
Çeler: Demokrasi parti kapısında bitmez
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, UBP'nin milletvekili aday belirleme kurultayında yaşananları değerlendirdi; parti içi demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve halkın iradesine saygının siyasi yaşamın vazgeçilmez ilkeleri olduğunu vurguladı.
TDP
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) milletvekili aday belirleme kurultayında yaşanan tartışmalara ilişkin açıklamada bulunarak; parti içi demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve halkın iradesine saygının siyasi yaşamın vazgeçilmez ilkeleri olduğunu belirtti.
TDP Basın Bürosu'ndan verilen bilgiye göre Çeler, UBP’nin aday belirleme kurultayında yaşananları üzüntü ve endişeyle takip ettiklerini ifade ederek, ortaya çıkan tablonun yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görülemeyeceğini kaydetti.
Yıllardır ülkeyi yöneten bir anlayışın, kendi üyelerinin iradesine ilişkin ciddi tartışmalarla karşı karşıya kalmasının düşündürücü olduğunu belirten Çeler, benzer tartışmaların ilk kez yaşanmadığına dikkat çekti.
Faiz Sucuoğlu döneminde yaşanan kurultay krizleri, müdahale iddiaları ve siyasi irade üzerindeki tartışmaların hâlâ hafızalarda olduğunu kaydeden Çeler, bugün yeniden ortaya çıkan soru işaretlerinin geçmişte yaşananlardan yeterince ders çıkarılıp çıkarılmadığını sorgulattığını ifade etti.
Meselenin yalnızca UBP ile sınırlı olmadığını vurgulayan Çeler, hangi siyasi parti olursa olsun, üyelerinin iradesini görmezden gelen ve demokratik süreçleri kişisel hesaplara teslim eden anlayışların sorgulanması gerektiğini belirtti.
“DEMOKRASİ SANDIKTA BAŞLAR, İRADEYE SAYGIYLA GÜÇLENİR”
Demokrasinin yalnızca sandığın kurulmasından ibaret olmadığını ifade eden Çeler, sandıktan çıkan iradeye saygı duyulması, seçim süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, itirazların tarafsız biçimde değerlendirilmesi ve yöneticilerin hesap verebilmesinin gerçek demokrasinin ayrılmaz parçaları olduğunu kaydetti.
Parti içi demokrasinin yalnızca siyasi bir tercih değil, hukuk devletinin de gereği olduğunu belirten Çeler, Anayasa’nın 71’inci maddesinin siyasi partilerin çalışmalarının ve kararlarının demokratik ilkelere aykırı olamayacağını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Bu nedenle parti içindeki demokratik işleyişin yalnızca yöneticilerin takdirine bırakılamayacak kadar önemli olduğunu vurguladı.
Kendi içinde demokratik iradeye saygıyı güvence altına alamayan bir siyasi anlayışın, ülke yönetiminde demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne nasıl sahip çıkacağının haklı olarak sorgulanacağını belirten Çeler, siyasi partilerin kendilerine gönül veren insanların emeğiyle ayakta durduğunu kaydetti.
Partileri için kapı kapı dolaşan, gecesini gündüzüne katan ve inandıkları değerler uğruna mücadele eden insanların emeğinin son derece kıymetli olduğunu ifade eden Çeler, siyasi görüşü ne olursa olsun hiç kimsenin verdiği emeğin ve duyduğu güvenin bu tür tartışmaların gölgesinde kalmasını hak etmediğini belirtti.
Eleştirilerinin muhatabının herhangi bir partinin üyeleri veya seçmenleri değil, demokratik süreçleri korumakla sorumlu yönetim anlayışları olduğunu vurgulayan Çeler, siyasi görüşler, sorunlara yaklaşımlar ve çözüm yöntemleri farklı olsa da ülkeyi sevmenin, adalete inanmanın ve haksızlık karşısında ortak bir vicdan taşımanın parti sınırlarını aşan değerler olduğunu ifade etti.
“HALKIN İRADESİ HER TÜRLÜ SİYASİ HESABIN ÜZERİNDEDİR”
Demokrasi anlayışlarında çoğulculuk, katılımcılık ve özgür iradenin esas olduğunu belirten Çeler, siyasi partilerin bu ilkeleri kendi içlerinde yaşatması, farklı görüşlere saygı göstermesi ve üyelerinin iradesini koruması gerektiğini kaydetti.
Hiç kimsenin hukukun üzerinde olmadığı, siyasi gücün ayrıcalık sağlamadığı ve adaletin kişiye veya partiye göre değişmediği bir yönetim anlayışının herkesin ortak ihtiyacı olması gerektiğini vurguladı.
“TEMİZ SİYASET İÇİN SÖZ DEĞİL, SOMUT ADIM ATTIK”
Uzun zamandır “İyi Gelecek” ve “Temiz Siyaset” söylemlerini dile getirdiklerini belirten Çeler, bunların yalnızca sözde kalmaması gerektiğini savundu.
Çeler, 50 milletvekili adaylarıyla birlikte kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde yazılı taahhütte bulunarak hesap verebilirlik konusunda somut bir adım attıklarını ifade etti. Aynı ilkelerin başka siyasi partiler tarafından da sahiplenilmesini memnuniyetle karşılayacaklarını belirten Çeler, temiz siyaset, adalet ve hukukun üstünlüğünün herhangi bir partinin tekelinde olmadığını kaydetti.
Siyasette makamların geçici, insanların emeği ve güveninin ise kalıcı olduğunu vurgulayan Çeler, siyasi partilerin yöneticilerin kişisel mülkü değil, üyelerinin ortak iradesiyle var olan demokratik kurumlar olduğunu ifade etti.
Demokrasiyi yalnızca savunmanın yeterli olmadığını, öncelikle kendi içlerinde yaşatılması gerektiğini belirten Çeler, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
"Çünkü demokrasi parti kapısında bitmez; adalet, dürüstlük ve hukukun üstünlüğü de siyasi tercihlere göre değişmez. Bu ülkenin geleceği, kişilerin değil ilkelerin, makamların değil halkın iradesinin güçlü olduğu bir demokrasiye bağlıdır.”






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar