
Ramazan özel: Ramazan ümmetin ayı
17 Şubat 2026
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.
Muzaffer Marangozoğlu
Yüce Allah, gökleri ve yeri yarattığı andan itibaren seneyi on iki ay olarak takdir etmiş, içlerinde dört ayı savaş yapılması yasak olan haram aylar olarak ilan etmiş ve son ilahi kitap olan Kur’an-ı Kerim’in inişi için ay olarak Ramazan’ı, gece olarak kadir gecesini, peygamber olarak Hz. Muhammed (s.a.v.)’i, melek olarak Cebrail (a.s.)’ı, mekân olarak Mekke ve Medine’yi, ümmet olarak da Ümmet-i Muhammed’i seçmiş ve insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet kılmıştır. Dolayısıyla Kuran’ın yüce şanından dolayı kıyamete dek en hayırlı zaman, en hayırlı mekân ve en hayırlı ümmet belirlenmiş oldu.
Ramazan’ın içinde nazil olduğu Kur’an, bize bireysel anlamda Allah’a kul, toplumsal anlamda Hz. Muhammed (s.a.v.)’e ümmet olmayı emreder. Nasıl ümmet olacağımızı ise Ramazan ayı, uygulamalı olarak bize öğretir. Ramazan’da ümmet olarak gözlemleyebildiğimiz en bariz özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
İlk önce ramazan ayının her günü ailemiz ve çevremizdeki Müslüman kardeşlerimizle birlikte aynı saatte teravih namazları için saf tutar, sahura kalkar, orucumuzu tutar ve iftarımızı açarız.
Zekât, fitre, fidye ve sadakalarımızla çevremizdeki akraba, komşu, dost, fakir ve muhtaçları gözetir, onların gönüllerine girmeye çalışır, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlandırmış oluruz.
Ramazan’da imkanlar dahilinde iftar vermenin çok büyük bir sevap olduğunu bilir ve bu hususta kaim olan bir yarışa dahil oluruz.
Ramazan’da orucun nefsimizin ve şeytanların şerrinde korunmak için bir kalkan olduğunu bilir, sadece midemize tutturmakla kalmaz, bütün organlarımızı kötü, çirkin ve zararlı söz ve davranışlardan koruyarak orucumuza ortak ederiz.
Ramazan’da tartışma ve kavga ortamlarından tamamen uzaklaşır, bu konuda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in tavsiyesine bağlı kalır, barış ortamının hâkim olması için büyük bir gayret sarf ederiz.
Ramazan’da bütün gecelerini dua ve ibadetle ihya ederek asıl Kur’an’ın indiği “Kadir Gecesi"ne ulaşmak isteriz. Çünkü kadir ve kıymet bilmenin, bu ümmetin en önemli özelliklerinden olduğunu biliriz.
Ramazan sona erip bayrama kavuştuğumuzda ise Allah’a kulluğun hem bu dünyada hem de ahirette güzel sonuçlar vereceğini deneyimlemiş oluruz.
Yukarıda zikrettiğimiz bütün bu hususlar nasıl bir ümmet olmamız gerektiğini bize öğretirken eksik kalan hususları Kuran’dan tekrar tekrar okur, anlamaya, uygulamaya ve bununla kurtuluşa ermeye gayret gösteririz.
Ümmet olma hususunda Kur’an’ın bize yönelttiği şu iki mesajla sözümüzü noktalayalım:
“Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız. Ehl-i kitap da inanmış olsalardı elbette onlar için hayırlı olurdu; içlerinden inananlar da var, fakat çoğu yoldan çıkmıştır.” (Al İmran 3/110).
“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmrân, 3/104)
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.









Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar