araç savrulurken motosiklet yolun sağından çıkarak boş bir tarlaya savrulmuştu.
Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gezici ile araç sürücüsü, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Gezici, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, araç sürücüsü ise tedavisinin ardından aynı gün taburcu edilmişti.
Kaza günü tutuklanan sürücü, 6 gün sonra, 23 Mayıs 2025 tarihinde mahkeme tarafından 50 bin TL nakit teminat ve iki kefilin 500'er bin TL tutarında kefalet senedi imzalaması şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
TIMBIL İLK İTHAM DURUŞMASINDA TUTUKLANMIŞTI
Tımbıl, 14 Ocak 2026'da ilk kez Girne Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılmış, 16 Nisan'daki ilk itham duruşmasında ise tutuklanmıştı.
MAHKEME ÇIKIŞINDA GERGİNLİK
27 Mart 2026 tarihinde, itham edilmek üzere mahkemeye çıkarılan ve o dönem henüz tutuklu yargılanmayan İbrahim Tımbıl, duruşmanın ardından mahkeme salonundan çıkarak binadan ayrılmak üzereyken Meryem Gezici, mahkeme avlusunda Tımbıl'a doğru koşmuştu. Polis, İbrahim Tımbıl'ı tekrar mahkeme binasının içine aldığı sırada yaşanan arbede sırasında Gezici, Tımbıl'ın oğluna yönelik fiziksel temasta bulunmuş ve iki taraf polis tarafından ayrılmıştı. Daha sonra Tımbıl ailesi, polis eşliğinde mahkemeden ayrılmıştı.
TIMBIL'A 2 YIL 6 AY HAPİS
Girne Ağır Ceza Mahkemesi'nde Tımbıl'ın yargılandığı dava kapsamında toplam 13 itham duruşması yapılmış; bu duruşmalarda savcılık tarafından 13, müdafaa tarafından ise 6 olmak üzere toplam 19 tanık dinlenmişti.
Girne Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Temmuz 2026 tarihinde Tımbıl'ı "ihmalkarlık sonucu araç sürme", "karşıdan gelen araçlara öncelik vermeme" ve "dikkatsizlik ile acelecilik" suçlarından suçlu bularak 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Mahkeme ayrıca, Tımbıl'ın cezasını tamamlamasının ardından ehliyetine 1 yıl süreyle el konulmasına karar vermişti.
GEZİCİ HAKKINDA 2 AYRI DAVA DOSYALANDI
Başsavcılık tarafından 25 Eylül 2026 tarihinde Meryem Gezici hakkında, 27 Mart 2026 tarihinde mahkeme avlusunda yaşanan arbede nedeniyle iki ayrı dava kapsamında toplam üç itham dosyalanmıştı. Davalar, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 95'inci maddesine aykırı rahatsızlık, 188(d) maddesine aykırı "uygunsuz tavır ve harekette bulunma" ve 242'nci maddesine aykırı "darp" suçlarından itham edilmişti. Gezici ayrıca, "makul bir mazereti olmaksızın yüksek sesle bağırarak sulh ve sükûnu bozabilecek şekilde hareket etmekle" suçlanmıştı.
DAVA DOSYASINDAKİ GEREKÇELER NELER?
Gezici aleyhine dosyalanan davalar, 27 Mart 2026 tarihinde görülen duruşmanın ardından yaşanan olaylarla ilgiliydi. O dönem tutuksuz yargılanan İbrahim Tımbıl'ın mahkeme salonundan polis eşliğinde çıkarıldığı sırada Gezici, "Tımbıl'ın oğlunu kollarından ve ellerinden sıkıp göğsünden itmek suretiyle darp etmekle" suçlandı. Gezici mahkeme avlusunda ise "Evladımın katili, canımı söktün benim, benim ciğerimi söktün, sen beni öldürdün, dünyamı kararttın. İbrahim Tımbıl, Allah'a hesap vereceksin. Sen ve seni kayıranlar, seni serbest bırakanlar da hesap verecek, Allah'ınızdan bulun" sözlerini söylemesi nedeniyle "makul bir mazereti olmaksızın yüksek sesle bağırarak sulh ve sükûnu bozabilecek şekilde hareket etmekle" itham edildi.
"RAHATSIZLIK VE UYGUNSUZ DAVRANIŞTAN" İTHAM EDİLDİ
Gezici, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 95'inci maddesine aykırı rahatsızlık ve 188(d) maddesine aykırı "uygunsuz tavır ve harekette bulunma" suçlamalarıyla da karşı karşıya kalmıştı. Suçun tafsilatına göre Gezici, bahse konu tarihte Girne Kaza Mahkemesi avlusunda, "makul bir mazereti olmaksızın yüksek sesle bağırarak sulh ve sükûnu bozabilecek şekilde hareket etmekle" itham edilmişti.
"MAHKUMUN OĞLUNU DARPTAN" DA DAVA
Gezici, aynı olayla ilgili olarak Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 242'nci maddesine aykırı "darp" suçundan da itham edilmişti. Davanın suç tafsilatında, Gezici'nin aynı gün "Tımbıl'ın oğlunun kollarını ve ellerini sıkıp göğsünden itmek suretiyle kanuna aykırı şekilde darp ettiği" iddiasına yer verilmişti.
TEMMUZ 2024'TE ÖLÜMLÜ KAZALARDA ÜST SINIR 14 YILA ÇIKARILMIŞTI
Ölümlü trafik kazalarında verilecek hapis cezalarının üst sınırı, Temmuz 2024'ten itibaren 7 yıldan 14 yıla çıkarılmıştı. Yasada yapılan değişiklikle, "Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Yüzünden Ölüme Neden Olma" başlığı altında düzenlenen, ölümle sonuçlanan kazalar dahil trafikte işlenen suçlar için uygulanan 7 yıllık hapis cezasının üst sınırı 14 yıla yükseltilmişti.
Yasa ile birlikte, brüt asgari ücretin 50 katına kadar uygulanabilen para cezası da 75 kata çıkarılmıştı.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar