Gezici davasında karar: 2 yıl 6 ay hapis

Güncelleme:

A
A

Rifat Gezici'nin hayatını kaybetmesine neden olan kazaya ilişkin davada, 64 yaşındaki sanık İbrahim Tımbıl'a 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

ZgotmplZ MYK Haber

Temmuz 2024'te ölümlü trafik kazalarına ilişkin hapis cezalarının üst sınırının 7 yıldan 14 yıla çıkarılmasının ardından yaşanan ilk ölümlü trafik kazasında, 25 yaşındaki Rifat Gezici'nin hayatını kaybetmesine neden olan kazaya ilişkin davada, 64 yaşındaki sanık İbrahim Tımbıl hakkındaki karar bugün açıklandı.

ULUNAY: ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZALARININ ÖNÜ ALINAMIYOR

Girne Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin kararını Kıdemli Yargıç Alev Ulunay Hüdaverdi okudu.

Hüdaverdi, ölümlü trafik kazalarının yaygın olduğunu, önünün bir türlü alınamadığını ve artış göstererek yargıya intikal ettiğini belirtti. "Kazaların bir türlü önü alınamamıştır." diyen Ulunay, kamu yararının gözetilmesinin yanı sıra meseleye özgü unsurların da önemli olduğunu ifade etti. Ulunay, kazaya ilişkin ceza kararında takdir edilecek unsurların suçun işleniş şekli ve kusur oranlarıyla ilgili olduğunu belirtti.

"KAZA ANLIK YAŞANDI"

Kazanın "anlık" yaşandığını ifade eden Ulunay, Pınarbaşı'nda 17 Mayıs 2025 tarihinde saat 18.00'de, 15 Kasım Caddesi üzerinde meydana gelen kazada, İbrahim Tımbıl'ın yönetimindeki RA 728 plakalı salon araçla dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada, karşıdan gelen araçlara öncelik hakkı vermeden yolun sağındaki bir akrabasına ait ikametgaha dönüş yapmak istediğini, bu sırada ise karşı istikametten süratli ve dikkatsiz şekilde gelen Rifat Gezici yönetimindeki ZJ 128 plakalı motosikletle çarpıştığını ve çarpışmanın etkisiyle RA 728 plakalı aracın savrulduğunu, motosikletin ise yolun sağ kısmından çıkarak boş bir tarlaya savrulduğunu anımsattı.

GEZİCİ HASTANEDE YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ

Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gezici ile araç sürücüsünün Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını belirten Ulunay, Gezici'nin hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini, araç sürücüsünün ise tedavisinin ardından aynı gün taburcu edildiğini söyledi.

"HAVA VE YOL KOŞULLARI KAZADA ETKİLİ OLMADI"

Ulunay, kazanın meydana geldiği gün havanın açık olduğunu, görüş mesafesinin bulunduğunu ve yolun durumunun olayda çevresel faktörler açısından herhangi bir olumsuzluk taşımadığını ifade etti.

KUSUR VE HIZ DEĞERLENDİRMESİ

Sanığın akrabasının evine dönüş yapacağı sırada yolu kontrol edip geçmesi gerektiğini ancak kontrol etmeden dönüş yaptığını belirten Ulunay, sanığın güzergahta yasal hız sınırı olan 50 km/h'nin altında, yaklaşık 20 km/h hızla seyrettiğini, Gezici'nin ise yasal hız sınırının üzerinde hız yaptığını kaydetti. Ulunay, sanığın Gezici'yi görmediğinin ve Gezici'nin şeridini ihlal ederek önünü kestiğinin tespit edildiğini söyledi.

Gezici'nin öğrenci ehliyetine sahip olduğunu ve kullandığı motosiklette L (Learning) işaretinin bulunmadığını kaydeden Ulunay, sanığın evraklarında ise herhangi bir eksiklik tespit edilmediğini belirtti.

Ulunay, Gezici'nin otopsi sonucuna göre ölüm nedeninin "beden travması, kemik kırıkları ve iç organ yaralanmaları" olduğunu ifade etti.

Ulunay, hem Gezici'den hem de sanıktan alınan kan örneklerinde yapılan analizlerde alkol, uyuşturucu ya da herhangi bir farklı maddeye rastlanmadığını da belirtti.

