
Avcılıktan kuş gözlemciliğine: Kıbrıs'taki 417 kuş türünden 330'unu görüntüledi
Kuş fotoğrafçısı ve gözlemcisi Birtan Gökeri, avcılıktan kuş gözlemciliğine uzanan hikayesini, Kıbrıs'ta görüntülediği 417 kuş türünden yaklaşık 330'unu ve 6 ciltlik "Kıbrıs'ın Kuşları" kitabını anlattı.
Kıbrıs'a özgü 417 kuş türünün yaklaşık 330'unu görüntüleyen kuş fotoğrafçısı ve kuş gözlemcisi, aynı zamanda 6 ciltlik "Kıbrıs'ın Kuşları" kitabının yazarı Birtan Gökeri, her karenin ayrı bir hikayesi olduğunu ifade etti.
Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) sorularını yanıtlayan Birtan Gökeri, arşivinde biriktirdiği fotoğraf ve bilgilerin kaybolmaması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla bunları kitap haline getirdiğini belirtti.

KKTC'de görüntüleyemediği kuşları Güney Kıbrıs ve Türkiye'ye giderek fotoğrafladığını ve bunları kitabına eklediğini anlatan Gökeri, altı ciltten oluşan kitaptaki fotoğrafların büyük çoğunluğunun kendisine ait olduğunu, eksik kalan türler için ise bölgedeki diğer fotoğrafçılardan ve çevrimiçi kaynaklardan fotoğraflar kullandıklarını kaydetti.
Kıbrıs'ın önemli bir göç yolu üzerinde bulunduğunu ifade eden Gökeri, adanın göç eden kuşlar için Avrupa ve Afrika arasında bir köprü görevi gördüğünü anlattı. Gökeri, göç sırasında karşılaşılan zorluklar, değişen hava şartları, besin ve su kaynaklarının azalması, kentleşme nedeniyle yaşam alanlarının yok olması, pınar ve suların insanlar tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanılması gibi faktörlerin bölgeye gelen kuşların popülasyonunun azalmasına neden olduğunu belirtti.

"KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ KUŞLARIN PEŞİNDEYDİM"
Kuşlara ilgisinin küçük yaşlarda başladığını belirten Gökeri, çocukluğundan beri kuşların peşinde olduğunu söyledi. Yaz tatillerinde kuşları yakalayıp kafeslere koyduğunu ve onlarla ilgilendiğini anlatan Gökeri, arkadaşlarının etkisiyle avcılığa da başladığını ifade etti.
Uzun yıllar avcılık yaptığını ve 6 yıl Güzelyurt Avcılar Birliği başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Gökeri, avcılık sayesinde bölgedeki arazileri ve av kuşlarını yakından tanıdığını kaydetti.
Avcılıktan kuş gözlemciliğine geçişini anlatan Gökeri, Avcılar Birliği Başkanlığı yaptığı dönemde avlanma ve çevrenin bozulması nedeniyle kuş popülasyonunda azalma gözlemlediğini söyledi.
Bu durumun ilgisini kuşları avlamaktan ziyade korumaya yönelttiğini belirten Gökeri, Avcılık Federasyonu toplantılarında dahi kuşların lehine konuşmaya başladığını ve avcılığının son 3 yılında hiç kuş avlamadığını ifade etti.

"KIBRIS'A ÖZGÜ OLDUĞU TESPİT EDİLEN 417 KUŞ TÜRÜNÜN YAKLAŞIK 330'UNU GÖRÜNTÜLEDİM"
Daha sonra internet üzerinden kuş fotoğraflarını incelemeye başladığını ve kendisinin de benzer fotoğraflar çekmek istediğini anlatan Gökeri, kuş fotoğrafçılığına küçük bir video kamerayla av kuşlarını görüntüleyerek başladığını söyledi.
Kuşları fotoğraflarken başka türleri de fark ettiğini ve zamanla kuş fotoğrafçılığına yöneldiğini belirten Gökeri, Kıbrıs’ta tespit edilen 417 kuş türünün yaklaşık 330'unu görüntülediğini kaydetti.
Biriktirdiği fotoğraf ve bilgilerin kaybolmaması amacıyla bunları 6 ciltlik “Kıbrıs’ın Kuşları” kitabında topladığını ifade eden Gökeri, kitapların gelecek nesiller için bir kaynak olmasını amaçladığını söyledi.

KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ İLE FOTOĞRAFÇILIK ARASINDAKİ FARK
Kuş gözlemcilerinin genellikle belirli bir noktadan dürbünleriyle kuşları gözlemlediğini ve türlerin kaydını tuttuğunu belirten Gökeri, bu kayıtların tarih, bölge ve gözlemlenen kuş sayısı gibi bilgileri içerdiğini anlattı.
Kuş fotoğrafçılarının ise kuşları çeşitli yaşam alanlarında görüntüleyebilmek için gizlenerek veya kamufle olarak onlara yaklaşmaya çalıştığını kaydeden Gökeri, kuş gözlemcilerinin de gözlemledikleri türleri kayıt altına almak amacıyla fotoğraf çektiğini söyledi.
Güney Kıbrıs'ta faaliyet gösteren BirdLife Cyprus ile de çalışma ve bilgi alışverişi yaptıklarını belirten Gökeri, toplanan bilgilerin hem gelecek yıllarda hem de gelecek nesillerde araştırma kaynağı olarak kullanılabildiğini ifade etti.

"GÖRÜNTÜLEYEMEDİĞİM KUŞLARI, GÜNEY KIBRIS İLE TÜRKİYE'YE GİDEREK FOTOĞRAFLADIM"
Uzun zamandır kuş fotoğrafçılığı yaptığını ve çalışmalarına ara vermeden devam ettiğini belirten Gökeri, Kıbrıs'ta en çok kuş türünü görüntüleyen kişi olduğunu söyledi.
KKTC sınırları içerisinde bulamadığı veya görüntüleyemediği kuşları Güney Kıbrıs ve Türkiye'ye giderek gözlemlediğini ve fotoğrafladığını anlatan Gökeri, bu görüntüleri de kitabına eklediğini belirtti.
Altı ciltten oluşan kitaptaki fotoğrafların büyük çoğunluğunun kendisine ait olduğunu kaydeden Gökeri, eksik kalan türler için bölgedeki diğer fotoğrafçılar ile çevrimiçi kaynaklardan yararlandıklarını ifade etti.

Kitaplarda türlerin farklı görünümlerine de mümkün olduğunca yer vermeye çalıştıklarını belirten Gökeri, dişi, erkek, yavru ve genç bireylerin fotoğraflarını da eklediklerini söyledi.
Kitapların yazılı bölümlerinde yabancı ve internet kaynaklarının yanı sıra arazi gözlemlerinden, kendi bilgi birikimi ve tecrübelerinden de yararlandığını kaydetti.
Çalışmalarını kitaplaştırarak amacına ulaştığını ifade eden Gökeri, kitapları kendi imkanlarıyla, özellikle oğlunun kurduğu "Kıbrıs'ın Kuşları" Facebook sayfası üzerinden sipariş alarak bastırıp dağıttığını belirtti.
Ticari bir kaygısının olmadığını vurgulayan Gökeri, arşivini gelecek nesillere aktarabilmenin kendisine mutluluk verdiğini dile getirdi.

"HER KARENİN AYRI BİR HİKAYESİ VAR"
Kuş fotoğrafçılığı sırasında yaşadığı ilginç anılardan da bahseden Gökeri, çok sıcak bir günde Tavşancıl Kartalı’nı tespit ettiğini ve yerde sürünerek kuşa yaklaştığı sırada kamerasındaki hafıza kartının dolduğunu anlattı.
"Her karenin ayrı bir hikayesi var." diyen Gökeri, fotoğraf çekmeye çıkmadan önce araştırma yaptığını, kuşların mevsimsel hareketlerini takip ettiğini ve hangi türlerin hangi bölgelerde görülebileceğini öğrendiğini belirtti.
Özellikle daha önce bölgede görülmemiş veya uzun süredir görülmeyen türleri bulmanın önemli olduğunu ifade eden Gökeri, Alamecek kuşunu Kıbrıs'ta ilk kez nasıl görüntülediğini de anlattı.

Sadrazamköy'de kuşu gördüğünde türü tanıdığını ancak şaşırdığını belirten Gökeri, fotoğrafını çekerek BirdLife Cyprus’a gönderdiğini ve ilgili araştırmaların ardından kuş türünü bölgede iki kez daha fotoğraflama fırsatı bulduğunu kaydetti.
Kıbrıs’taki kuşların İngiliz sömürge döneminde belgelenmeye başladığını anlatan Gökeri, o dönemde kuş yumurtalarının, derilerinin ve fotoğraflarının paylaşıldığını belirtti. Ancak o dönemden bu yana bazı türlerin artık bölgede görülmediğini ifade etti.
Kılkuyruk Bağırtlak’ın da bu kuşlardan biri olduğunu belirten Gökeri, yıllar sonra bu türü bölgede tespit ettiğinde yanlışlıkla avlanmaması için Avcılık Federasyonu’na bildirdiğini söyledi.
Henüz görüntüleyemediği kuş türlerini fotoğraflamak için Orta Doğu ülkelerine gitme hayali olduğunu da belirten Gökeri, çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.

"BÖLGEMİZ AVRUPA VE AFRİKA ARASINDA BİR KÖPRÜ GİBİDİR"
Kıbrıs'ın önemli bir göç yolu üzerinde bulunduğunu belirten Gökeri, adanın göç eden kuşlar için Avrupa ve Afrika arasında bir köprü görevi gördüğünü söyledi.
Göçmen kuşların konaklayıp dinlendiği alanların son yıllarda tahribata uğradığını ifade eden Gökeri, göç sırasında karşılaşılan zorluklar, değişen hava şartları, besin ve su kaynaklarının azalması, kentleşme nedeniyle yaşam alanlarının yok olması ve pınarlarla su kaynaklarının insanlar tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanılması gibi faktörlerin bölgeye gelen kuşların popülasyonunu azalttığını belirtti.
Ülkedeki ve dünyadaki tüm canlılar adına çalışan ve emek veren kişilere destek olunması gerektiğini vurgulayan Gökeri, bu tür çalışmaların ülkenin zenginliği olduğunu söyledi.
Uluslararası kabul görmenin yolunun bu tür somut eserlerden geçtiğini ifade eden Gökeri, hazırladığı kitaplarla Kıbrıs’ın kuşlarını gelecek nesillere aktarmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar