"Türkiye, dünyada bir ağırlık ve itibar kazandı"

24 Haziran 2026

A
A

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır." dedi.

ZgotmplZ
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'na katılarak konuşma yaptı.
AA

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"PARTİMİZİ YENİ KATILIMLARLA BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

"CESUR VE KARARLI ADIMLARLA HEDEFLERİMİZE İLERLEYECEĞİZ"

Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye siyasetine kazandırdıkları seviyenin böyle zamanlarda kendini daha fazla hissettirdiğini dile getirdi.

İç politikadan dış politikaya her alanda partileri ve ittifakları ile muhalefet arasındaki ufuk ve anlayış farkının giderek daha fazla berraklaştığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde ittifak olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz. Dikkat ederseniz, gereksiz polemiklerin içine girmiyoruz. Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz. Vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir olgunluk içinde, millete hizmet yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Hangi siyasi görüşten, kökenden olursa olsun, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu ülkenin bütün vatandaşlarını samimiyetle bağrına basan bir tasavvurla yolumuza devam ediyoruz. Bunu da dostlar alışverişte görsün anlayışıyla değil, tüm kalbimizle, buna yüreğimizi koyduğumuz için yapıyoruz. Engellere takılmadan, zorluklar karşısında pes etmeden, çirkin oyunlara, kirli senaryolara boyun eğmeden, cesur ve kararlı adımlarla belirlediğimiz hedeflerimize doğru inşallah hep birlikte ilerleyeceğiz."

Bu kutlu hareket, yılmadan, sarsılmadan yoluna devam edecektir”

İstiklal Marşı Şairi merhum Mehmet Akif'in "Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hakk yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz. Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz. Cihan yıkılsa emin ol, bu cephe sarsılmaz." dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Evet, ilhamını mazimizden, enerjisini istikbalimizden alan bu kutlu hareket, Allah'ın izniyle yılmadan, yıkılmadan, sarsılmadan yoluna devam edecektir. Cumhur İttifakı, büyük ve güçlü Türkiye'yi, çocuklarımızın kıvanç duyduğu, geleceğine umutla, heyecanla baktığı müreffeh Türkiye'yi, aziz milletimizin de desteğiyle inşallah kısa zamanda inşa edecektir. Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, son nefesimize kadar bizi bu aziz millete hizmetkarlık yapmaktan alıkoymasın, diyorum."

Erdoğan, İstiklal Harbi'ni sevk ve idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, "millete hizmet mücadelesinin kurmay aklı, merkez üssü, lokomotifi" şeklinde nitelendirdi.

TBMM'nin, bu misyonunu etkin yerine getirdiğinde bunun kazananının, sorunlarına çözüm bekleyen 86 milyon ve halkın umut kapısı siyaset kurumu olacağını ifade eden Erdoğan, bu mesuliyet bilinciyle parlamento çatısı altındaki yasama görevlerini en iyi şekilde ifa etmenin çabası içerisinde bulunduklarını vurguladı.

Erdoğan, yakın dönemde şikayetlere konu fahiş site aidatlarından, Türkiye'nin yatırım cazibesini artıracak çeşitli teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından, iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiklerini aktardı.

Milletvekillerini fedakar gayretlerinden dolayı tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"12'nci Yargı Paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Her bir milletvekilimizin enerjisine, çalışkanlığına, üretkenliğine ihtiyacımız var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız."

Erdoğan, millete karşı görevlerini yerine getirmek için samimiyetle çalışırken muhalefetin Meclis çalışmalarını tıkamaktan vazgeçmediğini söyledi.

"MECLİS'İ ÇALIŞTIRMA GÖREVİ ÖNCELİKLE BİZİM OMUZLARIMIZDADIR"

"Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır." ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hakim olmasını istediklerini söyledi.

Erdoğan, muhalefet partilerinin özellikle gelecekteki 1,5-2 senelik zaman diliminde Meclis gündemine gelen konularda çözümsüzlüğü savunmak yerine, Türkiye'nin ve Türk milletinin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemesi gerektiğini dile getirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sırf iktidara yarayacak diye ülkenin hayrına olacak işlere takoz koymak doğru bir yöntem olmaz. Şunu ifade etmek isterim ki, ister iktidar ister muhalefet sıralarında olalım, hepimiz, ifadesini ve iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Hepimiz, milletin vazife yüklediği, milletin emanetini omuzlamış insanlarız. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimizin bundan daha büyük bir işi yoktur ve olamaz. İktidar partisi olarak şüphesiz bizim sorumluluğumuz daha fazladır. Meclis'i çalıştırma görevi öncelikle bizim omuzlarımızdadır. Meclis'in mesaisinin biraz daha artacağı önümüzdeki dönemde sizlerden bu yüce çatı altında milletin dertlerinin, ihtiyaçlarının, umutlarının ve hayallerinin çözüm adresi olma noktasında daha fazla gayret bekliyorum. Bir sonraki sandık imtihanımıza kadar tek bir dakikamızı dahi heba etme lüksümüzün olmadığını, bugün bir kez daha dikkatinize getiriyorum."

Erdoğan, AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümünü, 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde ve 76 yıllık demokrasi mücadelesinde taşıdığı öneme en uygun şekilde kutlamak amacıyla çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürdüklerini söyledi.

"İnşallah 25. yılımızı hem kendi tarihimize hem de Türk siyasi tarihine geçecek zengin bir içerikle idrak edeceğiz." diyen Erdoğan, AK Parti'yle özdeşleşen İstişare ve Değerlendirme Toplantılarından 33'üncüsünü Sakarya'nın Sapanca ilçesinde yapılacağını anımsattı.

AK Parti'yi tanımlayan en iyi kavramlardan birinin "mücadele" olduğunu vurgulayan Erdoğan, partinin kuruluşundan itibaren hep bir mücadele içinde olduklarını kaydetti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ'ından FETÖ'süne eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik. Kızlarımızın baş örtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, dinlediğimiz Mehter Marşından rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik. Milletin kesesinden beslenen hortumcularla, halkın malını ganimet bilen yağmacılarla mücadele ettik. Eser ve hizmet namına ne yapılırsa, engellemeyi marifet zanneden 'takoz zihniyetle' mücadele ettik. AK Parti için mücadele kavramı hiçbir zaman koltuk kapmak, kişisel ikbal kazanmak, iktidara gelerek birilerine imtiyaz dağıtmak anlamı taşımadı. İktidara gelmeyi tek başına bir hedef olarak değil, ülkeye hizmet etmek, milletin dertlerine derman olmak için bir fırsat olarak gördük."

Sadece AK Parti'ye oy verenlerin değil, her vatandaşın yüzünü güldürmek, refahını artırmak için çalıştıklarını, bugün de aynı halisane niyetlerle çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şunu tüm samimiyetimle dile getirmek arzusundayım, verdiğimiz mücadelenin, çektiğimiz çilenin, ödediğimiz bedelin karşılığını almaya başladığımız bir dönemdeyiz. Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek, bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir. İmkanlarımızın olduğu kadar potansiyelimizin de farkındayız. En son İran krizinde, Türkiye'nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkanı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail'in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar

İlginizi Çekebilir