
Güney Kıbrıs'tan BM'ye, Türkiye'nin "doğal gaz boru hattı" şikayeti
Güncelleme:
Rum yönetimi, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan denizaltı doğal gaz boru hattı mutabakatını BM’ye şikayet ederek projenin Güney Kıbrıs’ın egemenlik ve yetkilerini ihlal ettiğini savundu.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında doğal gaz taşınmasını sağlayacak denizaltı boru hattının inşasına ilişkin 10 Temmuz 2026’da imzalanan mutabakat zaptını Birleşmiş Milletler’e şikayet etti.
Philenews’in CNN Greek’e dayandırdığı habere göre, Güney Kıbrıs'ın BM Daimi Temsilcisi Maria Mihail tarafından gönderilen mektupta, mutabakat “yasa dışı” olarak nitelendirildi ve anlaşmanın KKTC ile imzalandığı savunuldu.
Mektupta, Türkiye’nin projeyi GKRY’nin onayı olmadan hayata geçirmeye çalışmasının Güney Kıbrıs’ın egemenliğini ihlal ettiği öne sürüldü. Türkiye’nin 21 Temmuz’da Oruç Reis, Denar Explorer, Denar Pathfinder ve Denar Surveyor araştırma gemilerinin kullanılmasına ilişkin denizcilik uyarısı yayımladığı belirtilerek, projenin hazırlık çalışmalarının başladığı iddia edildi.
Rum yönetimi mutabakatın uluslararası hukuk açısından geçersiz olduğunu savunarak, BM Güvenlik Konseyi’nin 541 ve 550 sayılı kararlarına atıfta bulundu.
Mektupta ayrıca denizaltı doğal gaz boru hattının Güney Kıbrıs’ın karasuları ve münhasır ekonomik bölgesi/kıta sahanlığı üzerindeki hak ve yetkilerini ihlal edeceği ileri sürüldü.
"YENİ BİR STRATEJİK BAĞLANTI OLUŞTURULUYOR"
GKRY, projenin Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ı Türkiye ana karasına kalıcı şekilde bağlamaya yönelik politikalarının bir parçası olduğunu savundu. Denizaltı doğal gaz hattının yalnızca bir enerji projesi olmadığı, gelecekte Güney Kıbrıs’ın egemenlik ve egemenlik haklarının bulunduğu deniz alanlarından çıkarılacak doğal gazın Türkiye’ye taşınmasını kolaylaştırabileceği öne sürüldü.
Mektupta, projenin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması çabalarının sürdüğü hassas bir dönemde gündeme geldiği belirtilerek, bu tür adımların iki toplum arasındaki güveni zedelediği ve adadaki bölünmüşlüğü daha da pekiştirdiği iddia edildi.
Rum hükümeti, BM’den Türkiye’ye uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uyması, Güney Kıbrıs’ın egemenliğine, haklarına ve yetkilerine saygı göstermesi ve söz konusu mutabakatın uygulanmasından vazgeçmesi yönünde açık mesaj verilmesini istedi. Mektupta ayrıca ilgili tüm faaliyetlerin derhal sona erdirilmesi talep edildi.
"Bu tür tek taraflı adımlar, özellikle kışkırtıcı açıklamalar ve yeni oldubittiler yaratma girişimleriyle birlikte değerlendirildiğinde, barışa, istikrara veya uzlaşmaya katkı sağlamamaktadır." denilen mektupta, bu girişimlerin iki toplum arasındaki güveni zedelediği, BM Genel Sekreteri ve iyi niyet misyonunun çabalarını zorlaştırdığı, anlamlı müzakerelerin yeniden başlaması ihtimaline zarar verdiği ve adadaki bölünmüşlüğü daha da pekiştirdiği savunuldu.
Kıbrıs Cumhuriyeti, mektubun BM Genel Kurulu’nun gündemindeki 40 ve 75 numaralı başlıklar altında Genel Kurul belgesi olarak dağıtılmasını, ayrıca Okyanuslar ve Deniz Hukuku İşleri Bölümü’nün internet sitesinde ve bir sonraki Deniz Hukuku Bülteni’nde yayımlanmasını talep etti.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar