
Çıplak 'poz' 400 bin Euro'luk projeyi gündeme getirdi
Güncelleme:
Bir sosyal medya ünlüsünün Ermeni Manastırı’nda verdiği yarı çıplak pozlar tepki çekerken, MYKHaber tarihi yapının son durumu hakkındaki detaylara ulaştı. 400 bin Euro kaynak ayrılan Manastır ne durumda?
KKTC ve Türkiye’de binlerce takipçisi olan ve sosyal medya hesaplarından kendisini model olarak tanıtan Beste Barkut’un, Alevkayası’nda bulunan tarihi Ermeni Manastırı’nda verdiği yarı çıplak pozlar tepki çekti.
“Benzeri camide olsa ne olurdu? Ermeni Manastırı olunca sorun olmuyor mu?” diye soran vatandaşlar, yıllardır kaderine terk edilen Sourp Magar Ermeni Manastırı’nın ‘atıl’ durumunu da eleştirdiler.

“BURASI BÖYLE BİR ÜLKE OLDU”
Konuyu gündeme getiren Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Genel Sekreteri Murat Kanatlı, “Biraz önce link geldi, bak buna dedi, benzeri camide olsa neler olurdu diye sordu, Ermeni Manastırı olunca sorun olmuyor, hem Manastır yıkıma terk ediliyor, hem partiler yapılıyor, fotoğraf çekimleri gırla, sonra camilerimize şöyle yapıyorlar böyle yapılıyor, burası böyle bir ülke oldu” dedi.
ESKİ ESERLER NE YAPIYOR?

Manastırda çekilen pozlar, tarihi yapının durumunu da bir anda gündeme getirdi. Dini ibadethanede çekilen yarı çıplak pozlar “saygısızlık” olarak nitelendirilirken, görevi bu tür yapıları korumak olan Eski Eserler Dairesi’nin burada herhangi bir memur görevlendirmemiş olması da tepkilerin odağına yerleşti.
AB’DEN KAYNAK AYRILDI
En son 2020’de AB’den ilk etap restorasyon için 400 bin Euro kaynak ayrılan Ermeni Manastırı, iki toplumlu Kültürel Miras Komitesi’nin denetimde KKTC’den bir firmaya verildi.
İki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi'nin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Ali Tuncay, MYKHaber’e konuyla ilgili bilgi verdi.
İŞTE SON DURUM!

Alevkayası’ndaki Sourp Magar Ermeni Manastırı’na yönelik en son verilen bilgi Aralık 2019’da Kültürel Miras Komitesi Eş Başkanı Takis Hacidimitriu tarafından gelmişti.
Hacidimitriu, Alevkayası mevkiinde bulunan Sourp Makar Ermeni Manastırı’nın restorasyon çalışmalarına 2020’de başlanacağını ve aynı yıl içerisinde tamamlanmasının beklendiğini açıklamıştı.
Çalışmaların, AB finansmanı ile 400 bin Euro’nun üzerinde bir maliyetle manastır içerisindeki kilisenin ve etrafındaki eski hücre yapılarının restore edileceğini, diğer çalışmalar için kaynak beklenmekte olduğunu söylemişti.
Hacidimitriu, BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) teknik desteği ile yapılacak çalışmada iki toplumlu müteahhit ve araştırmacılar grubunun çalışacağını anlatmıştı.
ARAYA PANDEMİ GİRDİ

Ancak 400 bin Euro kaynak ayrılan ve 2020 yılının başında başlaması ve yine aynı yıl tamamlanması beklenen çalışmalarda bir arpa boyu yol kat edilmedi.
İki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi'nin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Ali Tuncay, 2020 yılının başında KKTC’de faaliyet gösteren Kayas İnşaat’a projenin verildiğini ancak çalışmaların, Kovid-19 salgınıyla sekteye uğradığını belirtti.
2 bin 500 yıllık Ermeni Manastırı’nı ‘bırakmadıklarını’ söyleyen Tuncay, projenin önümüzdeki dönem yeniden planlanarak hayata geçirileceğini bildirdi.
Tuncay, dini ibadethane olan Manastır’daki görüntüleri de tasvip etmediğini belirterek, bu tür olayların doğru olmadığını söyledi.
DÜNDEN BUGÜNE NELER OLDU?
Manastır, 1997 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile turistlik tesis yapması için Derviş Sönmezlere 49 yıllığına kiralandı ancak sözleşmenin 2005 yılında feshine karar verildi. Manastır, 2005 yılından itibaren atıl vaziyette kaldı, gerekli merciler, buranın turizme kazandırılması için herhangi bir çalışma yapmadı.
MANASTIRIN TARİHİ GEÇMİŞİ

Alevkayası’ndaki Plataniotissa Ormanında bulunan ve Sourp Magar (Magaravank – kutsanmış aziz Makarios) adıyla bilinen manastır Aleksandria’da (İskenderiye) münzevi bir hayat yaşayan kutsanmış aziz Makarios’a (Macarius - M.S 306 – 395) adanmıştır.
Rivayete göre bu aziz belli bir süre civardaki mağaralarda da inzivaya çekildiğinden, isim günü olan Mayıs ayının ilk Pazar günü manastırda anısına kutlamalar yapılmaktadır.
Yaklaşık olarak IX’uncu yüzyılda Kıbrıs’ta sayıları az olan Mısırlı Hıristiyanlar (Kıpti-Koptik) tarafından inşa edilmiş, 1425 yılında ise Ermeni kilisesinin eline geçmiştir.
Çok uzun yıllar dünyada, özellikle de Suriye, Lübnan, Ermenistan ve Kıbrıs’ta yaşayan Ermenilerin dini bir merkezi ve önemli bir ziyaret yeriydi. Osmanlı döneminde (1571 – 1878) kapı ile pencerelerinin renginden dolayı ‘Mavi Manastır’ adıyla bilinmekteydi. 1642 yılında tapusu Osmanlı İdaresi tarafından Ermeni kilisesine vermiş ve bu tapu 1660 ile 1701 yıllarında yenilenirken vergiden de muaf tutulmuştur. Bu nedenle 1650-1750 yılları arasında altın çağını yaşadığı kabul edilmektedir.
Deniz seviyesinden yaklaşık 530 metre yükseklikte bulunan manastırın denize kadar uzanan yaklaşık 8500-9000 dönüm arazisi bulunurken, buna 1 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi de dahildi. 1974 öncesi bu arazilerde Ermeni Piskoposluğuna yılda 8000 Kıbrıs lirası gelir getiren 30.000 zeytin ile harnıp ağacı bulunmaktaydı.
Manastır 1734-1735, 1814 ve 1947-1949 yıllarında büyük oranda yenilenmiştir. 1814 yılında orta avluya bir kilise yapılırken, çan kulesi ise 1926 yılında yapılır. Bir zamanlar burada tarihi, dini ve milli değere haiz el yazması birçok kitap bulunmaktaydı. Kitapların en eskisi 1202 yılına, en yenisi ise 1740 yılına aitti. 1947 yılında bunların 56 tanesi Lübnan’daki Antelias kentinde bulunan ‘Kilikya Katolik Evi’ne götürülmüştür.
Yaz aylarında Kilikya’dan gelen Katolik patrikler ile papazların bir dinlenme ve tedavi merkeziydi. Ayrıca yaz aylarında buraya tatil ve dinlenme amacıyla bazı Kıbrıslı Ermeni aileler de gelirlerdi. Melkonian Eğitim Enstitüsü öğrencileri ile Ermeni izciler manastır çevresinde kamp kurarlardı. Aziz Makarios’un isim günü olan Mayıs ayının ilk Pazar günü ise hemen hemen tüm Ermenilerin bir buluşma yeriydi. Bugün de Herisa adıyla bilinen Herse yapılıp gelenlere ikram edilirdi.
1974 sonrası geleneksel yıllık ziyaretler kesilmiş olmasına karşın, 2007 yılından itibaren yeniden yığınlar halinde ziyaret edilmeye başlanmıştır.




























Yorum Yap
Tüm Yorumlar