Sanığın kazadan sonra hastanede polise verdiği ilk ifadeye işaret eden Ulunay, sanığın kaza gününe ilişkin, "Evimden çıkıp normal hızımda ilerliyordum. Dönüşümü yaptıktan sonra 'güm' diye bir ses duydum ve aracımla savruldum." şeklindeki beyanını hatırlattı. Ulunay, Gezici'nin de kornaya bastıktan yaklaşık 1 saniye sonra kazanın meydana gelmesinin bu ifadeyle örtüştüğünü belirtti.

Ulunay, Gezici'nin kaza noktasına yaklaşık 165 metre kala güvenlik kamerası görüntülerinde gaz kestiğinin görüldüğünü, gaz kesilmesiyle birlikte motosikletin hızının düştüğünü ve uzman raporlarına göre kaza anındaki hızının yasal sınırın üzerinde ancak 100 kilometre/saatin altında olduğunun tespit edildiğini kaydetti.

Ulunay ayrıca, müdafaa tarafının Türkiye'den iki uzman getirerek yapay zeka destekli hız tespiti yaptığı incelemenin adil olmadığını belirtti.

"KAZADAN BİR SANİYE ÖNCE KORNA ÇALDI"

Gezici'nin kazadan yaklaşık 1 saniye önce korna çalarak sürücüyü uyarmaya çalıştığını ancak hemen ardından çarpışmanın yaşandığını ifade eden Ulunay, Gezici'nin kaskı bulunduğunu ancak koruyucu giysi giymediğini belirtti.

"OLAY YERİNDE YAPILAN İNCELEMELER YETERSİZ KALDI"

Ulunay ayrıca, polis tarafından yürütülen tahkikata ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Olay yerinde yapılan incelemelerin yetersiz kaldığını belirten Ulunay, mevcut teknolojik ve teknik imkanlara rağmen kazanın tüm yönleriyle aydınlatılmasına katkı sağlayacak önemli araştırmaların yapılmadığını ifade etti.

Kararda, soruşturma aşamasındaki bu eksikliklerin davanın değerlendirilmesinde önemli bir unsur olarak dikkate alındığını belirten Ulunay, olay yerinde daha kapsamlı inceleme yapılmasının mümkün olduğunu vurguladı.

Ulunay, kararda polis birimlerinin sahip olduğu teknik ve fiziki imkanlara rağmen olay yerinde yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığının tespit edildiğini aktardı.

SANIĞIN KİŞİSEL DURUMU

Sanığın KKTC vatandaşı olduğunu, evli ve 2 çocuk babası olduğunu, uzun yıllar Sağlık Bakanlığı'nda şoför olarak çalıştıktan sonra emekli olduğunu, sabıkasının bulunmadığını, yaşlı olduğunu ve sağlık sorunları bulunduğunu kaydeden Ulunay, sanığın ayrıca avukatı aracılığıyla "mahkemeden özür dilediğini, pişman olduğunu" ifade ettiğini ve kamu menfaati açısından adil bir yargılama yapılması gerektiğini dile getirdi.

2 YIL 6 AY HAPİS, EHLİYETİNE 1 YIL EL KONULDU

Mahkeme, sanığı "ihmalkarlık sonucu araç sürme", "karşıdan gelen araçlara öncelik vermeme" ve "dikkatsizlik ile acelecilik" suçlarından suçlu bularak 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, sanığın cezasını tamamlamasının ardından ehliyetine 1 yıl süreyle el konulmasına karar verdi.

MAHKEMEDEN...

Saat 11.15'te başlayan ve 12.00'de sona eren oturumda, mahkeme sanığı üç suçtan mahkum etmiş, kararı 14.00'te açıklayacağını duyurmuştu.

İlk oturumda Girne Ağır Ceza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Alev Ulunay Hüdaverdi, davada bugüne kadar dinlenen tanıklarla ilgili mahkemenin bulgularını okudu.

Ulunay, duruşma sürecinde toplam 31 adet emarenin ibraz edildiğini açıkladı.

Ardından, sanığın yargılandığı dava kapsamında bugüne kadar toplam 13 duruşma yapıldığını anımsatan Alev Ulunay, bu duruşmalarda savcılık tarafından 13, müdafaa tarafından ise 6 olmak üzere toplam 19 tanığın dinlendiğini belirterek, söz konusu tanıklara ilişkin bulguları mahkemeye aktardı.

Söz alan savcı Attila Enver Etkin, sanığın sabıkası olmadığını, sadece 4 Ağustos 2007'de sabit radar cezası olduğunu, bu cezasının da çok yüksek bir hız olmadığını söyledi.

Sanığın avukatı Mustafa Atakara ise şunları kaydetti:

"Sanık pişmandır, evli ve iki çocuk sahibidir. Adil yargılama talep ediyoruz. Karar sonrası istinaf hakkımız da vardır. Gezici'nin sürati daha düşük olsaydı durabilir veya kaza meydana gelmeyebilirdi. Mahkemenin, anladığım kadarıyla, sanığın anlık bir ihlal yaptığı yönünde değerlendirme yaptığını görüyorum. Bu nedenle cezada indirime gidileceğini düşünüyorum."

Girne Ağır Ceza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Alev Ulunay Hüdaverdi, daha sonra sanığı "ihmalkarlık sonucu araç sürme", "karşıdan gelen araçlara öncelik vermeme" ve "dikkatsizlik ile acelecilik" suçlarından suçlu bulduklarını açıkladı.

Mahkeme, kararın açıklanması için duruşmaya ara vererek oturumu saat 14.00'e erteledi.

SANIK SABAH RAHATSIZLANDI

Karar duruşması öncesinde "kalp sıkışması" ve "şeker yükselmesi" şikayeti yaşayan sanık, mahkemeye çağrılan ambulansla Girne Akçiçek Hastanesi'ne kaldırıldı.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 11.00'de başlayan karar duruşması, Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Melek Esendağlı huzurunda görüldü. Duruşmada savcı Attila Enver Etkin ile sanık avukatı Mustafa Atakara da hazır bulundu.

Rifat Gezici'nin ailesi ve sevenleri de önceki duruşmalarda olduğu gibi karar duruşmasında da mahkeme önünde hazır bulundu.

DAVA SÜRECİ...

14 Ocak'ta ilk kez Girne Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılan sanığın avukatı Mustafa Ergin, müvekkilinin sağlık sorunları bulunduğunu belirterek rapor alınabilmesi için süre talep etmiş, mahkeme ise duruşmayı 3 Şubat'a ertelemişti.

3 Şubat'taki duruşmada avukat, verilen süre içerisinde bir uzmanla iletişime geçtiklerini ve müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin bilgileri mahkemeyle paylaştıklarını belirtmişti. Yurt dışında bulunan uzmanın ek belgeler talep etmesi üzerine mahkemeden ek süre isteyen avukatın talebi değerlendirilmiş, dava 4 Mart'a ertelenmişti.

4 Mart'taki duruşmada mahkeme, elde edilen bilirkişi raporunun incelenmesi ve sanığın sağlık durumunun kötü olması (kalp hastası olması ve mahkemeye gidip gelmekte zorlanması) nedeniyle davayı itham amacıyla 27 Mart'a ertelemişti.

27 Mart'taki duruşmada sanığın avukatı, müvekkilinin aleyhine açılan davayı kabul edeceklerini belirtmişti. Esendağlı ise mahkeme ajandasının yoğunluğu nedeniyle duruşmayı, tanıkların dinlenmesi ve sanığın itham edilmesi amacıyla 9 Nisan'a ertelemişti.

9 Nisan'daki duruşmada sanığın avukatı Mustafa Ergin'in yerine Mustafa Atakara göreve gelmişti. Atakara, eski avukatla gerekli bilgi alışverişini tamamlayabilmeleri ve savcılıkla görüşme yapabilmeleri için kısa bir süreye ihtiyaç duyduklarını belirtmiş, mahkeme de sanığın itham edilmesi amacıyla duruşmayı 16 Nisan'a ertelemişti.

16 Nisan'daki ilk itham duruşmasında tutuklanan sanığın itham duruşmaları; 20, 24 ve 30 Nisan; 5, 7, 15 ve 21 Mayıs ile 4, 5, 11, 16 ve 18 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilmişti. Davanın karar öncesindeki son duruşması ise 29 Haziran'da görülmüştü. Bu oturumda sanık avukatı Mustafa Atakara, ardından da savcı Attila Enver Etkin mahkemeye hitap etmişti.

Sanığın yargılandığı dava kapsamında toplam 13 itham duruşması yapılmış, bu duruşmalarda savcılık tarafından 13, müdafaa tarafından ise 6 olmak üzere toplam 19 tanık dinlenmişti.

İtham duruşmalarında savcılık tarafından; kazanın yaşandığı bölgede ikamet eden ve Balistik Şube'de görev yapan polis çavuşu A.A. (E), Girne Adli Şube'de polis fotoğrafçısı olarak görev yapan polis memuru B.E. (E), kaza günü Girne Polis Müdürlüğü'nde tahkikat memuru olan İ.K. (E), Girne Polis Müdürlüğü Trafik Şubesi'nde görevli tahkikat memuru H.K. (E), motosiklet satışı ve tamiri yapan Bikers Club Direktörü T.T.E. (E), kaza günü olay yerine sevk edilen 112 Acil Servis çalışanları F.Ö.S. (K) ve H.K. (K), Girne Polis Müdürlüğü Trafik Araç Muayene Müfettişi M.S.S. (E), film yönetmeni E.M. (E), Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde adli tıp uzmanı olarak görev yapan Dr. O.Ş. (E), Girne Polis Müdürlüğü'nde görevli polis çavuşu N.T. (E), Girne Ağır Ceza Mahkemesi sorumlu memuru U.O. (E) ile Etkin Şoför Okulu'nun sahibi, motosiklet eğitmeni ve Gezici'nin ehliyet almasına yönelik eğitim sürecinde görev alan Ö.E. (E) tanık olarak dinlenmişti.

Müdafaa tarafından ise sanık İbrahim Tımbıl, Girne Kaza Mahkemesi memuru S.O. (K), sanığın dönüş yapacağı evde yaşayan akrabası O.B. (E), Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'nda (BRTK) uydu sorumlusu olarak görev yapan sanığın akrabası A.B. (E) ile müdafaa tarafından Türkiye'den ücret karşılığında getirilen Olgu Trafik Kaza Uzmanlığı Ofisi'nden trafik kazası kusur tespit uzmanları Z.C.M. (E) ve S.K. (E) dinlenmişti.

SAVCI VE AVUKATTAN MAHKEMEYE HİTAP...

Karar öncesindeki son duruşma ise 29 Haziran tarihinde gerçekleştirilmişti. Oturumda ilk olarak sanık avukatı Mustafa Atakara, ardından da savcı Attila Enver Etkin mahkemeye hitap etmişti.

AVUKAT ATAKARA: KAZA ÖNLENEMEZDİ

Söz konusu oturumda "kazanın önlenemez" olduğunu savunan avukat, davada ihtilaflı bazı noktaların bulunduğunu belirterek, "Her iki sürücünün hızlarının ne olduğu", "müvekkilinin Gezici'nin önüne son anda geçip geçmediği" ve "Gezici'nin kazadan bir saniye önce korna çalıp çalmadığının da ihtilaflı hususlar arasında yer aldığını" öne sürmüştü.

"ARABAYI GÖREN İNSAN NEDEN MANEVRA YAPMAZ? TEHLİKEYİ GÖREN UZUN KORNA ÇALAR; BURADA BİR KEZ BASILDI, BEN OLSAM UZUN BASARDIM"

"Motosiklet sürücüsünün kaza öncesinde korna çaldığını videoda duymadığını" savunan avukat, şöyle konuşmuştu:

"Çarpışma anına ait duyulan ses, poliste ses inceleme uzmanı bulunmasına rağmen neden incelenmedi? Gezici, araç sürücüsünü gördüğünde aracın arkasından dolaşabilirdi veya fren yapmalıydı. Arabayı gören insan neden manevra yapmaz? Tehlikeyi gören uzun korna çalar; burada bir kez basıldı, ben olsam uzun basardım. Sanık dönüşe geçtikten sonra motor sürücüsünü görse de görmese de bir şey yapamazdı. Sürücülerin reaksiyon süreleri hesaplanmadı, dosyada göremedim. Bu olay önlenemez bir kazadır."

SAVCI ETKİN: KAZANIN KİMİN ŞERİDİNDE OLDUĞU ÜSTÜNKÖRÜ GEÇİLİYOR

Savcı Etkin ise kazanın Rifat Gezici'nin şeridinde olduğunu anımsatarak, "Dosyam apaçık ortadadır. Ne olursa olsun motosikletçinin sesi sürücü tarafından duyulmalıydı. Kazanın kimin şeridinde olduğu üstünkörü geçiliyor." demişti.

"MAHKEME BİLİMSEL VE KANITLANMIŞ ÇALIŞMALARA, VERİLERE BAKMALIDIR"

Savcı ayrıca mahkemenin bilimsel ve kanıtlanmış çalışmalara, verilere bakması gerektiğini ifade ederek, "Bu kazayı başlatan hareket, korna sesinden de anlaşılacağı üzere yolu etüt etmeyip şerit ihlali yapan sanıktır ve bu olay bu kadar basittir; sonucu basit olmasa da olay net ve basittir." demişti.

Oturumda hem sanık avukatının hem de savcının hitaplarını dinleyen mahkeme heyeti, kararın 30 Temmuz tarihinde açıklanmasına karar vermişti.


NE OLMUŞTU?

Kazanın olduğu gün polisten yapılan açıklamaya göre, Girne'ye bağlı Pınarbaşı'nda, 17 Mayıs 2025 tarihinde saat 18.00'de, 15 Kasım Caddesi üzerinde meydana gelen kazada, İbrahim Tımbıl yönetimindeki RA 728 plakalı salon araçla dikkatsiz şekilde seyrederken, karşıdan gelen araçlara öncelik hakkı vermeden yolun sağındaki bir akrabasına ait ikametgaha dönüş yapmak istediği sırada, karşı istikametten aşırı süratli ve dikkatsiz şekilde gelen Rifat Gezici yönetimindeki ZJ 128 plakalı motosikletle çarpışmıştı. Çarpışmanın etkisiyle RA 728 plakalı araç savrulurken, motosiklet yolun sağ kısmından çıkarak boş bir tarlaya savrulmuştu.

Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gezici ile araç sürücüsü, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılmış; Gezici, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, araç sürücüsü ise tedavisinin ardından aynı gün taburcu edilmişti.

Kaza günü tutuklanan sürücü, 6 gün sonra, 23 Mayıs 2025 tarihinde mahkeme tarafından 50 bin TL nakit teminat ve iki kefilin 500'er bin TL'lik kefalet senedi imzalaması şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

SANIK İLK İTHAM DURUŞMASINDA TUTUKLANMIŞTI

Sanık, 14 Ocak'ta ilk kez Girne Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılmış, 16 Nisan'daki ilk itham duruşmasında ise tutuklanmıştı. Sanığın yargılandığı dava kapsamında toplam 13 itham duruşması yapılmış, bu duruşmalarda savcılık tarafından 13, müdafaa tarafından ise 6 olmak üzere toplam 19 tanık dinlenmişti.

TEMMUZ 2024'TE ÖLÜMLÜ KAZALARDA ÜST SINIR 14 YILA ÇIKARILMIŞTI

Ölümlü trafik kazalarında verilecek hapis cezalarının üst sınırı, Temmuz 2024 tarihinden itibaren 7 yıldan 14 yıla çıkarılmıştı. Yasada yapılan değişiklikle, "Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Yüzünden Ölüme Neden Olma" başlığı altında düzenlenen, ölümle sonuçlanan kazalar dahil trafikte işlenen suçların tamamı için uygulanan 7 yıllık hapis cezası 14 yıla çıkarılmıştı.

Yasa ile brüt asgari ücretin 50 katına kadar uygulanan para cezası da 75 kata yükseltilmişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İLGİLİ HABERLER


Yorum Yap

Tüm Yorumlar

İlginizi Çekebilir