Rum sözcü: Türkiye müzakere masasına dönmeli, BM çerçevesiyle yeniden uyum sağlamalı

A
A

Guterres'in genişletilmiş konferans niyetinin, Kıbrıs sorununun özüne dönüş için fırsat yarattığını kaydeden Rum sözcü Letimbiotis, "Ancak en önemlisi Türkiye'nin BM çerçevesiyle uyum sağlayıp, müzakere masasına dönmesi." dedi.

ZgotmplZ

Güney Kıbrıs Rum Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeni ve genişletilmiş bir konferans düzenleme niyetinin, "Kıbrıs sorununun özüne dönülmesi için net bir olasılık yarattığını” söyledi.

Kıbrıs Rum Haber Ajansı'nın (KIPE) haberine göre; 1930'lar ve 1970'ler arasında çeşitli dönemlerde hayatını kaybeden Baf'ın Letimbu köyünden beş kişi için düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorunundaki gelişmelere değinen Letimbiotis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in göreve geldiği ilk günden itibaren müzakere sürecinin yeniden başlatılmasını en yüksek ulusal öncelik olarak belirlediğini söyledi.

Bu çabanın somut sonuçlar verdiğini belirten Letimbiotis, bunlar arasında BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi’nin atanmasını, Cenevre ve New York’taki genişletilmiş toplantıları, BM Genel Sekreteri’nin sürece kişisel katılımını ve 16 yıl aradan sonra Kıbrıs’ı ziyaret etmesini sıraladı.

Letimbiotis, Guterres’in yeni ve genişletilmiş bir konferans düzenleme niyetinin, kendi ifadesiyle "Kıbrıs sorununun özüne geri dönme konusunda net bir olasılık yarattığını" belirtti.

Yeni hareketlilik sürecinin; BM Güvenlik Konseyi kararlarından, üzerinde mutabık kalınan çerçeveden ve Crans - Montana’ya kadar uzanan müzakere kazanımlarından kaynaklanan belirli bir siyasi temele dayandığını ifade eden Letymbiotis, "Zaman, işgalin oldubittisini meşrulaştırmaz, bölünme arayışını da gizleyemez." dedi.

"AVRUPA PERSPEKTİFİ İLE İŞGALİN SÜRDÜRÜLMESİ BAĞDAŞMAZ"

Letimbiotis ayrıca, Avrupa Birliği’nin (AB) BM’nin çabalarına daha aktif biçimde katılmasının önemine dikkat çekti.

Avrupa Konseyi sonuçlarının, AB - Türkiye ilişkilerinin Kıbrıs sorununda kaydedilecek ilerlemeye bağlanmasının ve Raffaele Fitto’nun AB’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmasının "yeni bir siyasi gerçeklik" yarattığını belirtti.

"Avrupa perspektifi ile 'işgalin' sürdürülmesi siyasi olarak bağdaşmaz." iddiasında bulunan Letimbiotis, AB ile ilişkilerinde önemli bir gelişme arayan herkesin, öncelikle tam üyesi olduğu AB’nin bir üye devleti olan Kıbrıs’ta uluslararası ve Avrupa hukukuna saygısını uygulamada göstermesi gerektiğini söyledi.

Rum Hükümet Sözcüsü, Güney Kıbrıs'ın müzakere gücünü artırmak ve aktif bir dış politika izlemek amacıyla diplomatik, ekonomik ve savunma alanlarında güçlendirildiğini de ifade etti.

"Her türlü çabaya samimi bir çözüm arayışı ve ilkelerimize sarsılmaz bir bağlılıkla yaklaşıyoruz." diyen Letimbiotis, hedeflerinin "işgal güçleri, çağdışı garantiler ve müdahale hakları olmadan özgür ve birleşik bir Kıbrıs" olduğunu yineledi.

Letimbiotis anma konuşmasını, mücadelenin "nihai haklılığa ulaşılana kadar", Kıbrıs’ın "özgürleştirilmesi ve yeniden birleştirilmesi" hedefiyle sürdürüleceği yönündeki taahhütle tamamladı.

"TÜRKİYE, BM ÇERÇEVESİYLE YENİDEN UYUM SAĞLAMALI"

Törenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Letimbiotis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, barış çabasının Türkiye’yi sürece dahil etmeden iki lidere dayandığı yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Rum Basın Enformasyon Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre Letimbiotis, "BM Genel Sekreteri’nin kendisi, yalnızca çok önemli değil, aynı zamanda tarihi nitelikteki ziyaretinde; gerek Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin ardından, gerekse Sayın Erhürman ile görüşmesinden sonra ve Kıbrıs’tan ayrılmadan önce yaptığı açıklamalarda, garantör güçlerin bu çabada üstlenmeleri gereken rolün altını çizdi." dedi.

BM Genel Sekreteri’nin kararlılığının somut ilerlemeye ve müzakerelerin yeniden başlamasına dönüşebilmesi için tüm taraflardan gerçek bir siyasi irade gerektiğini belirten Letymbiotis, şöyle devam etti:

"Ancak her şeyden önce ve bu son birkaç on yıldır zaten bilinen bir durumdur; ne yazık ki BM Güvenlik Konseyi kararlarının belirlediği çerçevenin dışında bulunan ve BM Genel Sekreteri’nin görev yetkisinin de dayandığı bu çerçevenin dışında olan 'işgalci' Türkiye’den gerçek bir siyasi irade gerekmektedir."

Letimbiotis, çabalarını BM Genel Sekreteri’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, Genel Sekreter’in kişisel temsilcisiyle yakın koordinasyon ve iş birliği içinde sürdüreceklerini söyledi.

26 Ağustos’ta Hristodulidis ile Tufan Erhürman’ın görüşeceğini hatırlatan Letimbiotis, iki liderin güven artırıcı önlemlerle ilgili bazı unsurları görüşme fırsatı bulacağını ifade etti.

Geçiş noktaları konusunda BM Genel Sekreteri’nin sunduğu önerinin bilindiğini belirten Letimbiotis, Rum liderin bu öneriyi BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs ziyareti sırasında kabul ettiğini söyleyerek, "Samimi bir siyasi irade ve diğer taraftan da aynı yapıcı tutumu bekliyoruz ki orada da ilerleme sağlanabilsin." dedi.

Hükümet Sözcüsü açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

"Öncelikli ve en yüksek öneme sahip olan mesele, Türkiye’nin müzakere masasına dönmesi ve BM çerçevesiyle yeniden uyum sağlamasıdır."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Tüm Yorumlar