MSB: Rum propagandasına dayalı tek taraflı yaklaşımı reddediyoruz

16 Temmuz 2026

Güncelleme: 17 Temmuz 2026

A
A

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu kararının Kıbrıs Türk halkının geçmişte yaşadığı saldırıları, katliamları ve zorunlu göçleri görmezden geldiğini belirterek, tek taraflı yaklaşımın kabul edilemez olduğunu açıkladı.

ZgotmplZ

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıs konusunda kabul edilen ve Türkiye ile Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan karara ilişkin sert açıklama yaptı.

HAVELSAN’da gerçekleştirilen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakanlık, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararını “mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddialar içeren bir yaklaşım” olarak değerlendirdi.

MSB açıklamasında, kararın Kıbrıs Türk halkının yıllarca maruz kaldığı saldırıları, katliamları ve zorla göç ettirme politikalarını görmezden geldiği belirtilerek, bunun Avrupa Parlamentosu’ndaki “akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık göstergesi” olduğu ifade edildi.

“KIBRIS TÜRK HALKINI YOK OLMAKTAN KURTARAN BARIŞ HAREKÂTI HEDEF ALINAMAZ”

Bakanlık açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının 1960’lı yıllardan itibaren sistematik saldırılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.

Enosis hedefi doğrultusunda hareket eden EOKA örgütünün saldırıları sonucunda çok sayıda Türk köyünün yakılıp yıkıldığı, binlerce Kıbrıs Türkünün yerlerinden edildiği ve sivillere yönelik katliamların yaşandığı hatırlatıldı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Enosis hedefi doğrultusunda 1963'ten itibaren 103 Türk köyünü yakıp yıkan, yaklaşık 30 bin Kıbrıs Türkünü yurdundan eden terör örgütü EOKA tarafından, masum kadın, çocuklar ve yaşlıların katledildiği unutulmamalıdır.”

MSB, Kanlı Noel saldırıları, Ayvasıl, Muratağa, Sandallar ve Atlılar gibi Kıbrıs Türklerinin hafızasında derin iz bırakan olayların görmezden gelinmesini eleştirerek, bu gerçekler ortadayken Türkiye’yi ve Türk Silahlı Kuvvetlerini suçlamaya yönelik girişimlerin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

“TÜRK ASKERİNİN VARLIĞI BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN TEMİNATIDIR”

Türkiye’nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı garantörlük hakları çerçevesinde gerçekleştirdiğini belirten MSB, harekâtın Kıbrıs Türk halkının varlığını ve güvenliğini koruduğunu ifade etti.

Bakanlık açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ada’daki varlığının yarım asrı aşkın süredir barış, güvenlik ve istikrarın temel unsurlarından biri olduğu kaydedildi.

Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyeti, garantör devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, Kıbrıs Türk halkının hak, menfaat ve güvenliğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlamaya devam edecektir.”

“TSK, HASMANE TUTUMLARA KARŞI KARARLILIĞINI SÜRDÜRECEK”

MSB, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü girişime karşı Türkiye’nin gerekli adımları atmaya devam edeceğini belirtti.

Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs Türk halkının güvenliğine yönelik tehditlere karşı “her zamankinden daha fazla kararlı” olduğu vurgulanarak, Türkiye’nin bölgedeki barış ve istikrar rolünü sürdüreceği mesajı verildi.


AP KARARINDA NELER YER ALIYOR?

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen karar, "Türkiye'nin 1974'teki işgalinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlığını taşıyor.

AP Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM) Komitesi tarafından hazırlanan metinde, 1974 olayları sırasında Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet iddialarına yer veriliyor. Kararda Türkiye, uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlanırken, mağdurlara tazminat ödemesi ve haklarının gözetilmesi gerektiği savunuluyor.

575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edilen kararda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadan tamamen çekilmesi çağrısı da yapılıyor. Ayrıca Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'taki askeri varlığı "hukuka aykırı" olarak nitelendirilirken, bunun AB-Türkiye ilişkileri açısından engel oluşturduğu ifade ediliyor.

Türkiye ise 1974'teki askeri müdahalenin, 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan hakları kapsamında gerçekleştirildiğini ve adadaki askeri varlığının meşru hukuki zemine dayandığını vurguluyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar