
Eroğlu'nun kızı UBP'nin adını dahi anmadan açıklama yaptı
3'üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun kızı Gencay Eroğlu, UBP'deki aday belirleme seçiminde yaşananlara ilişkin açıklama yaptı.
3'üncü Cumhurbaşkanı ve Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) Onursal Başkanı Dr. Derviş Eroğlu'nun kızı Gencay Eroğlu, UBP'nin 6 Aralık'ta yapılacak genel seçimler öncesinde gerçekleştirdiği milletvekili aday belirleme ve sıralama seçiminde yaşanan tartışmaların ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Paylaşımında partinin adını dahi anmayan Gencay Eroğlu, partiye üye olmadığını ve dünkü aday belirleme seçimine yalnızca aday olan ablası Resmiye Eroğlu Canaltay'a destek vermek amacıyla katıldığını söyledi.
Gencay Eroğlu'nun açıklaması şöyle:
"DÜNDEN BUGÜNE…
Dün, üyesi olmadığım bir partinin aday belirleme seçimine, yalnızca aday olan ablama destek olmak, onun yanında durmak için gittim.
Aslında benim bu partiyle tanışıklığım çok eskilere dayanır…
Partinin ilk kurulduğu yıllarda, Mağusa'da ilkokula giden küçük bir çocuktum. Babam siyasete atılmıştı. Bir gün elimizde bir deste üyelik formu, arkadaşımla bisikletlerimize binip Mağusa Suriçi'nin sokaklarını dolaşmıştık.
Kapıları çalıp, 'Babam gönderdi, sizi partiye üye yapmaya geldik' diyen o küçük çocuk bendim.
Sonraki yıllarımız ise anne ve babamızın memleket sevgisine, inandıkları değerler uğruna verdikleri mücadeleye ve yaptıkları fedakarlıklara tanıklık ederek geçti.
Babamızın aday olduğu seçimlerde yanında yürüyerek, sokak sokak broşür dağıtarak, o heyecanı ve mücadeleyi yaşayarak büyüdük.
Bizim için siyaset hiçbir zaman yalnızca bir makam, bir koltuk ya da kişisel çıkar meselesi olmadı. Evimizde siyaset, her şeyden önce bir memleket sevdasıydı.
Yıllar geçti…
Eroğlu döneminin partisinin artık geride kaldığının farkındaydım. Hatta dün eski delegelerle karşılaştığımda birbirimize eskilerden kim kaldı diyerek sarıldık hepsi de bu duygu ve düşüncedeydiler.
Bu nedenle uzun yıllardır parti siyasetinin içinde olmadım olmaya da niyetim yok.
Dün de orada bulunmamın tek nedeni ablama olan sevgim ve desteğimdi.
Ancak dün, geçmişten bugüne ne kadar çok şeyin değiştiğini bir kez daha gördüm.
Bir zamanlar insanların inançları, emekleri ve fedakarlıklarıyla büyüttüğü siyasi yapıların, bugün nasıl kişisel hesapların ve hırsların gölgesinde kalabildiğine tanıklık ettim.
Ve dün bir kez daha anladım ki bir partinin tabelasını taşımakla, o partinin ruhunu ve değerlerini yaşatmak aynı şey değilmiş.
Kimin seçildiğinden çok, kararların nasıl şekillendiği ve iradenin ne kadar özgür bırakıldığı önemlidir.
Çünkü bazen sandıklar kurulur, oylar kullanılır ama asıl hikâye sandığa gelmeden çok önce yazılmıştır.
Dün sadece bir aday belirleme seçimi izlemedim. Bir zamanlar uğruna büyük fedakârlıklar yapılan bir siyasi anlayışın nereden nereye geldiğini de gördüm.
Ve insan ister istemez soruyor:
Bunca yıllık emeğin, mücadelenin ve inancın geldiği nokta gerçekten bu mu olmalıydı?"






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar