
Savaşın faturası Asya'ya çıktı: Sri Lanka'da tasarruf için bir gün tatil
17 Mart 2026
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş sonrası petrol arzında oluşan belirsizlik, Asya ülkelerini akaryakıt kısıtlamaları, tatiller ve elektrik kesintileri gibi sert önlemler almaya itti.
ABD ve İsrail’in İran’la savaşı sonrası petrol arzında belirsizlik ve endişe Asya’da enerji tasarrufu önlemlerini artırdı.
BBC’nin aktardığına göre Asya ülkeleri, petrol arzında yaşanan sorunlar nedeniyle akaryakıt tasarrufu sağlamak amacıyla bir dizi kemer sıkma önlemi alıyor.
Habere göre geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve doğalgazın neredeyse yüzde 90'ı, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı bölgesi olan Asya'ya gidiyordu.
Habere göre Sri Lanka, akaryakıt tasarrufu için çarşamba gününü resmi tatil ilan etti. Sürücülerin satın alabileceği akaryakıt miktarını sınırlayan Ulusal Yakıt Kartı'na kayıt yaptırmaları gerekiyor.
Myanmar'da, özel araçların plaka numaralarına bağlı olarak sadece dönüşümlü günlerde çalışmasına izin veriliyor.
Bangladeş, enerji tasarrufu sağlamak için üniversitelerde Ramazan tatillerini öne aldı ve ülke genelinde planlı elektrik kesintileri uygulamaya koydu.
Filipinler'de ise bazı devlet daireleri, personelin haftada en az bir gün evden çalışmasını zorunlu kıldı.
İRAN: HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ DURUM ABD-İSRAİL'İN AÇTIĞI SAVAŞIN BİR SONUCU
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ABD-İsrail'in İran'a karşı açtığı savaşın bir sonucu olduğunu bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasına göre, Erakçi, BM Genel Sekreteri Guterres ile telefonda görüştü.
Görüşmede, ABD ve İsrail'in İran'a karşı askeri saldırganlığının BM Şartı ve uluslararası hukuk temel ilkelerini ağır bir şekilde ihlal ettiğini Guterres'e ileten Erakçi, BM'nin ve Genel Sekreterin bu saldırganlığı kesin ve açık bir şekilde kınama ve saldırganları BM Şartının 7'nci bölümü uyarınca hesap verebilir hale getirme sorumluluğunu hatırlattı.
Erakçi, bölge ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvensizliğin kaynağının ABD-İsrail'in İran'a karşı açtığı savaşın bir sonucu olduğunu belirterek, uluslararası toplumun dikkatinin "güvensizliğin ana kaynağına, yani Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejimin askeri saldırganlığına" çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Erakçi, görüşmede şunları kaydetti:
"Hürmüz Boğazı'ndaki durum, bölgedeki genel durum dikkate alınmadan değerlendirilemez çünkü Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik faaliyetlerinin aksaması, Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejimin dayattığı savaşın sonucudur. Barış ve güvenlikle ilgilenen her ülke veya uluslararası kurum, bu iki rejimin suçlarını sorumlu bir şekilde ve uzlaşmacı bir tavır sergilemeden kınamalı ve İran milletine karşı askeri saldırganlıklarına son verilmesini talep etmelidir."
İsrail'in Lübnan'a saldırılarına da değinen Erakçi, "İşgal altındaki Filistin'de ve bölgedeki ülkelere karşı İsrail'in kanunsuz suçlarına yönelik devam eden ihmal ve kayıtsızlık, yalnızca bu rejimin saldırganlık çemberinin genişlemesine ve bölgenin ve dünyanın güvensizliğinin artmasına yol açacaktır." ifadelerini kullandı.
Görüşmede, Guterres de Basra Körfezi bölgesi, Batı Asya bölgesi ve deniz güvenliği konusundaki görüşlerini Erakçi'ye iletti.
ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar