
"Kıbrıs'ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir, iki ayrı egemen iradedir"
23 Haziran 2026
Kıbrıs Türklerinin davasının müzakere masalarında aşındırılmış formüllere, oyalamalara, Rum tarafının oyunlarına teslim edilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Kıbrıs'ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir, iki ayrı egemen iradedir." dedi.
Türkiye’deki siyasi partilerden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Avrupa Parlamentosu raporunun Kıbrıs ve Mavi Vatan başlıklarında takındığı tavırı "eski bir hesabın denizlere uzanan yeni perdesi" şeklinde nitelendirdi.
Mavi Vatan'ın "saldırganlık", Türkiye-Libya mutabakatının "hukuksuzluk", Kıbrıs Türkü'nün egemenlik talebinin "ayrılıkçılık" gibi gösterilmeye çalışıldığını belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bu zihniyet, Türk milletinin denizlerdeki iradesini Antalya Körfezi'ne hapsetme rüyasını hala diri tutmaktadır. Fakat ne tarih onların istediği gibi yazılmıştır ne coğrafya onların heveslerine göre çizilmiştir ne de Türk milleti kendi hakkını başkalarının iki dudağı arasından süzülecek söze bırakacak tıynettedir. Kıbrıs davasının kökleri derindedir. 1950'lerden itibaren Enosis hayali Ada'nın üzerine kara bir gölge gibi çökmüştür. EOKA terörü, Kıbrıs Türkü’nün canına, malına, varlığına ve istikbaline kastetmiştir.
1960 ortaklık devleti, Rum tarafının Türkleri eşit kurucu ortak olarak görmek istememesi nedeniyle kısa sürede işlemez hale getirilmiştir. Akritas Planı'yla Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliği yok edilmek istenmiş, 1963’ün Kanlı Noel karanlığı Ada'da Türk varlığına yönelen soykırım siyasetinin en acı sayfalarından biri olmuştur. Kıbrıs Türkü yıllarca kuşatma altında yaşamıştır. Köyler yakılmış, ocaklar söndürülmüş, çocuklar yetim, analar gözü yaşlı bırakılmıştır. 1974'e gelindiğinde bıçak kemiğe dayanmış, 'Ayşe tatile çıkmıştır', Türkiye, garantörlük hukukundan doğan hakkını kullanmış, Kıbrıs Barış Harekatı'yla Ada'da yalnız Türk'ün değil, barışın ve dengenin de teminatı olmuştur. Bugün hala bu tarihi yok sayarak Türkiye'ye Kıbrıs dersi vermeye kalkışanlar, hakikatin üstünü örtemezler."
“KIBRIS'TA HAKİKATİN ADI İKİ MİLLETTİR"
Bahçeli, Kıbrıs konusunda Türkiye'ye eleştiri yönelten çevrelere tepki göstererek, "Kıbrıs'ta Enosis hayalini 'self determinasyon' kılıfında pazarlayanlar, terör örgütü EOKA'yı bağımsızlık mücadelesi makyajıyla aklamaya çalışanlar, Akritas Planı'nın kanlı hesabını teferruat gibi göstermeye yeltenenler, Kıbrıs Türkü'nün 1963'ten 1974'e uzanan direnişini görmezden gelenler bugün bize insanlık dersi veremezler." ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türklerinin davasının müzakere masalarında aşındırılmış formüllere, oyalamalara, Rum tarafının oyunlarına teslim edilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Kıbrıs'ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir, iki ayrı egemen iradedir." dedi.
Bahçeli, 1963'ün karanlık gecelerini, 1974'te Romalıların deyimiyle "Rubikon'un nasıl geçildiğini" tarihin bütün detaylarıyla yazdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin hukuk temelinde tartışmaya açık olmayan etkin ve fiili garantörlüğünü tartışmaya açmaya çalışanlar, bu topraklardaki varoluş kavgalarımızı ya unutmuş ya da unutturmak istemektedir. Biz unutmadık, size de unutturmayacağız. Kıbrıs Türkü'nü Avrupa Birliği'nin kör tarafgirliğinin, Rum-Yunan ikilisinin bitmeyen şımarıklığının insafına terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, büyük Türk milletinin deniz jeopolitiğinde ileri karakolu, milli güvenliğimizin güney cephesindeki kilit taşı, Mavi Vatan ufkumuzun ayrılmaz parçasıdır.
Türkiye kendi denizlerinde seyirci değildir. Türkiye kendi kıyılarında bekçi kulübesine hapsedilecek bir devlet değildir. Adalar Denizi, egemenlik, güvenlik ve milli haysiyet sahasıdır. