
Filo Jet faciasında ihmal iddiaları: Gemide her şey yarım, tek sağlam biziz
Filo Jet faciasına ilişkin soruşturmada VDR kayıtlarından "Gemi batacak, gemide her şey yarım." ifadeleri çıktı. 8 zanlının avukatı 54 gündür beklenen raporlar nedeniyle tepki gösterirken; müvekkillerinin ihmalkarlığı olmadığını öne sürdü.
Filo Denizcilik'e ait "Filo Jet" katamaranının 30 Ağustos 2026 tarihinde batmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında gemi mürettebatı ve şirket direktörünün de bulunduğu 9 zanlı, tutukluluk sürelerinin uzatılması talebiyle bu sabah 9'uncu kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı.
Şirket direktörü A.Ö. (zanlı 1), geminin birinci kaptanı M.Ö. (zanlı 2), ikinci kaptanı M.N.S. (zanlı 3), birinci makinist Z.Ö. (zanlı 4), ikinci makinist M.G. (zanlı 5) ve gemi mürettebatları S.E. (zanlı 6), Q.Q. (zanlı 7), V.H. (zanlı 8), ve R.İ. (zanlı 9) aleyhinde "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlaması bulunuyor.
Mahkemeye soruşturmayla ilgili bulguları aktaran polis memuru, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu’nu arama çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Kazaya dair inceleme yapılması için KKTC'deki bir üniversitenin öğretim görevlilerinden oluşan bir ekibin görevlendirileceğini ve Türkiye’nin gönderdiği bilirkişi listesinden seçilecek bir ekibin geleceğini aktaran polis, bir gemi mühendisine geminin kopan parçalarının resimleri ve planlarının gösterilerek, ifadesinin alındığını belirtti.
Polis, 9 zanlının 3 gün içinde Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde sırayla kontrolden geçirildiğini ifade ederek, geminin kara kutusu olarak bilinen seyir takip cihazı VDR'de incelemelerin devam ettiğini; bu kapsamda 32 günlük kaydın dinlendiğini ve 34 günlük veri kaldığını söyledi.
KAYITLARDA "GEMİ BATACAK" KONUŞMALARI
Ayrıca kayıtlarda iki mürettebat arasında geçen konuşmalara değinen polis, "geminin su aldığı, şirketin gemiye yatırım yapmadığı" ile ilgili konuşmalarla “Gemi batacak” ifadeleri ve küfürlü konuşmalar geçtiğini aktardı.
Polis, bir şahıs hakkında daha arama emri temin edildiğini söyleyerek; geminin geçirdiği hasarla ilgili soruşturmanın devam ettiğini, zanlılarının serbest kalması halinde soruşturmaya etki etmeleri ihtimali nedeniyle yedi gün daha tutuklu kalmalarını talep etti.
SAVCI: VDR KAYITLARI HANGİ ZANLILAR ALEYHİNDEKİ İTHAMLARIN CİDDİYETİNİ ARTIRIYOR?
Ardından söz alan savcı polise bazı sorular sordu.
Savcı, 32 günlük VDR kayıtlarının incelenmesine işaret ederek, polise ses kayıtlarında yer alan konuşmaların hangi zanlılar aleyhindeki ithamların ciddiyetini artırabileceğini sordu.
Polis, zanlı 1’e ait herhangi bir ses kaydı bulunmadığını; ancak tüm sorumluluğun kendisinde olması nedeniyle kendisi aleyhindeki ithamların da ciddiyet taşıdığını belirtti.
İncelenen ses kayıtlarında şu ana kadar zanlı 2 ile zanlı 5 arasında çeşitli zaman aralıklarında konuşmalar tespit edildiğini ifade eden polis, zanlı 2’nin gemi kaptanı, zanlı 3’ün kaptan yardımcısı, zanlı 4 ve zanlı 5’in ise gemide yetkili çarkçıbaşı (baş makinist) olarak görev yapmaları nedeniyle zanlılar aleyhindeki ithamların ciddiyetinin arttığını söyledi.
Polis, gelecek olan bilirkişi heyetinin VDR’deki arızaları ve uzman raporlarını inceleyeceğini söyledi. Savcı polisin talep ettiği süreye itiraz etmedi.
8 ZANLININ AVUKATINDAN TEPKİ: RAPORLAR HALA BEKLENİYOR, TAHKİKATI NE ZAMAN TAMAMLAYACAKSINIZ?
Savcının ardından söz alan 8 zanlının avukatı, polise "54 gündür beklenen raporlar ve incelemelerin hangi aşamada" olduğunu sordu. Polis, Türkiye’ye gidileceğini, ancak tarihin net olmadığını söyledi.
Avukat buna tepki göstererek, her celsede aynı şeyleri duyduklarını dile getirdi ve şu şekilde konuştu:
"Türkiye’den heyet gelecek, ancak siz ne zaman Türkiye’ye gideceksiniz? Siz bu tahkikatı ne zaman tamamlayacaksınız? Üç ay içerisinde tamamlayabilecek misiniz?”
Polis bunun üzerine; soruşturmayı "3 aylık sürede bitirmeyi hedeflediklerini" ifade etti.
Avukatın; geminin evrakları ve klas belgesiyle ilgili Türkiye’den "54 günde hala bilgi edinemediklerini" söylemesi üzerine polis, “Evet öyle görünüyor” şeklinde cevap verdi.
VDR'DE 2'NCİ MAKİNİSTİN "GEMİDE HER ŞEY YARIM, TEK SAĞLAM BİZİZ" İFADELERİ
Polis, VDR’de ikinci makinistin "Gemi batacak, gemide tek sağlam biziz, her şey yarım." sözlerinin tespit edildiği bilgisini aktararak, kayıtlara göre başka bir seferi sırasında; "geminin su aldığı ve yolcuların korkarak kaptan köşküne giderek, geri dönülmesi konusunda uyarıda bulundukları, ancak kaptanın geri dönmediğinin" de belirlendiğini aktardı.
POLİS: KAYITTA DÜMEN ARIZASI KONUŞULUYOR... AVUKAT: DÜMEN ARIZASI YOK
Avukatın, şirketin "geminin dümen arızası ile ilgili onarımı yapıp yapmadığı" sorusuna polis; cihazda dümen arızasının olduğunun konuşulduğunu aktarırken; avukat, geminin kaza yapmasına ve rotadan çıkmasına yol açacak "dümen arızası olmadığını" iddia etti.
Polis bununla ilgili "geminin başka bir sefer sırasında ilerlerken bir başka gemiye 200 metre yakından geçtiğini ve geminin son anda toparladığına" dair VDR kaydı tespit ettiklerini, bunu geçen duruşmada da ifade ettiğini kaydetti.
Avukatın “Dümen arızası var diyelim; peki bu durum şirkete bildirildi mi?” sorusunu polis; kayıtlarda "şirkete bildirildiğine dair bir konuşma tespit edildiği" şeklinde yanıtlayarak; zanlı 1’in ifadesinde ise dümen arızasından bilgisi olmadığını ve bununla DPA ilgileniyor şeklinde bilgi verdiğini belirtti.
Gemicilikte DPA (Designated Person Ashore / Karada Görevli Kişi veya Karada Atanmış Kişi), gemi işletmecisi olan şirkette ISM Kodu (Uluslararası Emniyetli Yönetim Kodu) kapsamında gemiler ile şirket yönetimi arasında doğrudan bağlantı kuran yetkili kişidir.
AVUKAT: KAPTAN ÇOK TİTİZ, HASAR OLSAYDI BUNU ŞİRKETE SÖYLERDİ
Avukat “Kaptan işinde çok titiz, bunu herkes de söylüyor, hasar olsaydı şirkete söyleyecekti.” dedi. Polis ise; "Gemi yolcu kısmından zaten su alıyordu, büyük ihmal var. Kaptan zaten ifadesinde dümen arızasını DPA’ya bildirdiğini söyledi." diye konuştu.
Polise; gelecek celse için "mevcut gemilerin kaza noktasına kaç dakikada vardığına ilişkin araştırma yapılmasını" istediğini söyleyen avukat, "VDR kaydı açık olsaydı 'Mayday' çağrısı duyulacaktı. Buradaki zanlılar ihmalkarlığa sebep olmamıştır.” iddiasında bulundu.
KAPTAN YARDIMCISININ AVUKATI: KAPTAN YÜZÜNDEN TANIK DEĞİL, ZANLI OLDU
Zanlı 3’ün avukatı ise mahkemede, polise yönelik “sadece zanlıların aleyhindeki bulguları aktardığı, lehlerine olanların araştırılmadığı” ithamında bulundu.
Avukat, zanlı 2’nin kendi kusurundan dolayı burada olduğunu, "çorabının dahi ıslanmadığını" öne sürerek, zanlı 2 nedeniyle zanlı 3’ün mahkemede tanık yerine zanlı konumunda bulunduğunu iddia etti.
Zanlı 3 hakkında doktor kontrolü talep edilmesinin ardından, diğer zanlıların avukatı da zanlı 5, 7, ve 9’un da doktor kontrolünden geçirilmesini istedi.
Yargıç, polisin aktardıklarını tekrar ederek, aranan toplam 6 kişi olduğunu söyledi, doktor kontrolü talepleri ile polisin talep ettiği 7 gün ek tutukluluğu onayladı.
NE OLMUŞTU?
Girne Turizm Limanı ile Mersin’deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Denizcilik'e ait "Filo Jet" katamaranı, 30 Ağustos'ta öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış ve batmıştı.
Gemide bulunan 8'i mürettebat olmak üzere toplam 267 kişiden 239'una sağ olarak ulaşılmıştı. Kazanın yaşandığı gün Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun Özbiler, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Törer ve Nurcan Hilaloğlu hayatını kaybetmiş, 28 kişi için ise arama çalışmaları başlatılmıştı.
Kaza günü "tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanan 9 zanlının tutukluluk süreleri, 31 Ağustos'ta 3 gün, 3 Eylül'de 8 gün, 11 Eylül'de 7 gün, 18 Eylül'de 7 gün, 25 Eylül'de 7 gün, 2 Ekim'de 7 gün, 9 Ekim'de 7 gün ve 16 Ekim'de de 7 gün daha uzatılmıştı.
Havadan, karadan ve denizden yürütülen çalışmalar kapsamında, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Işın 1 Eylül'de, TCG Alemdar ise 2 Eylül'de arama çalışmalarına başlamıştı. Çalışmalar kapsamında İsmail Kurt, Elmas Demir, Şerife Özdemir, Nazmiye Özbolat, Elife Bayır, Mustafa Kemal Yaralı ve Mehmet Bayhan'ın naaşlarına ulaşılmıştı.
Başbakan Ünal Üstel, 25 Eylül'de yaptığı açıklamada, batıkta kayıp kişilerden herhangi birine rastlanılmadığını belirterek çalışmaların havada, denizde ve karada devam edeceğini açıklamıştı.
Gemi enkazı çevresinde yapılan aramalarda ise Mehmet Asaf Biçer, Nihat Pancar, Ferdi Törer, Özgür Gönül, Mahmut Demir, Orhan Bekret, Mehmet Nuri Ayran, Saliha Miray Biçer, Süleyman Erdoğan, Julia Özcan ve Ayhan Özcan'ın naaşlarına ulaşılmış ve naaşlar ailelerine teslim edilmişti.
Kayıp yolcuların bulunması amacıyla 14 Eylül'den itibaren arama çalışmalarında görev alan Derinsu firmasına ait Optimus Prime gemisi de 10 Ekim Cumartesi günü çalışmalarını sonlandırmıştı. Derinsu Su Altı Mühendislik firmasına ait Optimus Prime gemisini aynı gün ziyaret eden Başbakan Ünal Üstel, naaşına ulaşılamayan 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'nun bulunması amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmaların devam edeceğini belirtmişti.
Üstel ve Türkiye Cumhuriyeti (TC) Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, aynı gün Girne Turizm Limanı'na gitmişti. Üstel, Asel'in babası Salim Hilaloğlu'na Optimus Prime gemisinin çalışmalarının sona erdiğini ve arama çalışmalarının Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından sürdürüleceğini açıklamıştı.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar