
Ektam'da yeni kriz: Toplu iş sözleşmesi kağıt üzerinde bırakıldı
Güncelleme:
Dev-İş, "Ektam Kıbrıs Ltd. ile Mart ayında imzalanan toplu iş sözleşmesinin işveren tarafından uygulanmadığını, çalışanların hayat pahalılığı farkı başta olmak üzere kazanılmış haklarının ihlal edildiğini" savundu.
Dev-İş
Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş), Ektam Kıbrıs Ltd.'de 39 çalışanın 6 Şubat 2026 tarihinde toplu olarak işten durdurulmasının ardından başlayan grev sürecinin sonunda 12 Mart 2026'da imzalanan toplu iş sözleşmesine rağmen iş yerinde çalışma barışının sağlanamadığını açıkladı.
39 Ektam Kıbrıs Ltd. çalışanı, 6 Şubat 2026 tarihinde toplu olarak işten durdurulmuştu. Bunun üzerine çalışanlar, Köprülü'deki üretim tesisi önünde grev başlatmış ve grev 34 gün sürmüştü. Grevin 34'üncü gününün sonunda, 12 Mart 2026 tarihinde Ektam Kıbrıs Ltd. ile Emek-İş Sendikası temsilcileri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri arasında gerçekleştirilen toplantıda uzlaşı sağlanmış, 34 gündür devam eden grev sona ermiş ve taraflar arasında toplu iş sözleşmesi imzalanmıştı.
Federasyondan yapılan açıklamada, büyük bedeller ödenerek kazanılan hakların işveren tarafından "pervasızca yok sayıldığı" ve imzalanan toplu iş sözleşmesinin adeta "kağıt üzerinde bırakıldığı" ileri sürüldü.
Açıklamada, toplu iş sözleşmesinin en temel hükümlerinden biri olan hayat pahalılığı artışının çalışanlara eksiksiz yansıtılması yükümlülüğünün açıkça ihlal edildiği savunularak, "Asgari ücretle çalışan işçiler, Ocak 2026 dönemine ait yüzde 3,27 oranındaki hayat pahalılığı farkını hâlâ alamamıştır. İşçinin cebinden çalınan her kuruş, emeğin ve hukukun açıkça gasp edilmesidir." ifadeleri kullanıldı.
"BAKANLIĞIN SESSİZLİĞİ İŞVERENE CESARET VERİYOR"
Dev-İş, federasyona bağlı Emek-İş Sendikası'nın aylardır hem Ektam Kıbrıs Ltd.'yi hem de Mayıs 2026'dan itibaren fabrikanın üretimini kira sözleşmesi kapsamında sürdüren Sarex Trading Ltd.'yi defalarca uyardığını, yazılı başvurular yaptığını ve resmi ihbarlarını Sendikalar Mukayyitliği ile Çalışma Dairesi'ne ilettiğini belirtti.
Açıklamada, tüm bu başvurulara rağmen işverenlere yönelik herhangi bir ciddi yaptırım uygulanmadığı öne sürülerek, şu ifadelere yer verildi:
"Daha da vahim olan ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sergilediği tutumdur. Bakanlık, toplu iş sözleşmesini ayaklar altına alan işverenlere karşı sessizliğini korurken, sendikamızın yasal ve meşru mücadele araçlarını hedef almayı tercih etmiştir. Hukuku uygulaması gereken makamın hukuksuzluk karşısında susması, işverene cesaret, işçiye ise güvensizlik vermektedir."
"İŞÇİLER İŞTEN ÇIKARILMA KORKUSUYLA ÇALIŞTIRILIYOR"
Dev-İş, Sarex Trading Ltd.'nin tehdit ve baskıyı çalışma düzeninin bir parçası haline getirdiğini de ileri sürdü. Açıklamada, "İşçiler aylardır işten çıkarılma korkusuyla çalıştırılmakta, sendikal haklarını kullanmaları engellenmeye çalışılmaktadır. Bu baskılar bugün başlamamış, toplu iş sözleşmesinin imzalandığı günden itibaren sistematik olarak sürdürülmüştür." denildi.
Sendika ayrıca, Sarex Trading Ltd.'nin çalışanları kendi bünyesine geçirerek Ektam Kıbrıs Ltd. ile imzalanan toplu iş sözleşmesini tanımadığını iddia ettiğini ve bu yolla işçilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmaya çalıştığını savundu.
Açıklamada, "Hiç kimse şirket isimleri değiştirerek, hukuki kılıflar yaratarak imzalanmış bir toplu iş sözleşmesinden kaçabileceğini sanmasın. Bu hukuksuz girişimlere ilişkin tüm resmi başvurular yapılmış, konu yargıya taşınmış ve hukuki süreç başlatılmıştır." ifadelerine yer verildi.
"ÇALIŞMA BARIŞI SAĞLANAMADI"
Gelinen noktada işçilerin hem geçmişe dönük alacaklarından hem de güncel hayat pahalılığı farklarından mahrum bırakıldığı belirtilen açıklamada, anayasal güvence altında bulunan grev ve eylem hakkını kullanmak isteyen emekçilerin işten çıkarılmakla tehdit edildiği de öne sürüldü.
Açıklamada, "Toplu iş sözleşmesinin imzalandığı günden bu yana iş yerinde gerçek anlamda bir çalışma barışı sağlanamamıştır. Çünkü işveren verdiği imzaya sahip çıkmamış, devlet ise hukukun gereğini yerine getirmemiştir. İşverenin hukuksuzluğuna göz yumanlar, yaşanan her hak gaspının da sorumluluğunu taşımaktadır." denildi.
"İŞVERENİN HUKUKSUZLUĞUNU GÖRMEZDEN GELEN HER GÜN, BAKANLIK DA BU HAK GASPLARININ SORUMLULUĞUNU TAŞIMAKTADIR"
Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi:
"Dev-İş olarak açıkça uyarıyoruz; işçilerin alın terini gasp edenlere de, bu hukuksuzluğa sessiz kalarak ortak olanlara da boyun eğmeyeceğiz.
Ektam Kıbrıs Limited ve Sarex Trading Limited, imzaladıkları Toplu İş Sözleşmesi'nin gereklerini eksiksiz yerine getirmek, gasp edilen tüm hakları derhal ödemek ve işçiler üzerindeki baskı politikalarına son vermek zorundadır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı ise görevini yapmaya davet etmiyoruz; görevini derhal yerine getirmesini talep ediyoruz. Yasaları uygulamak bir tercih değil, yasal bir yükümlülüktür. İşverenin hukuksuzluğunu görmezden gelen her gün, bakanlık da bu hak gasplarının sorumluluğunu taşımaktadır.
Emek-İş Sendikası ve örgütlü üyelerimiz, gasp edilen haklar eksiksiz ödeninceye, Toplu İş Sözleşmesi bütünüyle uygulanıncaya ve işçiler üzerindeki baskılar sona erinceye kadar 10 Temmuz 2026'da başlatmış olduğu mücadeleyi büyüterek sürdürecektir. İş yavaşlatma, ek mesaiye kalmama, grev ve yasaların tanıdığı tüm demokratik ve sendikal haklar kararlılıkla kullanılacaktır.
Bu mücadele yalnızca Ektam işçilerinin mücadelesi değildir. Bu mücadele, emeğin onurunu, hukukun üstünlüğünü ve örgütlenme özgürlüğünü savunma mücadelesidir.
İşçinin alın teri pazarlık konusu değildir. Gasp edilen her hak er ya da geç söke söke alınacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar