
Ramazan özel: Ümmet'in ayı Ramazan
21 Şubat 2026
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.
Atilla Şahin - Gazimağusa Polatpaşa Camisi İ.H.
"Ramazan bir ibadet ve kardeşlik mevsimidir. Bir eğitim, nefis terbiyesi ve günahlardan arınma mevsimidir. Bu mevsimde bütün İslam âleminde dikkat çekici bir canlılık ve hareketlilik görülür. Müslümanlar arasında kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhu canlanır. Sıkıntı ve zorluklarla boğuşan din kardeşlerine yardımcı olmak için daha fazla seferber olurlar. Nitekim Ramazan ayına özel bir ibadet olan fıtır sadakası (fitre) muhtaçlara bu ayda verilir. Ayrıca Ramazan ayına özel olmamakla beraber zengin Müslümanlar zekatlarını muhtaç kardeşlerine bu ayda verirler. Böylece Müslümanlar arasındaki yardımlaşma ve dayanışma duyguları pekişir hatta zirveye çıkar.
'Üç aylar' olarak bildiğimiz Recep, Şaban ve Ramazan ayları hakkında Peygamber Efendimiz şöyle buyurur;
'Receb Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.' (Kenzu’l-Ummal, XII/310)
Elbette bütün aylar Allah'ındır. Zira bütünüyle zamanın ve her şeyin sahibi Allah’tır. O halde Recep ayının Allah’ın ayı olması ne anlama gelmektedir?
Bu ayda Müslümanlar, Allah’ın yanındaki durumlarını ve Allah’a karşı sorumluluklarını gözden geçirirler. O’nu ne kadar tanıdıklarını, O’na karşı sorumluluklarını ne kadar yerine getirdiklerini, O’nu ne kadar sevdiklerini ve bu sevgide ne kadar samimi olduklarını, yani Allah’ı kuru bir sevgiyle mi yada içten gelen ve emirlerini tutan bir sevgiyle mi sevdiklerini kendilerine sorarak cevap ararlar.
'Peygamber ayı olan Şaban' ayında ise Müslümanlar, Peygamber’e karşı sorumluluklarını gözden geçirirler. Hz. Peygamber (sav)’i ne kadar tanıdıklarını, O’nu ne kadar sevip saydıklarını ve O’na karşı sorumluluklarını ne kadar yerine getirebildiklerini kendilerine sorarak cevap ararlar. Hz. Peygamber (sav), bütün hayatını insanlığın kurtuluşuna adamış müstesna bir dava adamı iken, O’nun ümmeti olan Müslümanlar, O’nun nurlu yolundan ne kadar gidiyor, dediklerini ne kadar tutuyor? Bu sorulara cevap ararlar.
Ve nihayet 'Ümmetin ayı olan Ramazan' ayında ise Müslümanlar kendilerini ümmetlik testine tâbi tutarlar. 'Ümmet’in bir ferdi olarak benim sorumluluklarım nelerdir?' sorusunu kendilerine sorup cevap ararlar.
Peki, ümmet nedir? Ümmet; inanç, ibadet, ahlak, tarih, kültür, ideal ve gaye birliğidir. Dil, ırk, renk, bölge, kabîle, ülke ve millet ayrımı gözetmeksizin fertleri arasında iman, sevgi, barış, kardeşlik ve hoşgörüyü tesis eden bilinçli toplumdur. Ümmet; bir anneden doğmuş çocuklar gibi birbirine bağlı, ancak kanla değil, peygamberin rehberliğinde getirdiği hakikatle, yüce değerlerle, güvenle, sadakatle ve adaletle birbirine bağlanmış topluluktur. Ümmetler içerisinde en hayırlı ümmet Muhammed (sav) ümmetidir. Bu ümmet rahmet ümmetidir, rahmete nâil olan ümmettir. Kuran-ı Kerim bu gerçeği şöyle ifade etmektedir; 'Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.' (Ali İmran 110.âyet)
Demek ki bu hayırlı ümmetin varlığı, tüm insanlığın hayrınadır. Zira o, insanlığın yararı için gayret eden bir sorumluluğa sahiptir. Bugün bu 'hayırlı ümmet' ne haldedir? Bu önemli bir sorudur. Dünya üzerinde Müslümanların yaşadığı birçok bölgede bugün hala zulümlerin, acıların devam ediyor olması, hatta mübarek Ramazan ayında bile Müslümanlara saldırıların devam etmesinin en önemli sebebi, kendi aralarında vahdeti sağlayamamış olmalarıdır. Ümmet bilincine sahip olamayışlarıdır.
Müslümanların, her zamankinden daha fazla bugün, ümmet bilincine sahip olmaya ihtiyaçları vardır. Bu bilinci canlı tutmak için Ramazan ayı önemli bir fırsattır. Bu ayda tüm Müslümanları kapsayacak bir duyarlılığı hâkim kılmanın yolları aranmalıdır. Bu duyarlılığın pratik hayata yansıması, ilk önce Müslümanların kardeş olduklarını hatırlayıp birbirlerini sahiplenme ile başlar. Sonra bu sahiplenmenin sadece duygu ve düşüncede kalmayıp pratik hayata yansıması için neler yapabileceği araştırılmalıdır. Her Müslüman, acı çeken, zulüm gören başka kardeşleri için neler yapabileceğini düşünüp sorumluluk almalı, dertlerine derman olmak için seferber olmalı, onlar için gözyaşı dökmeli ve her bir Müslümanın derdini kendi derdi bilmelidir. Çünkü Allah onları kardeş kıldı. Kardeşliğin gereği ise Müslüman kardeşlerine sahip çıkmaktır.
Ümmet bilincine sahip, birbirine sahip çıkan, birbirinin dertleriyle dertlenen, aynı bütünün birer parçası oldukları şuuruyla hareket eden ve 'Ümmet’in ayı olan Ramazan'ı bunları yapmak için fırsata çeviren Müslümanlara ne mutlu!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






















Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar