
21 zeytin çeşidi mercek altında: Öne çıkan türler tanıtıldı
Türkmenköy'deki Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde 2014 yılında kurulan adaptasyon parselinde, 21 zeytin çeşidi üzerinde yürütülen çalışmaların sonuçları tanıtıldı.
Tarımsal Araştırma Enstitüsü (TAE) Türkmenköy İstasyonu'nda, 21 zeytin çeşidinin yer aldığı adaptasyon parselinde öne çıkan türler tanıtıldı. Uzun yıllardır sürdürülen çalışmalar kapsamında, adanın iklim ve üretim koşullarına uyum sağlayan çeşitler değerlendirilirken, üreticilere verim ve kalite açısından önemli bilgiler aktarıldı.
TAE Müdürü Cem Karaca, tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada, adaptasyon çalışmalarının uzun soluklu bir süreç olduğunu belirterek, 2010 yılında başlayan çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını söyledi.
Yeni zeytin çeşitlerinin adaya uyumunun devlet tarafından araştırılmasının önemine dikkat çeken Karaca, üreticilerin kendi bahçelerini oluştururken TAE'nin deneme çalışmalarından elde ettiği sonuçlardan yararlandığını ifade etti.

YANLIŞ ÇEŞİT SEÇİMİ ÜRETİCİYE AĞIR KAYIPLAR YAŞATABİLİR
TAE Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Karanfil ise zeytincilik alanındaki çalışmaların 2010 yılında yerli zeytinin genotipinin belirlenmesiyle başladığını anlattı. Adada yaygın olarak yetiştirilen yerel zeytin tipinin 2024 yılında “Ada Yerlisi” adıyla tescil edildiğini belirten Karanfil, bunu çalışmaların en değerli sonuçlarından biri olarak nitelendirdi.
Türkiye'den seçilen zeytin çeşitleriyle 2014 yılında deneme parselinin oluşturulduğunu kaydeden Karanfil, zeytincilikte sonuç almanın yıllar sürdüğünü, yanlış çeşit tercihinin ise üreticiler açısından ciddi ekonomik kayıplara yol açabileceğini söyledi.
TAE'nin kuruluş amaçlarından birinin de üreticilerin bu tür mağduriyetler yaşamasını önlemek olduğunu belirten Karanfil, geç verime yatan çeşitlerin düşük verimli olduğu yönündeki algının da doğru olmadığının denemelerde görüldüğünü ifade etti.

Ada Yerlisi çeşidinin ilk yıllarda diğer türlerin gerisinde kaldığını ancak bunun yüksek gençlik kısırlığından kaynaklandığını belirten Karanfil, son yılda ise diğer çeşitlere kıyasla iyi bir gelişim gösterdiğini kaydetti.
Deneme çalışmalarında adanın iklim koşullarını yansıtabilmek amacıyla sulamanın kısıtlı tutulduğunu aktaran Karanfil, bazı parsellere haftada bir, bazılarına ise üç haftada bir su verildiğini söyledi.
Mukayese amacıyla ekilen Ada Yerlisi dışında 20 farklı çeşidin bulunduğu parselde, 2026 yılında ağaçların yüzde 90-95'inden verim alınmaya başlandığını belirten Karanfil, bu nedenle deneme alanını halkın ziyaretine açma kararı aldıklarını açıkladı.
KIBRIS ZEYTİNYAĞI POLİFENOL AÇISINDAN AVANTAJLI
Zeytincilik alanında yapılan araştırmaların yanı sıra yasal düzenlemelerin de hayata geçirildiğini belirten Karanfil, zeytinyağında tağşiş ve yağ asidi ölçümlerinin yapılabildiği bir laboratuvar kurulduğunu söyledi.
Ancak zeytinyağı kalitesinin önemli göstergelerinden biri olan polifenol değerinin ölçülmesi için henüz gerekli imkânlara sahip olmadıklarını ifade eden Karanfil, Kıbrıs'ın kurak ikliminin zeytin ağaçlarında strese neden olduğunu, bunun da meyvedeki polifenol oranını artırdığını belirtti.
Bu özelliğin ülke zeytinyağını farklı ve değerli kıldığını kaydeden Karanfil, kaliteli yağ elde edilmesinde hasat zamanı ve sıkım koşullarının da büyük önem taşıdığını vurguladı.

KALİTELİ YAĞ İÇİN HASAT ZAMANI BELİRLEYİCİ
Kaliteli zeytinyağı üretimi için hasadın zeytinler henüz yeşilken yapılması ve sıkım işleminin uygun sıcaklıkta gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Karanfil, ülkede yaygın olarak uygulanan sıkım yöntemlerinde hatalar bulunduğunu söyledi.
Ülkede ezilen zeytinlerin genellikle 25-30 dakika bekletildiğini aktaran Karanfil, Yunanistan'da ziyaret ettiği bir zeytinyağı değirmeninde siyah zeytinlerin sıkıma kabul edilmediğini, ezilen zeytin hamurunun ise 22 derecede ve 1 saat 45 dakika bekletildikten sonra sıkıldığını anlattı.
Zeytinin olgunluk seviyesine göre elde edilen yağın özelliklerinin değiştiğini belirten Karanfil, yeşil zeytinden daha az miktarda yağ elde edilmesine rağmen polifenol değerinin yüksek olduğunu ve bunun en kıymetli zeytinyağı türü olduğunu ifade etti.
Üzerinde siyah benekler oluşan ancak içi henüz yeşil olan zeytinlerden hem yüksek miktarda yağ hem de yüksek polifenol elde edilebildiğini kaydeden Karanfil, içi tamamen siyahlaşan zeytinlerden üretilen yağın ise polifenol oranı ve genel kalite bakımından daha düşük olduğunu söyledi.
Karanfil, zeytin hasadının en geç meyvede siyah benekler görülmeye başladığında yapılması gerektiğini vurguladı.
ÖNE ÇIKAN ÇEŞİTLER İÇİN İTHALAT TALEBİ
Çalışmaların henüz tamamlanmadığını ve sonuçlara ilişkin bilimsel rapor hazırlanacağını belirten Karanfil, adaptasyon parselinde özellikleriyle öne çıkan çeşitlerin fidanlarının ithalatına izin verilmesi için ilgili Bakanlığa talepte bulunduklarını açıkladı.
TAE'nin zeytin alanındaki çalışmalarını Türkiye Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği Ofisi'nin desteğiyle yürüttüğü belirtildi.
Adaptasyon parselinde öne çıkan çeşitler ve özellikleri şöyle sıralandı:
- Eşek Zeytini: İri meyveli, sofralık kullanım için uygun.
- Sarı Ulak: Hem sofralık hem yağlık.
- Gemlik: Denemelerde yer alan çeşitlerden biri.
- Butko: Erken verime yatıyor, sofralık ve yağlık olarak kullanılabiliyor ancak zeytin ağacı sarı kurduna hassas.
- Sinop 4-14: Yüksek verimli.
- Domat: Sofralık kullanım için uygun.
- Girit: Yağlık, geççi ve kuraklığa dayanıklı.
- Uslu: Yüksek verimli ve her yıl ürün veriyor.
- Çilli: Hem yağlık hem sofralık, yüksek verimli ve düzenli ürün veriyor.
- Memecik: Yerli zeytinin özelliklerini taşıyor, verim yılında yüksek ürün veriyor.
- Eğri Burun: Yüksek verimli ve yağlık kullanım için uygun.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar