"Cinsel istismar" iddiası: Anne ve baba cezaevine gönderildi, uzman "Videoda net bulgu yok" dedi

15 Ocak 2026

Güncelleme: 16 Ocak 2026

A
A

Girne’de "çocuğa cinsel saldırı ve istismar" ile suçlanan anne ve baba, 2.5 aylığına cezaevine gönderildi. Mahkemede dinlenen adli bilişim uzmanı, ileri sürüldüğü gibi "Videoda net bir şekilde istismara rastlanmadı." görüşünde bulundu.

ZgotmplZ Nurgül Ece

Boşanma aşamasında olduğu eşinin çocuklarını kendisine göstermediği gerekçesiyle polise başvuran, ardından kızının babası tarafından "istismara uğradığı" yönünde şikayette bulunan anne D.S.'nin beyanları üzerine tutuklanan baba T.Y.Ç. ile olay anlarını videoya aldığı tespit edilen anne D.S., 13 Ocak Salı günü yeniden "çocuğa cinsel saldırı" ve "çocuğa cinsel istismar" suçlamalarıyla Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı.

Yaklaşık 8 saat süren duruşmada, zanlılar T.Y.Ç. ve D.S. savunma yaparken; Polis Data İnceleme Uzmanı Olgun Demir, Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Mustafa Sansar, zanlı T.Y.Ç.'nin annesi S.Ç., babası H.Ç., iş yerinden arkadaşı İlkay D., 25 yıllık arkadaşı Esra K. ve iş arkadaşı Okay A. tanık olarak dinlendi.

Zanlı D.S. için ise arkadaşları Merve Y. ve Laura K. tanıklık yaptı.

POLİSİN MAHKEMEYE AKTARDIĞI SÜREÇ

Duruşmanın başında söz alan polis memuru, zanlıların tutukluluk süresince yürütülen soruşturma hakkında bilgi verdi.

Polis, 23 Aralık tarihinde zanlı D.S.'nin Girne Polis Müdürlüğü'ne başvurarak, şu anda 3 yaşında olan kız çocuğunun babası tarafından kendisine gösterilmediğini ve istismara uğradığını iddia ettiğini, bu şikayet üzerine soruşturma başlatıldığını anımsattı.

"BABA ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMARDA BULUNDU"

Aynı gün baba T.Y.Ç.'nin tutuklandığını, D.S.'nin telefonunda yapılan incelemede ise Ocak 2024 tarihinde çekildiği değerlendirilen, baba ve bebeğin yer aldığı ve "çocuğa cinsel saldırı" ile "çocuğa cinsel istismar" suçlarını içerdiği öne sürülen bir video tespit edildiğini söyleyen polis, görüntülerin zanlıların o dönem birlikte yaşadıkları evin oturma salonunda, çocuğun yaklaşık 15 aylık olduğu sırada çekildiğini ve videonun anne tarafından kayda alındığını belirtti. Polis, görüntülere göre, babanın çocuğu tuttuğu sırada "cinsel istismarda" bulunduğunu iddia etti.

"DOKTOR KONTROLÜNDEN GEÇİRİLEN ÇOCUĞUN VÜCUDUNDA HERHANGİ BİR BULGUYA RASTLANMADI"

Zanlıların 24 Aralık'ta ilk kez mahkemeye çıkarıldıklarını hatırlatan polis, soruşturma kapsamında T.Y.Ç.'nin iki, D.S.'nin ise bir telefonunun emare alındığını, ayrıca zanlıların ses ve görüntü örneklerinin de alınıp Data İnceleme Şubesi’ne gönderildiğini söyledi.

Çocuğun sosyal hizmet görevlileri eşliğinde önce Girne Dr. Akçiçek Hastanesi, ardından Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde muayene edildiğini aktaran polis, yapılan kontrollerde anal ve vajinal bölgede herhangi bir bulguya rastlanmadığını, daha sonra çocuğun Sosyal Hizmetler Dairesi bünyesinde koruma altına alındığını kaydetti.

"ZANLILARIN O DÖNEM KALDIĞI EVDE ARAMA YAPILAMADI"

Polis, zanlıların ifadelerinin alındığını, olayın geçtiği iddia edilen evde arama yapmak istediklerini ancak kapının açılmaması ve evde kimin yaşadığının bilinmemesi nedeniyle arama yapılamadığını belirtti.

Her iki zanlının da Barış ve Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde muayene edildiğini ve cezai ehliyetlerinin bulunduğuna dair rapor alındığını, zanlıların 21 gündür tutuklu olduklarını belirten polis, T.Y.Ç.'nin 16 yıldır ülkede çalışma izniyle bulunan Türkiye Cumhuriyeti (TC) vatandaşı, D.S.'nin ise Kazakistan uyruklu ve beyaz kimlikle ülkede yaşayan kişiler olduğunu söyledi.

"SUÇ 6 YILA KADAR HAPİS ÖNGÖRÜYOR"

Suçun 6 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü belirten polis, zanlıların ülkede kalıcı bağlarının bulunmadığını, bu nedenle yargıdan kaçma ihtimallerinin olduğunu savunarak, 3 ay tutuklu yargılanmalarını talep etti.

SAVCI: ANNE - BABA TARAFINDAN KORUNMASI GEREKEN BEBEK BİZZAT ANNE VE BABA TARAFINDAN MAĞDUR EDİLDİ

Savcının sorusu üzerine polis, D.S.'nin sözlü beyanında "kızının istismara uğradığını" söylediğini, T.Y.Ç.'nin ise "söz konusu videodaki olayın kızıyla oyun oynarken sevme niyetiyle yapıldığını, cinsel dürtü olmadığını" iddia ettiğini aktardı.

Savcı, olayın son derece ciddi olduğunu, toplumda infial yarattığını ve "anne - baba tarafından korunması gereken bir bebeğin bizzat anne ve baba tarafından mağdur edildiğini" savundu.

BABANIN AVUKATI: VİDEODA SUÇ UNSURU YOK, MAHKEMEDE İZLENSİN

T.Y.Ç.'nin avukatı Derya Karaca, videoda suç unsuru bulunmadığını ileri sürerek görüntünün mahkemede izlenmesini talep etti.

SAVCI İTİRAZ ETTİ, YARGIÇ REDDETTİ

Ancak savcı bu talebe itiraz etti. Yargıç da, bu aşamanın yalnızca teminat duruşması olması nedeniyle videonun izlenmesi talebini reddetti.

POLİS - AVUKAT DİYALOĞU

Duruşmada polis ile avukat Derya Karaca arasında videonun içeriğine ilişkin diyalog da yaşandı.

Polis, görüntülerde "çıplak gözle görülebilecek nitelikte istismar" olduğunu savunurken, avukat bilirkişi incelemesi yapılmadan bu kanaate varılamayacağını savundu.

Zanlı anne D.S.'nin avukatı da, müvekkilinin yargılamadan kaçmayacağını, ülkede beyaz kimlikle kaldığını, sabıkası olmadığını ve cezaevi talebinin doğru olmadığını söyledi.

POLİS DATA İNCELEME UZMANI OLGUN DEMİR: ÜÇ TELEFONU TESLİM ALDIM, İNCELEME EN AZ 2 AY SÜRER

Duruşmada iddia makamı Savcılık tanığı, Polis Data İnceleme Uzmanı Olgun Demir, polis tarafından kendisine teslim edilen üç telefonda yaklaşık 4 bin fotoğraf ve 1.000'den fazla video bulunduğunu, incelemelerin en az iki ay süreceğini söyledi.

Demir, videoları inceleme amacıyla izlemediğini, yalnızca teslim sırasında gördüğünü belirtti. Uzman Demir, ülkede birçok galerinin kurşunlanması nedeniyle gündemin yoğun olduğunu da ekledi.

Olgun Demir, incelemeler tamamlandığında raporda detaylı bilgilendirmenin yer alacağını ve şubedeki görüntü uzmanlarının videoları inceleyeceğini vurguladı.

AVUKAT KARACA'DAN "VİDEODA NE GÖRDÜNÜZ?" SORUSU

Daha sonra zanlı babanın avukatı Derya Karaca, Demir'e "Videoda ne gördünüz?" diye sordu. Olgun Demir, polisin anlattığı şekilde istismar olduğunu, ancak söz konusu videoyu inceleme amacıyla izlemediğini, sürecin başlatılmadığını ve sadece videonun kopyasını aldığı sırada gördüğünü söyledi.

İncelemelerin yapılacağını belirten uzman Demir, kendisinin bir data uzmanı olduğunu ve videoların özellikle görüntü uzmanları tarafından inceleneceğini kaydetti.

"İSTİSMAR ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLEBİLECEK ŞEKİLDE AMA NET BİR ŞEY SÖYLEYEMEYECEĞİM"

Avukat, yaşanan olayda "istismarın olmadığını" savundu. Olgun Demir ise, "Yalan söyleyecek halim yok; suç, çıplak gözle görülebilecek şekildedir." dedi.

Avukat Karaca, istismarın şekline ilişkin net bir yanıt isteyince, Demir bunu net bir şekilde söyleyemeyeceğini ve polisin kendisine durumla ilgili böyle "intiba edindiği" söylediğini aktardı.

Avukat, Polis Data İnceleme Uzmanı Demir'in görevini layıkıyla yerine getirmediğini öne sürdü; Demir ise incelemeler tamamlandığında somut bilgilerin ellerinde olacağını belirtti.

ZANLI BABA: GERÇEK ORTAYA ÇIKACAK

Daha sonra zanlı T.Y.Ç. tanık kürsüsünde dinlendi.

Zanlı baba şunları söyledi:

"Gerçek ortaya çıkacak. Kızım videonun çekildiği dönemde 9 aylıktı. O dönemde devamlı pişik olduğu için annesi zıbını açık şekilde tutardı. O video öncesinde de zıbını annesi açtı. Cildi çok hassas olduğundan, çeşitli kremler de kullanıyorduk. Polise, videonun kızımın 15 aylık olduğu döneme yani 'Ocak 2024'e ait olmadığını söyledim; video kızım 9 aylıkken, Ağustos 2023'te çekildi. Benzer videolar aranacaksa, söz konusu tarih aralığına bakılmalı. Video 4K (yaklaşık 4000 piksellik yatay çözünürlüğe sahip ultra yüksek çözünürlüklü bir video formatıdır) olduğu için telefondan değil, bilgisayardan incelenmesini istedim. Çünkü telefondan izlenirse netlik kaybolacak."

"POLİS HANIMA GÖRE HÜKÜM GİYMESİ GEREKEN BİRİYİM. VİDEODA KIZIM İLE EĞLENİYORDUM"

Suç içerdiği iddia edilen videoyla ilgili olarak konuşmasını sürdüren zanlı, görüntünün kızıyla oyun oynadığı sırada annesi tarafından çekildiğini belirterek, isnat edilen suçlamaları reddetti. Zanlı, 20 gündür tutuklu olduğunu ifade ederek, "Benden izahat istenmedi, direkt tutuklandım. Polis hanıma göre hüküm giymesi gereken biriyim. Ben kızım ile eğleniyordum." dedi.

"YARGILAMADAN KAÇMAM"

Daha sonra savcı, zanlıya bazı sorular yöneltti.

Savcı, zanlıya söz konusu tutuklu yargılama talebiyle ilgili soru sorduğunda, zanlı, "Yargılamadan kaçma ihtimalim yok." dedi.

"D.S. ŞİKAYETİ GERÇEKLEŞTİRMEDEN ÖNCE BENİ 5 KEZ ARADI"

Zanlı T.Y.Ç., anne D.S.'nin şikayeti gerçekleştirmeden önce kendisini 5 kez aradığını ve daha önce de bu video ile ilgili kendisini pek çok kez tehdit ettiğini ileri sürerek, "Videoyu istediği şeyleri almak için kullandı. Her defasında birlikte polise gitmeyi önerdim. Bir suçum varsa çekmeye razı olduğumu söyledim." şeklinde konuştu.

"BAHSEDİLEN ŞEYİ YAPMADIM"

Savcı, daha sonra konu suç içerdiği iddia edilen videoyla ilgili sorular yöneltti.

Zanlı, "Bahsedilen şeyi yapmadım." diyerek videonun içeriğini yeniden anlattı.

Savcı, polis ve veri uzmanının suçun işlendiğine dair beyanları olduğunu belirterek, "Özel mahremiyete özen göstermediniz." dedi. Baba ise "Bu sizin iddianız." şeklinde yanıt verdi.

BİLİŞİM UZMANI MUSTAFA SANSAR: NET BİR ŞEKİLDE İSTİSMARA RASTLANMADI

Daha sonra zanlı T.Y.Ç.'nin avukatı Derya Karaca'nın talebi üzerine Türkiye'den gelen resmi adli bilişim uzmanı Mustafa Sansar dinlendi.

Avukat Karaca'nın kendisine iki video gönderdiğini ve bunların izlenip raporlanmasını talep ettiğini belirten Sansar, görüntüleri tek tek incelediklerini ve raporladıklarını ifade etti. Raporun detaylarını açıklayan Mustafa Sansar, görüntülerde kimlerin bulunduğunu ve kişilerin hareketlerini aktardı; ancak polis ile polis data inceleme uzmanının iddia ettiği gibi "net bir şekilde istismara rastlanmadığını" ileri sürdü.

Baba tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen "istismar içeren bir vücut hareketinin görülmediğini" de belirten adli bilişim uzmanı Sansar, bununla ilgili birkaç örnek verdi ve zanlı konumundaki şahsın çocuğu tuttuğu sırada herhangi bir farklı hareket yapmadığını savundu.

SAVCI EMAREYE İTİRAZ ETTİ: POLİSİN ELİNDEKİ VİDEO DEĞİL

Daha sonra savcı, Sansar'ın incelediği videonun polis emaresindeki video olmadığını ve bu incelemenin sürece etkisinin bulunmadığını belirterek, emareye itiraz etti. Adlı bilişim uzmanı Sansar ise bir avukatın, "konu dışındaki başka bir videoyu kendisine göndermeyeceğini düşündüğünü" ifade etti.

TANIKLAR, ZANLILARA KEFİL OLDU

Daha sonra zanlı baba T.Y.Ç.'nin annesi, babası ve 3 arkadaşı tanık olarak dinlendi. Arkadaşları, zanlının yargılamadan kaçmayacağını belirterek kefil oldu.

Ardından zanlı anne D.S.'nin 2 arkadaşı da, arkadaşlarının yargılamadan kaçmayacağını ifade ederek kefil oldu.

ZANLI ANNE: VİDEODA POLİSİN ANLATTIĞI KADAR BİR DURUM OLMADI

Duruşma sırasında söz hakkı tanınan ancak konuşmak istemeyen zanlı anne D.S., daha sonra konuşmak istediğini belirtti.

Savcı, zanlıya söz hakkı tanındığını fakat zanlının bu hakkı kullanmadığını söyledi.

Yargıç ise zanlının talebini kabul ederek söz almasına izin verdi.

Zanlı D.S., "Başta avukatının konuşmasından dolayı söz almak istemediğini" belirtti. Yargılamadan kaçmayacağını ve kızının burada yaşadığını söyleyen anne, "videoda polisin anlattığı kadar bir durum olmadığını" anlattı.

Savcının ama "İstismar var değil mi?" şeklindeki sorusu üzerine "Evet, sadece öpme var" yanıtını verdi, "Polisin, bana çocuğumu almak için yardım edeceğini düşündüm." diye ekledi.

"BABASI MADDİ OLARAK ÇOK DESTEK OLDU, AMA BEN DE İLGİLENDİM"

Zanlı anne, çocuğunun babası ve avukatının "Çocukla ilgilenmezdi." yönündeki iddialarına da değinerek, "Babası maddi olarak çok destek oldu, ama ben de ilgilendim." dedi.

MAHKEMENİN KARARI

Yargıç, tarafların dinlenmesi sonrası, polisin ve savcının zanlıların tutukluluk talepleri, avukatların ise teminatla serbest kalmaları yönündeki taleplerine ilişkin kararını açıkladı.

Yargıç, zanlı babanın ülkede çalışma izniyle bulunduğunu, kirada oturduğunu ve taşınmaz malının olmadığını; yalnızca taşınır mallara sahip olduğunu belirtti. Yargıç ayrıca, sağlık ve iş alanlarından dolayı sık sık yurt dışına çıktığını ve mesleği gereği diğer ülkelerde de hizmet verdiğini ifade etti.

Zanlı anne ile ilgili olarak ise yargıç, kirada oturduğunu beyan ettiğini ancak bunu mahkemeye belgelemediğini, ne taşınır ne de taşınmaz malının bulunmadığını kaydetti.

75 GÜNLÜĞÜNE CEZAEVİNE GÖNDERİLDİLER

Yargıç, 20 gündür tutuklu olan zanlıların, tutukluluk süresinin 75 günü aşmamak üzere cezaevine gönderilmesine karar verdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İLGİLİ HABERLER


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar