İsrail, Güney'deki terk edilmiş köyü satın aldı: Kıbrıs'ta "sessiz" yayılmasını sürdürüyor

7 Mayıs 2026

Güncelleme: 7 Mayıs 2026

A
A

İsrailli yatırımcıların Güney Kıbrıs'taki terk edilmiş Trozena köyünü satın alması tartışma yarattı. Yetkililer yatırımın turizm ve istihdam amaçlı olduğunu savunurken, bölgenin eski Türk yerleşimleri ve camileriyle ilgili endişeler büyüyor.

ZgotmplZ

İsrailliler'in, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde Limasol kentinde eski bir Türk yerleşimi olan Yerovası (Gerovasa) köyünün yakınlarındaki Trozena köyünü satın aldığı ve vatandaşların köyün kilisesine girmesine izin vermediği iddia edildi. Çevrede Türklere ait 3 cami de bulunuyordu.

Güney Kıbrıs'taki Skala Times internet haber sitesinin, sosyal medyadaki tartışmalara dayandırdığı haberine göre; Limasol kentine bağlı ve uzun süredir boş durumda olan Trozena köyünün büyük bölümü İsrailli yatırımcılar tarafından satın alındı.

Konuya ilişkin ortaya atılan bilgilerin, özellikle yerel halk arasında ciddi endişelere yol açtığı belirtilen haberde, yerel polis kaynaklarının gelişmeleri doğruladığı ifade edilerek, ayrıca köyde bulunan Aziz Yorgios Kilisesi'ne girişlerin engellendiği de iddialar arasında yer aldı.

Gazeteye konuşan bir Rum polis, bölgede geniş bir arazinin İsraillilerin mülkiyetine geçtiğini doğrularken, kilisenin özel mülkiyet sınırları içinde kalması durumunda erişimine kısıtlamalar getirilebileceğini ve girişe izin verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olabileceğini ifade etti.

Polis memuru, kamuya açık yolların tüm vatandaşlar tarafından serbestçe kullanılabileceğini belirterek, "Hiç kimse kamusal alana veya bir yola girişi yasaklayamaz. Bu tür bir olay yaşanırsa vatandaşları derhal polisle irtibata geçmeye çağırıyoruz." dedi.

"BÜYÜK YATIRIM YAPILIYOR"

Philenews de, uzun yıllar önce sakinleri tarafından terk edilen “Trozena” köyüne İsrailliler tarafından büyük bir yatırım başlatıldığını yazdı.

Gazete, sosyal medyada söz konusu iddialara dair araştırma gerçekleştirdiklerini ve “Limasol Yerel Yönetim Örgütü” Başkanı Yannis Çuluftas’tan söz konusu haberleri doğruladıklarını yazdı.

Habere göre Çuluftas gazeteye yaptığı açıklamada, “bir şirketin 60 ev, kamp alanı ve şarap evi inşası için başvuruda bulunduğunu” belirtti.

Söz konusu köyün merkezinin belirli inşaat faaliyetlerine açık olmasına karşın köyün bulunduğu bölgenin tamamının “Natura 2000” sit alanı içerisinde kaldığını belirten gazete, köye inşaat gerçekleştirilebilmesi için çevre dairesinin olumlu rapor vermesinin gerekeceğini aktardı.

KÖY MUHTARI KÖY VE KİLİSEYE GİRİŞE İZİN VERİLMEDİĞİ İDDİALARINI REDDETTİ

Politis gazetesi ise konuyla ilgili haberinde; “Arsos, Yerovasa (Yerovası) ve Trozena” Muhtarı Yannakis Yannaki’nin dün konuya ilişkin açıklamasında, İsrail yatırımı sebebiyle “Trozena” köyüne girişlere izin verilmediği iddiasını reddettiğini yazdı.

Habere göre Yannaki, söz konusu köyün son sakinini 1980 yılında köyü terk ettiğini, İsrail vatandaşı bir iş adamının ise köyde bulunan binaların yaklaşık yüzde 70’ini ve hatırı sayılır miktarda araziyi mal sahiplerinden satın alarak köye yatırım başlattığını vurguladı.

Köydeki kilisenin yıkılacağı iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, hatta kilisede, bölgeye yatırım yapan şirketin finansmanıyla bakım gerçekleştirildiğini belirten Yannaki, kilisenin herkesin ziyaretine açık olduğunu ifade etti.

Yannaki ayrıca, köy içerisine girişlerde de bir yasak olmadığını belirtirken inşaat alanına giren ve kendi emniyetleri için bölgeden uzaklaşmaları istenen kişilerin bu iddiaları yaymış olabileceği görüşünü ortaya koydu.

Trozena’da yaklaşık 30 harap veya yarı yıkılmış ev bulunduğunu belirten Yannaki, bunların 15’inin yatırımcı şirket tarafından satın alındığını açıkladı. Söz konusu proje için yaklaşık bir buçuk yıl önce şehir planlama izni başvurusu yapıldığı ifade edildi.

Mevcut yapıların restore edilip edilmeyeceği sorusuna yanıt veren muhtar, edindiği bilgilere göre yapıların özgün karakterleri korunarak restore edilmesinin planlandığını, bu amaçla taş, ahşap ve kiremit kullanılacağını söyledi. Ancak Limasol Bölgesel Kalkınma Örgütü adına başvuruyu inceleyen teknik uzmanların, mevcut planlamanın restorasyondan çok yıkımı işaret ettiğini düşündüğü aktarıldı.

Yannaki ayrıca yatırımcının köy yollarını kendi bütçesiyle iyileştirdiğini ve Aziz Georgios Kilisesi’ni restore ederek bölgede bulunmayan tuvaletleri de yaptığını söyledi.

Muhtar, yatırımın uzun süredir ihmal edilen bölge için önemli katkı sağlayacağını belirterek, çalışmalar kapsamında ağaç dikimi, teraslama, yıkılan duvarların yeniden inşası ve doğa yürüyüş parkurlarının düzenlenmesi gibi faaliyetlerin yürütüldüğünü söyledi. Bazı konutların restorasyon çalışmalarına da izin süreci tamamlanmadan başlandığını kaydetti.

Yatırımın temel hedefinin turist çekmek, bölgedeki restoranlara hareketlilik kazandırmak ve istihdam yaratarak nüfusun bölgede kalmasını sağlamak olduğunu söyleyen Yannaki, geçmişte yaklaşık bin kişinin yaşadığı Arsos’un bugün yalnızca 100 nüfusa sahip olduğunu, bölge desteklenmezse ikinci bir Trozena’ya dönüşebileceğini dile getirdi.

Yolsuzluk veya çıkar ilişkisi iddialarına da değinen Yannaki, kendisinin yalnızca köyün çıkarları doğrultusunda projeyi desteklediğini, başka herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi. Projenin köy meclisi üyeleri ile çevre köy muhtarları tarafından da desteklendiğini ekledi.

Şaraphane projesine ilişkin konuşan Yannaki, yatırımcının şarap üretimi amacıyla 150 dönümlük araziye üzüm bağı diktiğini söyledi.

ESKİ MİLLETVEKİLİ AÇIKLAMA İSTEDİ

Eski milletvekili ve Ekolojistler Birliği Başkanı George Perdikis de konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, Trozena köyüne ve köydeki Aziz Georgios Kilisesi'ne halkın erişiminin yasaklandığına dair haberler aldıklarını belirtmişti.

TÜRK KÖYÜ DE HEDEFTE

Baf kentinde yer alan terk edilmiş bir Türk köyüne, İsrail başta olmak üzere farklı ülkelerden iş insanlarının ilgi gösterdiğinin belirlendiğini de ifade eden Perdikis, şunları söyledi:

"Bu topraklar her geçen gün bize yabancılaşıyor. İsrail arazi alımlarına terk edilmiş Türk köylerini de ekledi. Baf’ta bir Türk köyü olan Yerovası’nın İsraillilere satıldığını tespit ettik. Yetkili makamlara şikâyetlerimizi yapmamıza rağmen hiçbir açıklama yapılmıyor."

"KÖYE GİREMEDİK" İDDİASI

Güney Kıbrıs'tan bir kişi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Yerovası köyü ile aynı idari çatı altında bulunan Trozena'ya "gidemediklerini" söyledi.

Maria Aristotelous adındaki bu kişi, "Yahudiler, terk edilmiş Trozena'nın tamamını satın aldılar ve kimsenin içeri girmesine izin vermiyorlar. Ziyaret etmeye çalıştık ama yetkililer tarafından Yahudi toprağı olduğu gerekçesiyle engellendik." diyor.

Köy, Kıbrıs'ta Rumların Türklere yönelik saldırıları ve 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı kapsamında boşaltıldı.

Köyde yaşayan 100'e yakın Türk nüfusunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ve Türkiye'ye taşındığı belirtiliyor.

Yerovası veya bugünkü adıyla Gerovasa, 1974'ten beri terk edilmiş statüde bulunuyor. Köyde ve civarda yer alan 3 camide kullanılmıyor.

Kerpiçle yapılmış evler ve Yerovası Camii'nin yıllar içinde enkaza dönüştüğü aktarılıyor.

ÖZTÜRK: RUMLAR PAÇAYI İSRAİL'E KAPTIRDI

Diğer yandan Türkiye Gazetesi'ne konuşan UBP Milletvekili Yasemin Öztürk, İngiltere ve Yunanistan'ın garantör olduğunu hatırlatarak, "Rumlar tam manasıyla paçayı İsrail’e kaptırdı. Yıllardır siyonist rejime toprak satarak ayakta kalacağını sanan Rum yönetimi, ülkenin en stratejik kurumlarını da İsrail’e tahsis etti. Yunanistan bu sürecin doğal aparatı. Ancak görünen o ki Avrupa ve ABD kanadı da Kıbrıs Adası’nı İsrail için rüşvet aracına dönüştürdüler. Fransa da sürece dâhil oldu. Sebep Türkiye’nin Afrika ve Akdeniz’de artan etkisi. Kıbrıs üzerinden Türkiye ile hesaplaşma stratejisi güdüyorlar" dedi.

İsrail'in Kıbrıs'ı Türkiye'nin yumuşak karnı olarak gördüğünü kaydeden Öztürk, "İran geriliminde Kıbrıs'ı kendi garnizonları gibi kullandılar. MOSSAD, Güney'in her yerinde etkin. Havalimanı ve deniz trafiği İsrail kontrolünde. Sivil uçaklarını Güney'e nakletmeleri ve bombardımanlarda da Kıbrıs'ı ikmal üssü haline getirdiklerini gördük. Şu an İsrail, Güney'de kalan ve Rum mezalimi sebebiyle terk etmek zorunda kaldığımız köylere göz dikti. Güney'deki Yerovası köyünü sattılar" ifadelerini kullandı.

GKRY'de yabancılara büyük arazi satışlarıyla ilgili gelişmelerin, adanın demografik ve sosyal geleceğine ilişkin endişeye yol açtığı ve meselenin bir an önce kurumsal bir yanıt gerektirdiği ifade ediliyor.

Geçen yıl Politis'in internet sitesinde yer alan bir haberinde, İsrail-İran çatışmalarının ardından Rum Kesimi'ne giden İsraillilerin sayısının 15 bine ulaştığı belirtilmişti. 

"Başka bir vadedilmiş toprak gibi. Yahudiler neden Kıbrıs'tan arazi alıyor?" başlığıyla yayınlanan haberde, Kovid-19 salgını sırasında da İsraillilerin GKRY'yi arka bahçeleri gibi kullandıklarına dikkat çekilerek, Yahudi Chabad Örgütü'nün, Güney Kıbrıs'taki varlığına işaret edilmişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar