
Hristodulidis'ten Isaak ve Solomu sözü: 18 tutukluluk emrinin uygulanmasına çabalayacağız
Güncelleme:
Hristodulidis, 1996’da Derinya’da öldürülen Isaac ve Solomu’nun ölümlerinden sorumlu olanların hesap vermesi gerektiğini belirterek, 18 tutuklama emrinin uygulanması için çabaları artıracaklarını söyledi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, 1996 yılında Derinya yakınlarındaki ara bölgede çıkan iki ayrı olayda hayatını kaybeden Tasos Isaak ve Solomos Solomu için Paralimni’de düzenlenen anma etkinliğine katıldı.
Etkinlikte konuşan Hristodulidis, "Tasos, kana susamış katillerinin ellerinde insanlık dışı bir şekilde şehit edildi. Solomos ise insanlığın, tüm dünyanın gözleri önünde, yasa dışı işgalin sembollerini ortaya çıkarırken öldürüldü." ifadelerini kullandı.

"18 TUTUKLAMA EMRİ ÇIKARILDI"
Hristodulidis, Ağustos 1996’da yaşanan olaylara ilişkin fotoğrafların "iki korkunç suçun inkâr edilemez belgeleri" olduğunu öne sürerek, bu suçların hem "ahlaki sorumluları" hem de "fiili failleri" bulunduğunu savundu.
Bu kapsamda, iki kişinin ölümüyle bağlantılı olduğuna inanılan kişiler hakkında 18 tutuklama emri çıkarıldığını açıklayan Hristodulidis, "işgal rejiminin ve elbette Türkiye’nin söz konusu tutuklama emirlerini uygulamayı reddetmesine rağmen, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bu emirlerin uygulanması için çabalarını yoğunlaştıracağı" sözünü verdi.

Hristodulidis, "Bunu biliyoruz ve bazı diğer davalarda uygulamada kanıtladık. Hatta kısa süre önce mülk gaspçıları konusunda bu meseleyle ilgili kamuoyu önünde tehdit edildik. Bir şeyin olmasını istediğimizde bunun gerçekleşeceğini biliyoruz. Size bunu yapacağımıza söz veriyorum." dedi.
1996 yılında Derinya yakınlarındaki ara bölgede düzenlenen iki ayrı gösteride hayatını kaybeden Tasos Isaak ve Solomos Solomu’nun ölümlerinden sorumlu olanların "hesap vermesi ve cezalandırılması" çağrısında bulundu.
Etkinliğin ardından sosyal medya paylaşımında da bulunan Hristodulidis, "Bazen bazı sözler, bir halkın ve bir ulusun ortak hafızasına kazınan, yiğitlikle özdeşleşen, fedakârlığın simgesi ve özgürce yaşama hakkını talep eden herkes için bir ışık haline gelen görüntüleri anlatmaya yetmez." ifadelerini kullandı.

İki kişinin ölümünün üzerinden 30 yıl geçtiğini belirten Hristodulidis, "30 yıl önce Tasos Isaak ve Solomos Solomu’nun trajik kahramanlar olarak yer aldığı iki böylesine sarsıcı görüntü kayda geçti." dedi.
Hristodulidis, Isaak ve Solomu’nun ölümlerinin, "1974’ten bu yana işgalci Türkiye’nin vatanımızda gerçekleştirdiği hukuksuzluğu tüm insanlığın gözleri önüne serdiğini" ve Kıbrıslı Rumların "toprağa karşı kendi sorumluluklarını" ortaya koyduğunu savundu.
"Isaak ve Solomu’yu öldürenlerin hesap vermesi ve cezalandırılması halkımızın ortak talebidir; Avrupa Birliği’nin yükümlülüğü, uluslararası toplumun görevidir." diyen Hristodulidis, "Adalet intikam değildir; bu bir ilke meselesidir. Bu bir onur meselesidir." ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
8 Ağustos 1996’da, Rumların öncülüğünde, başta Yunanistan olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinden gelen motosikletli fanatikler, GKRY ile KKTC’yi ayıran sınırı aşarak Derinya bölgesinden Türk tarafına yasa dışı yollardan geçti. Bu sırada çıkan olaylarda Tasos İsaak yaşamını yitirmişti.
Bu olaydan altı gün sonra, 14 Ağustos 1996'da, İsaak'ın ölümünü protesto etmek için düzenlenen ikinci gösteri sırasında Isaak'ın kuzeni Solomos Solomu, uyarılara rağmen Derinya bölgesindeki sınırı geçip, sınır hattındaki Türk bayrağının bulunduğu direğe tırmanarak bayrağı indirmeye teşebbüs etmiş, bu sırada bir Türk askeri tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybetmişti.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar