
Hristodulidis'in "Geleceği masaya yatırılmalı" açıklaması, İngiliz üslerini tartışmaya açtı
21 Mart 2026
Güncelleme: 22 Mart 2026
Rum lider Hristodulidis, İngiliz üslerinin sömürge döneminden kalan bir miras olduğunu vurgulayarak, kriz sonrası Londra ile üslerin geleceğinin açık ve kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Orta Doğu’daki kriz ve İngiliz üslerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Brüksel’deki zirvenin ardından dün sabah Bloomberg TV’ye konuşan Hristodulidis, Birleşik Krallık ile ilişkiler ve Güney Kıbrıs’taki İngiliz üsleri konusuna da değinerek, Lefkoşa ile Londra’nın bu konuyu ele alması gerektiğini söyledi. NATO üyeliği ihtimaliyle ilgili ise, “Mümkün olsaydı başvuru yapmaya hazırdık, ancak bu şu an mümkün değil” dedi.
Orta Doğu'daki krizin Güney Kıbrıs ve AB’nin savunma stratejisini nasıl etkilediği sorusuna Hristodulidis, “Öncelikle biz bölgenin bir parçasıyız. Bu savaşa hiçbir şekilde dahil değiliz. Ülkemiz operasyonlar, yatırımlar ve turizm için istikrarlı ve güvenli bir merkez olmaya devam ediyor” yanıtını verdi. Güney Kıbrıs’ın bölgeyi coğrafi ve diplomatik ilişkiler sayesinde yakından tanıdığını ve bu perspektifi Avrupa’ya aktardıklarını belirtti.
AB üyesi ülkelerin tepkisine ilişkin olarak ise, “İlk kez AB dayanışmasını pratikte gördük” diyen Hristodulidis, Yunanistan, Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’nın hızlı şekilde destek verdiğini, 42.7 maddesi resmen devreye alınmadan bunun test edilip başarılı olduğunu ifade etti. Rum lider, bu maddenin gelecekte nasıl uygulanacağının netleştirilmesi gerektiğini de ekledi.
AB’nin Orta Doğu’da daha aktif olması gerektiğini vurgulayan Hristodulidis, bölge liderleriyle temas halinde olduğunu belirterek, “Bölge ülkeleri AB’den inisiyatif bekliyor. Şimdi liderlik ve birlik zamanı” dedi. Hristodulidis, AB, ABD ve bölge ülkelerinin birlikte hareket ederek somut bir gerilim azaltma planı sunması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs’ın NATO üyeliği konusunda ise, Türkiye vetosu nedeniyle başvurunun şu aşamada anlamlı olmadığını ifade etti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile AB’nin savunma özerkliği konusunda görüş ayrılığı yaşadığını belirten Hristodulidis, Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini geliştirmesinin NATO ve ABD için de faydalı olacağını söyledi.
İngiliz üsleri konusunda Birleşik Krallık ile iyi ilişkiler olduğunu vurgulayan Hristodulidis, ancak üslerin sömürge döneminin bir mirası olduğunu belirterek, geleceğinin açık şekilde tartışılması gerektiğini ifade etti. Hristodulidis ayrıca, üslerde yaşayan 10 binden fazla Kıbrıslının güvenliği ve refahının da sorumlulukları olduğunu kaydetti.
Üslerin Kıbrıs’ı hedef haline getirip getirmediği sorusuna ise, yalnızca İngiliz üslerini hedef alan tekil bir olay yaşandığını, Güney Kıbrıs’ın krizin parçası olmadığını söyleyen Rum lider, kriz sonrası İngiltere ile tüm konuların açıkça ele alınması gerektiğini de ekledi.
Öte yandan Politis gazetesi, Hristodulidis’in “sömürge artığı” olarak niteleyerek, üsler konusunun İran savaşından sonra samimiyetle tartışılması gerektiğini açıklaması ardından, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in “Kıbrıs’ın güvenliği AB’nin güvenliğidir” diyerek buna destek verdiğini hatırlattı.
Habere göre, Avrupa Konseyi sonuç bildirgesinde; “AB Kıbrıs’ın Birleşik Krallık ile İngiliz üslerini tartışmaya açma niyetini dikkate alıyor ve gerektiğinde yardım etmeye hazırdır” ifadesine yer verildi.
Gazete, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluş Anlaşması’na dayanması ve egemen askeri üs olma özelliğinin Güney Kıbrıs’ın AB’ye girişinden sonra da özel düzenlemelerle devam etmesi nedeniyle İngiliz Egemen Askeri Üslerinin çok kompozit bir konu olduğuna, bunun gerek hukuki gerekse siyasi düzeyde herhangi bir statü değişikliğini zorlaştırdığına dikkat çekti.
Haberde, üslerin statüsünün tartışmaya açılmasının, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmelerle doğrudan bağlantılı, Kıbrıs sorununun çözüm perspektiflerine, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallığın garantörlük rolüne de sıkı sıkıya bağlı olduğuna dikkat çekilerek, bu durumun, hemen gelişme olanaklarını sınırlandırdığına işaret edildi.
Gazete, Avrupa Konseyi kararındaki ifadenin, varacağı soncu tayin etmemekle birlikte, tartışmanın başlamasına yeni bir dinamik kattığını aktardı.
"RUM YÖNETİMİNİN ÜSLER KONUSUNDA BİRBİRİYLE ÇELİŞEN AÇIKLAMALARI"
Alithia ise, “Üsler Konusunda İki Günde Dört Çizgi” başlıklı haberinde, Rum Başkanlık Sarayı’nın İngiliz üsleri konusunda ortak bir politika oluşturmak yerine "dinleyiciye ve konjonktüre göre değişen, çelişkili" mesajlar verdiğine dikkat çekti.
Rum yönetiminin, Avrupa Konseyi karar metninde AB’nin üsler konusunun tartışmaya açılmasına destek belirtilmesi üzerinde durduğunu hatırlatan gazete, söz konusu metinde hiçbir siyasi pozisyon belirlenmediğine, “Tartışmaya başlama niyetini tanıdığı ve gerekmesi halinde yardıma hazır olduğu” beyanıyla yetinildiğini, hiçbir taahhüt, siyasi açıklama veya AB’nin konuya dahil olmasıyla ilgili somut bir çerçeve ortaya konulmadığını vurguladı.
Rum yönetiminin üsler konusunu bütünüyle açmadığı, üs bölgelerinde yaşayan Rumların güvenliği konusuyla sınırlı kaldığı çizgisini ortaya koyduğuna işaret eden gazete, bu durumun meseleyi erozyona uğrattığını, ağırlık merkezini egemenlikten, gündelik hayata kaydırarak, Birleşik Krallık ile çatışma olasılığıyla ilgili tepkileri yatıştırmaya çalıştığını yazdı. Gazete, bunun, daha önce ortaya konulan "Avrupa inisiyatifi" görüntüsünü tamamen değiştirdiğine dikkat çekti.
Rum Hükümet Sözcü Vekili’nin Birleşik Krallık ile çatışmanın söz konusu olmadığı açıklamasına da dikkat çeken gazete, “Üsler sömürge kalıntısı olarak kabul edilirken, güvenlik nedeniyle ‘sorunlu unsurdan’ söz edilerek, göz ardı edilen yönler hakkında tartışma olasılığının da açık bırakıldığına” işaret etti.
Gazete, bu çizginin, üslerin statüsünü sorgulama söylemi terk edilmeden, "Londra ile ilişkileri korumak için denge kurma çabası" olduğuna işaret etti.
Habere göre, uluslararası düzeyde ise Hristodulidis, üslerin sömürge kalıntısı olduğunu, İran krizinden sonra üslerin geleceği konusunun masaya yatırılması gerektiğini söyledi.
Bu açıklamanın konuyu yeniden egemenlik düzeyine taşıdığına ve üslerin statüsünü doğrudan tartışmaya açtığına vurgu yapan gazete, “Bu da uluslararası düzeyde farklı beklentiler yaratıyor. İç kamuoyuna verilen ‘çatışmama’ çizgisinden oldukça uzak.” ifadesine yer verdi.
"AKEL DAHİL, SİYASİ PARTİLERDEN DESTEK GELDİ"
Aynı gazete, Rum siyasi partilerinin Hristoduldis’in Kıbrıs’taki İngiliz egemen askeri üsleri ile ilgili durumu gündeme getirmesine olumlu tepki verdiğini yazdı.
Habere göre, AKEL, Avrupa Konseyi sonuç bildirgesinde yer alan ilgili ifadede ve Hristodulidis’in ilgili açıklamalarında “Tartışmanın ana konusu ve hedefi net şekilde ortaya koyulmamasına" rağmen, Rum Ulusal Konseyi’nden bilgi aldıktan sonra görüşünü kapsamlı şekilde ortaya koyacağını açıkladı.
AKEL’in Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, üslerin lağvedilmesi ve Kıbrıs’ın askersizleştirilmesi gerektiğini savunduğu hatırlatılan açıklamada AKEL’in, yabancı üslerden kurtulma mücadelesine katkı koymaya hazır olduğu kaydedildi.
DİKO, Avrupa Konseyi sonuç bildirgesinde yer alan beyan ile üsler meselesinin Avrupa’nın da meselesi olduğu mesajı verildiğini belirttiği açıklamasında, “Sömürge kalıntısı İngiliz üsleri demodedir. Şu anda var olan Avrupa desteği, jeopolitik baskı ve üslerin rolüyle ilgili artan uluslararası ilgi vardır. Bu fırsatı kaçırmamalıyız. Üslerin gitmesi için, Mauritius Adası’nda yaptıkları gibi BM kararını tartışmaya açma zamanıdır.” dedi.
DİPA ve Doğrudan Demokrasi de, konunun Avrupa Konseyi sonuç bildirgesine girmesini, Von der Leyen’in sözlerini kutladı ve Hristodulidis’in bu yöndeki çabalarına destek belirtti.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar