
Ramazan özel: Ramazan Okulu'nda insan olma eğitimi "oruç"
24 Şubat 2026
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.
Adem Yıldızdal
Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvaya erersiniz.” (Bakara, 2/183)
Bu ayet-i kerime bize Ramazan’ın ve orucun asıl gayesini öğretmektedir: Takva, yani Allah’a karşı derin bir saygı, sorumluluk ve bilinç kazanmak. İşte bu yönüyle Ramazan, bir mekteptir; bir eğitim ocağıdır, bir insan olma okuludur.
Ramazan, bir ay süren bir misafir değil; on bir aya yayılan bir terbiyenin başlangıcıdır. Ramazan, bir tarlaya tohum atmak gibidir. Bir ay boyunca kalbimize sabır, takva, merhamet ve edep tohumları ekilir. Asıl mesele, Ramazan gidince o tarlayı kurutmamak, on bir ay boyunca o tohumu sulamak, korumak ve meyve vermesini sağlamaktır.
Ramazan okulunda eğitim oruçtur. Bu okulun ve eğitimin imtihanı bayramdan sonra başlar. Bir ay boyunca “Ben oruçluyum” diyerek dilini tutan insan, Ramazan bitince de gıybetten, yalandan, kırmaktan uzak durabiliyor mu? Bir ay boyunca seherde kalkıp Rabbine yönelen kul, Ramazan’dan sonra da namazına, duasına sahip çıkabiliyor mu? İşte gerçek kazanç buradadır.
Hâkeza oruç sadece aç kalmak değildir. Oruç; nefsin terbiye edildiği, kalbin arındığı, iradenin güçlendiği ilahi bir eğitimdir. İnsan, oruçla bedeninin değil, ruhunun da açlıklarını fark eder. Merhameti öğrenir, sabrı öğrenir, şükrü öğrenir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) buyurur ki:
“Oruç kalkandır. Sizden biriniz oruçlu iken kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Biri ona sataşırsa ‘Ben oruçluyum’ desin.” (Buhârî, Savm, 2) Demek ki oruç, sadece mideyi değil; dili, gözü, kulağı, kalbi ve bütün ahlâkı eğiten bir ibadettir. Ramazan Okulu’nda insan, öfkesini yutmayı, nefsine hâkim olmayı, affetmeyi ve susmayı öğrenir."
Büyük mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri der ki:
“Ramazan gelip de ahlâkı değişmeyenin, Ramazan’dan aldığı sadece açlıktır.”
Yani oruç mideyi değil, kalbi terbiye etmelidir. Kalp değişmiyorsa, ay geçmiş ama insan yerinde saymıştır.
Oruç, sadece sofradan kalkmak değil; nefsin tahtından kalkmasıdır. Bir lokmayı terk etmek kolaydır, asıl zor olan bakışı, sözü, düşünceyi ve kalbi terbiye etmektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurur:
“Nice oruç tutanlar vardır ki, oruçtan onlara sadece açlık ve susuzluk kalır.” (İbn Mâce, Sıyâm, 21)
İşte bu yüzden büyükler, orucun hakikatini mideyle sınırlamaz, insanın bütün varlığına yayarlar. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Orucun ekmeli ise: Mide gibi bütün duyguları; gözü, kulağı, kalbi, hayali, fikri gibi cihazât-ı insaniyeye dahi bir nevi oruç tutturmaktır.”
Göz, harama bakmayarak oruç tutar. Mideyi susturup gözü serbest bırakmak, kapıyı kilitleyip pencereleri açık bırakmaya benzer. Hırsız yine girer.
Kulak, gıybeti ve boş sözleri dinlemeyerek oruç tutar, temizlenir. Kulak, ruhun penceresi gibidir. Gıybet, iftira, boş söz; kulaktan giren dumandır, kalbi is yapar, kokutur.
Dil, yalandan ve kalp kırmaktan uzak durarak oruç tutar, sükûtu öğrenir. Dil, kalbin tercümanıdır. Tercüman yanlış çevirirse, sultan yanlış anlaşılır. Kalpte sultan imandır. Ancak dil kırıcıysa, iman da yanlış temsil edilir. Oruç, dile “sus” der ki, kalp doğru konuşsun. Kalp, kin, kibir, riya ve dünya hırsından arınıp Allah’a yönelince oruçlu olur.
Kalp, insanın içindeki mescid gibidir. Orası Allah’ın nazar ettiği yerdir. Mescide çamurla girilmez. Kin, haset, kibir, riya o çamurdur. Kalp oruç tutarsa, bu kirleri içeri almaz; mescid tertemiz kalır.
Hayal, nefsanî görüntülerden ve kirli tasavvurlardan uzaklaştıkça saflaşır. Hayal, zihnin çocuk odası gibidir. Çocuk ne görürse onunla oynar. Kirli oyuncaklar verilirse ruh kirlenir, temiz oyuncaklar verilirse huzur bulur. Oruç, hayale temiz oyuncaklar vermektir.
Böylece oruç, sadece aç kalmak değil; gözüyle, kulağıyla, diliyle, kalbiyle ve aklıyla günaha karşı kapanıp, bütünüyle Allah’a açılmaktır.
Bu ilahi eğitim sadece bir ayla sınırlı kalmamalıdır. Ramazan’da kazandığımız sabır, namaz hassasiyeti, Kur’an sevgisi, merhamet ve güzel ahlâk bütün yıla taşınmalıdır. Çünkü asıl hedef, Ramazan’da “oruç tutan insan” olmak değil, Ramazan’dan sonra da takva üzere yaşayan insan olmaktır.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.
























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar