
Üstel: Egemen eşitlik kalıcı barışın ön şartıdır
29 Haziran 2026
Güncelleme: 29 Haziran 2026
Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs'ta iki devlet gerçeğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde yürütülecek bir diyaloğun kalıcı çözümün ön şartı olduğunu söyledi.
Başbakan Ünal Üstel, Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu'nun açılışına katılarak, burada bir konuşma yaptı.
Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi'nde düzenlenen forumda, Doğu Akdeniz’in geleceğini, barışı, güvenliği ve diplomasiyi konuşmak için bir araya geldiklerini ifade eden Başbakan Üstel, forumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenmesini son derece değerli bulduğunu vurgulayarak, "Çünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’in merkezinde yer alan stratejik bir devlettir." ifadelerini kullandı.
"KKTC'NİN STRATEJİK KONUMUNU İŞ BİRLİĞİNİN, İSTİKRARIN VE BARIŞIN MERKEZİ OLARAK GÖRÜYORUZ"
Başbakanlık'tan verilen bilgiye göre Üstel, bu stratejik konumu bir gerilim alanı olarak değil; iş birliğinin, istikrarın ve barışın merkezi olarak gördüklerinin altını çizerek, barış güçlü olmakla korunacağını, diplomasinin ise karşılıklı saygı ve egemen eşitlik temelinde başarıya ulaşacağına vurgu yaptı.
"KIBRIS'TA ESKİ EZBERLERLE ÇÖZÜME ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL"
Kıbrıs Türk halkının, uluslararası toplumun bir parçası olduğu halde yıllardır haksız izolasyonlara maruz bırakılmasına rağmen, hiçbir zaman diyalogdan kaçmadıklarını ve uzlaşının karşısında olmadıklarını belirten Üstel, eski ezberlerle Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmak mümkün olmadığını ve Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi olduğu ve bugün iki ayrı devlet gerçeğinin kabul edilme zamanının geldiğini ifade etti.
"EGEMEN EŞİTLİK VE EŞİT ULUSLARARASI STATÜ SİYASETİ, ADADA KALICI BARIŞIN ÖN ŞARTI"
Başbakan Üstel, bu gerçek yok sayılarak kurulacak hiçbir masanın kalıcı ve sürdürülebilir bir sonuç üretemeyeceğini kaydederek, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde savunulan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü siyasetinin, adada kalıcı barışın ön şartı olduğuna dikkat çekti.
Diyalog, müzakere ve diplomasiye karşı olmadıklarını ifade eden Üstel, ancak bunun eşitler arasında yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Barışın ancak adalet üzerine inşa edilebileceğini, adaletin ise karşı tarafın eşitliğini kabul etmekle başlayacağını dile getirdi.
"KKTC, DOĞU AKDENİZ'DEKİ İSTİKRARIN AYRILMAZ PARÇASI"
Doğu Akdeniz'in enerji yolları, ticaret koridorları ve küresel jeopolitiğin merkezinde yer aldığına dikkat çeken Üstel, bölgede istikrarın korunmasının herkesin ortak çıkarı olduğunu söyledi. KKTC'nin bu istikrarın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Üstel, Kıbrıs Türk halkını dışlayan hiçbir denklem, enerji projesi ya da diplomatik girişimin uzun ömürlü olamayacağını ifade etti.
Çatışmanın değil iş birliğinin, dışlamanın değil kapsayıcılığın, gerilimin değil diplomasinin tarafı olduklarını kaydeden Üstel, Türkiye başta olmak üzere Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerle ilişkileri geliştirdiklerini, son dönemde Azerbaycan ile ilerleyen ilişkilerin bunun en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Üstel, "Türk dünyasıyla kurulan iş birliği köprüleri KKTC'nin uluslararası görünürlüğünü güçlendiriyor." dedi.
"HİÇ KİMSE DOĞU AKDENİZ'DEKİ DENGELERİ TEK TARAFLI GİRİŞİMLERLE DEĞİŞTİREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEMELİ"
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'deki hassas dengeleri gözetmek yerine bölgeyi daha fazla askerileştiren ve gerilimi artıran adımlar attığını öne süren Üstel, bu yaklaşımın ne Kıbrıs'a ne de Doğu Akdeniz'e hizmet ettiğine inandıklarını söyledi. Kalıcı güvenliğin silahlanma yarışıyla değil, karşılıklı saygı, diyalog ve uluslararası hukuka dayalı dengeli politikalarla sağlanabileceğini ifade eden Üstel, hiç kimsenin Doğu Akdeniz'deki mevcut dengeleri tek taraflı girişimlerle değiştirebileceğini düşünmemesi gerektiğini kaydetti.
"DİPLOMASİ, HAKLARDAN VAZGEÇMEK ANLAMINA GELMİYOR"
KKTC'nin, Türkiye ile tam dayanışma içinde bölgede barışı, istikrarı ve meşru haklarını korumaya devam edeceğini belirten Üstel, diplomasiyi tercih ettiklerini ancak bunun haklardan vazgeçmek anlamına gelmediğini söyledi. Barış arayışlarının kararlılıklarının, diyalog çağrılarının ise özgüvenlerinin göstergesi olduğunu ifade etti.
"BİRİLERİNİN BİZİ GÖRMEZDEN GELMESİ, KKTC'NİN BİR DEVLET OLDUĞU GERÇEĞİNİ DEĞİŞTİRMEZ"
Konuşmasının devamında KKTC'nin bir devlet olduğunu vurgulayan Üstel, "Birilerinin bizi görmezden gelmesi bu gerçeği değiştirmez. Biz varız, buradayız. Toprağımızla, egemenliğimizle, bayrağımızla, demokrasimizle ve kurumlarımızla varız. Ve ilelebet var olmaya devam edeceğiz." dedi.
Cumhuriyet Meclisi, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı binalarının bunun en somut göstergeleri olduğunu belirten Üstel, Kapalı Maraş'ta görülecek gelişmelerin ise hukuka, insan haklarına ve kamu yararına dayalı yeni Maraş vizyonunun önemli bir parçası olduğunu söyledi.
KKTC'nin artık yalnızca Kıbrıs sorunu bağlamında konuşulan bir ülke olmadığını ifade eden Üstel, yatırım yapan, üreten, büyüyen, altyapısını güçlendiren ve geleceğini planlayan bir devlet olduğunu belirtti. Hükümet olarak ekonomiden sağlığa, eğitimden ulaştırmaya, enerjiden dijital dönüşüme kadar birçok alanda reformları sürdürdüklerini kaydeden Üstel, güçlü ekonomi, güçlü demokrasi ve güçlü diplomasinin birbirini tamamlayan üç temel unsur olduğunu söyledi.
Üstel, konuşmasının sonunda Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu'nun düzenlenmesine katkı sağlayan Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi ile emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, forumun Doğu Akdeniz'de barışa, istikrara ve yeni iş birliklerine katkı sağlamasını temenni etti.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.





























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar