
Ramazan özel: Orucun bireysel ve toplumsal faydaları
10 Mart 2026
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.
Mehmet Morçiçek
İslâmiyet'in beş şartı içinde "Ramazan-ı şerifteki oruç" yer almaktadır. İslamiyet alametlerini gösteren bir ibadettir “oruç”. Yani Ramazan'daki oruç vasıtası sebebi ile "hem kişinin, hem toplumun Müslüman olduğunun" dışa yansımasından dolayı İslamiyetin varlığının delillerindendir.
Ramazan-ı şerifteki orucun yetmişten fazla faydaları maslahatları bulunmaktadır. Hem Rabb'il Alemin olan Allah'ın Rububiyetine terbiye etmesine, hem Şari-i hakiki olan kanun koyan Allah'ın emrine, hem Kelâm-ı ilahi olan Kur'an in indirilmesine, hem Rezzak-i hakiki olan Allah'ın bizi rızıklandırmasına karşı şükrüne, hem nefsin terbiyesine, hem insanın şahsi hayatına, hem insanlığın toplum hayatına bakan faydaları hikmetleri bulunmaktadır.
ORUCUN ŞAHSİ HAYATIMIZ ÜZERİNDEKİ FAYDALARI
Oruç şifadır: Oruç sebebiyle günün belirli bir vakti (imsaktan akşama kadar) vücudun girdiği perhiz ile tıp ilmine göre vücut kendini yenileyip, sağlıklı bir vücuda sahip olmamızı sağlamaktadır. Tıbben hücrelerin yenilenmesini, midenin dinlenip buna bağlı olarak diğer organlara bir teneffüs bir istirahat sağlamaktadır. Bu da organların daha sağlıklı bir hale gelmesine sebep olmaktadır.
Sual: Peki gün boyu takriben on üç on dört saat aç kalan insan iftarda nasıl yiyip içecek?
Allah Teâlâ, “Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz.” buyurmakta. Efendimiz asm da; “Acıkmadan oturmayın, doymadan kalkın.” buyurmakta.
İbn-i Sina bu ayeti şöyle izah etmektedir:
“Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme. Şifa, hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, taam taam (yemek üstüne yemek) üstüne yemektir.”
Öyleyse iftara kadar aç kalarak birinci kısmı uyguladık, ikinci kısmı olan yemeği de az yiyerek şifayı elde edebiliriz.
İnsanın şahsi hayatı için orucun manevî boyutları da bulunmaktadır.
Allah Teâlâ orucun sevabına bir sınır koymayıp bolca ihsan edeceğini bildirmektedir. Kulunun kendi rızasını kazanmak için gün boyu aç kalmasına karşılık iki mükafat vardır. Birisi akşam olup iftar etmesi, diğeri ahirette elde edeceği sevabıdır. İnsan nafile olan bir namazı gösteriş için kılabilir, gösteriş için sadaka verebilir ama oruçta gösterişe yer yoktur; çünkü “hiç kimse görmese de Allah beni görüyor.” bilinci ile gün boyu vücuduna açlık çektiriyor.
Orucun en kâmil hali ise; mideye organlara hasılı vücuda açlık çektirilirken, göze, dile, kulağa ve diğer uzuvlara hatta akla fikre hayale dahi oruç tutturmaktır. Yani gözünü harama bakmaktan alıkoymakla unutkanlığa şifa olması. Dilini gıybet, dedikodu, yalandan sakındırıp; Kur’an, zikir, ilim ile meşgul ederek tefekkürü bir ibadet ettirilmesi ve hakeza. Diğer uzuvlar buna kıyas edilsin.
Orucun toplumsal faydaları: Biz birkaç tanesine değineceğiz.
Allah Teala insanları farklı farklı maddi imkanlar vererek yaratmış. Bu farklılıklara bağlı olarak da; zenginleri, fakirlere yardıma sevk etmekte.
Oruç sayesinde, zengin açıların acınacak halini bir derece ancak anlayabilir. Şayet nefsine de yani kendi kendinde bir açlık hissetmezse; “tok açın halinden anlamaz.” sözü gerçek olur. Oruç sebebiyle açlık çeken zengin, fakirin açlığını hissedip yardım eder.
Eğer oruç olmasa zenginler fakirlerin acınacak hallerini hissetmez veya çok az hissederdi. İnsanı insan yapan; hemcinsine yardım etmesi bir şükürdür. Yani, İslâm’ın beş şartından biri olan zekât vesilesi ile hem Allah’ın emrine uyar hem de ihtiyaç sahibinin ihtiyacını görüp şükreder.
Herkes kendinden bir derece daha fakiri bulabilir, yardım edebilir.
Nasıl ki zengin olan en az zekâtı ile; fakire yardım eder, fakir zekâtla mükellef olmasa da sadakası, fitresi ile kendinden daha düşküne, misline yardım eder. Miskin fakir de kendi gibi olan ile bir parça ekmeğini dahi paylaşıp yardım eder. Oruç bu vesile ile paylaşmayı yardımlaşmayı hatırlatır. Bizler İslâm toplumu olarak hasseten Ramazan'daki oruç ile iftarlar vesilesi ile konu-komşumuz, akrabalarımız dostlarımızla sofralarımızı paylaştığımız gibi sevincimizi hüznümüzü paylaşırız.
Oruç vesilesi ile “Ramazan kolisi” diye musemme isimlenen yardım kolileri ile ülkeler arası toplumsal bağı kuran bir milletiz
Oruç vesilesi ile; fitre, fidye, sadakanın önemini daha fazla kendimizde hissedip en yakınımızdan, en uzakta olan dindaşlarımız ile bağ kurarız. Oruç bize bir olmayı, birlik olmayı öğretir.
Oruç, hem bireyin kendi dünya ve ahireti için, hem toplumun dünya ve ahireti için onlarca fayda maslahatı her sene bize hatırlatır. Çünkü insan nisyandan gelir, unutur. Oruç ile yeniden hatırlar.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.





























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar