
Basın özgürlüğü için kritik başvuru: "23B" Anayasa Mahkemesi'nde
Güncelleme:
Basın-Sen, zanlı ve sanıkların isim ve fotoğraflarının yayımlanmasına cezai yaptırım getiren 23B maddesinin basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
MYK
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın "23B" maddesinin basın ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Basın-Sen’in başvurusu öncesinde Anayasa Mahkemesi önünde açıklama yapıldı.
Basın-Sen, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'nın 23B maddesinin basın ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
— MYKibris.com (@MYKibris) August 5, 2026
Başvuru öncesinde Anayasa Mahkemesi önünde ilk konuşmayı Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir yaptı.#MYKHaber #KKTC #ifadeözgürlüğü pic.twitter.com/uqWUSxE9QE
Açıklamaya, Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) Başkanı Ayşemden Akın, Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Merkez Komite Üyesi Osman Zorba, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Ahmet Karaoğulları, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) Başkanı Semih Kolozali, avukatlar Öncel Polili ve Cansu Nazlı katıldı.
Açıklamaların ardından dava dilekçesi Anayasa Mahkemesi’ne teslim edildi.

23B MADDESİ NE ÖNGÖRÜYOR?
Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’na eklenen 23B maddesi, mahkemeye çıkarılan zanlı ve sanıkların isim ve fotoğraflarının yayımlanmasına ilişkin cezai düzenleme getiriyor.
Basın-Sen, düzenlemenin özellikle gazetecilerin kamuoyunu ilgilendiren adli olayları haberleştirmesini engelleyebileceğini ve hapis cezası tehdidi nedeniyle otosansüre yol açabileceğini vurguluyor.
Sendikaya göre madde, haberin kamu yararı taşıyıp taşımadığı veya kişinin kamuya mal olmuş biri olup olmadığı konusunda yeterli ayrım yapmadan gazetecilik faaliyetini cezai yaptırım riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
KİŞMİR: DURUŞUMUZU HİÇ BOZMADIK
Mahkeme önünde açıklama yapan Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, uzun süredir basın ve ifade özgürlüğü konusunda mücadele verdiklerini belirterek, 23B maddesinin 25 Mayıs'ta Meclis’ten geçmesinin ardından düzenlemeyi yargıya taşıyacaklarını açıkladıklarını hatırlattı.

Kişmir, “Biz duruşumuzu hiç bozmadık ve yasa maddesi Meclis’ten geçti. Ardından bunu yargıya taşıyacağımızı söyledik. Bu söylemimizin arkasındayız ve bugün buradayız.” dedi.
Basın camiasında yalnızca gazetecilerin değil, kamera arkasında çalışan binlerce emekçinin de bulunduğuna işaret eden Kişmir, yüksek para cezalarının bu kişiler açısından ciddi mağduriyet yaratabileceğini söyledi.
Kişmir, “Biz bu maddenin geri çekilmesini ve unutulma hakkı için bir yasa hazırlanmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerin de halen Meclis komitesinde bulunduğunu belirten Kişmir, sosyal medya paylaşımları nedeniyle insanların hapis ve para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini vurguladı.
AKIN: 23B OTOSANSÜRE YOL AÇAN BİR GARABET
KTGB Başkanı Ayşemden Akın ise özel hayatın ve kişisel değerlerin korunmasının önemine dikkat çekerken, 23B maddesinin “otosansüre yol açan garabet bir madde” olduğunu belirtti.

Akın, basın özgürlüğünün yanında olduklarını belirterek, düzenlemenin gazeteciler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi.
NAZLI: MASUMİYET KARİNESİNİ KORUMUYOR
Basın-Sen adına başvuruyu yapan avukat Cansu Nazlı da 23B maddesinin masumiyet karinesini korumadığını, aksine bu karinenin ortadan kalkmasına neden olabileceğini kaydetti.

Nazlı, kamuya mal olmuş bir gazetecinin masumiyet karinesini gözeterek yaptığı bir haberin dahi düzenleme kapsamında suç sayılabilecek durumlar yaratabileceğini belirtti.
Avukat Öncel Polili ise internette yüzlerce zanlı ve sanık hakkındaki haberin bulunduğunu belirterek, “unutulma hakkı” konusunda yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar