Ektam sürecinde Çalışma Bakanlığı'na yanlış uygulama eleştirisi

24 Şubat 2026

A
A

Ektam'da, bakanlık arabuluculuk yerine ilk aşamada işyerine denetim için müfettiş gönderseydi, çalışanların mağduriyetinin en baştan önlenebileceği iddia edildi.

ZgotmplZ

Ektam Kıbrıs Ltd.’de 37 çalışanın işten durdurulmasıyla başlayan süreçte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın izlediği yöntem kamuoyunda tartışma konusu oldu.

Uzman bir Çalışma Dairesi müfettişi, bakanlığın arabuluculuk sürecini başlatmak yerine ilk aşamada işyerine müfettiş göndererek denetim yapması gerektiğini savundu. Bu adımın atılması halinde, çalışanların yaşadığı mağduriyetin daha en başında önlenebileceğini vurguladı.

BAKANLIK SÜRECİ NASIL YÜRÜTTÜ?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre süreç şu şekilde ilerledi:

  • Emek-İş Sendikası, yasal prosedürü tamamlayarak Sendikalar Mukayyitliği’ne başvurdu.
  • 5 Şubat 2026’da sendikaya toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi verildi.
  • Sendika, 42/96 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası’nın 11’inci maddesi uyarınca işvereni toplu görüşmeye çağırdı.
  • Çağrıdan sonuç alınamaması üzerine 6 Şubat’ta grev kararı alındı.
  • Bakanlık 9 Şubat’ta tarafları bir araya getirerek arabuluculuk sürecini başlattı.

Aynı gün işveren, 39 KKTC vatandaşının 6 Şubat’tan itibaren 30 günlük ihbar süresi verilerek 6 Mart 2026 itibarıyla işten durdurulduğunu Çalışma Dairesi’ne bildirdi.

11 Şubat’ta sendikanın yeniden başvurusu üzerine Bakanlık 12 Şubat için toplu görüşme çağrısı yaptı; işveren toplantıya katılmadı. Bunun üzerine sendikanın talebiyle Uzlaştırma Kurulu oluşturuldu ancak 13 Şubat’taki toplantıya da işveren katılmadı.

Bakanlık, bunun üzerine 42/96 sayılı Yasa’nın 24’üncü maddesi uyarınca işveren hakkında yasal yaptırım süreci (asgari ücretin dört katına kadar para cezası) başlatıldığını duyurdu.

UZMAN MÜFETTİŞTEN ELEŞTİRİ: ÖNCE MÜFETTİŞ GÖNDERİLMELİYDİ

MYK Haber'e görüş veren uzman bir Çalışma Dairesi müfettişi ise bakanlığın ilk aşamada arabuluculuk yerine denetim mekanizmasını devreye sokması gerektiğini savundu, yanlış uygulamaya gidildiğini öne sürdü.

Müfettişin görüşüne göre;

  • İşten durdurma süreci başlar başlamaz Çalışma Dairesi müfettişleri işyerine gitmeliydi.
  • İşverene resmi çağrı pusulası tebliğ edilmeliydi.
  • Gerekçeli işten durdurma yazıları talep edilmeliydi.
  • Mevzuata aykırılık varsa anında uyarı ve yaptırım uygulanmalıydı.

Uzman müfettiş yaptığı eleştiride “Müfettişler işverene resmi çağrı pusulasını tebliğ etmiş olsaydı, buna yanıt vermedikleri takdirde derdest emriyle getirilmeleri mümkün olacak ve işçilerin mağduriyeti de bu denli uzamayacaktı.” ifadelerine yer verdi.

Ayrıca, 22/92 sayılı İş Yasası’nın 13/3 maddesine (ihbar sürelerine ait ücretlerin üç katı tutarı işçiye tazminat olarak ödenir) atıf yapan uzman müfettiş, işverenin işten durdurma halinde gerekçeli bildirim yapma zorunluluğu bulunduğunu, aksi durumda haksız fesih hükümlerinin devreye gireceği vurguladı.

Uzman müfettiş, Çalışma Dairesi’nde üst düzey yöneticilerin bilgi ve yeterlilik eksikliği bulunduğunu ileri sürerek, uzun yıllardır birçok işverenin çalışanları gerekçesiz şekilde işten durdurabildiğini savundu.

Müfettiş, yaklaşık 20 yıldır düzenli ve kapsamlı genel teftişlerin yapılmadığını, diğer denetim ve şikâyet soruşturmalarının ise standart ve objektif kriterler yerine keyfi uygulamalarla yürütüldüğünü iddia etti. Bu denetim zaaflarının, Ektam’daki çalışanların yaşadığı mağduriyetin ortaya çıkmasında etkili olduğunu öne sürdü.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar