
Doğurganlık hızı gerileyen Türkiye, 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" olarak belirledi
2 Mayıs 2026
Son 10 yılda doğurganlık hızı, nüfusun yenilenme düzeyinin altında kalan Türkiye'de, 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak belirlendi. 5 aşamalı bir strateji açıklayan Erdoğan, "Yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz." dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak belirlendiğini söyledi.
İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen “Aile ve Nüfus 10 Yılı (2026- 2035) Vizyon Tanıtım Programı”nda konuşan Erdoğan, "Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında birey zayıflar, toplum kan kaybeder. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur." dedi.
Recep Tayyip Erdoğan, “Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir." diye konuştu.
Tayyip Erdoğan, "Doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi. Yaşlı nüfus oranımız 2025 itibarıyla yüzde 11,1'e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, AB'den hala 10 yaş daha gençtir. Ama buna rağmen biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz. 2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirledik." ifadelerini kullandı.
5 AŞAMALI STRATEJİ
Erdoğan, "Birinci stratejik önceliğimiz, aile kurumunun ve nesillerin korunmasıdır. İkinci önceliğimiz, evlilik müessesinin teşvikidir. Üçüncü önceliğimiz, doğurganlık hızının artırılmasıyken, dördüncüsü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. Beşinci ve son stratejik önceliğimiz ise kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır." şeklinde konuştu.
DOĞURGANLIK HIZI 2014'TEN İTİBAREN ARALIKSIZ DÜŞTÜ
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı araştırmaya göre, Türkiye'deki "toplam doğurganlık hızı", 2001'de 2,38 çocukken 2014'ten itibaren aralıksız düşüş eğilimine girdi. Bu doğrultuda, 2014'te 2,19 olan sayı, 2015'te 2,16'ya, 2016'da 2,11'e, 2017'de 2,08'e ve 2018'de 2'ye kadar geriledi.
2018'den itibaren ise toplam doğurganlık hızı 2'li rakamların altında kaldı. Doğurganlık hızı, 2019'da 1,89'a, sonra sırasıyla 2020'de 1,77'ye, 2021'de 1,71'e, 2022'de 1,63'e, 2023'te 1,51'e ve son olarak 2024'te 1,48'e düştü. Bu durum, nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1'in altında kaldığını gösterdi.
Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde Türkiye'nin, AB ortalamasının da altına düşebileceği uyarısında bulunuyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar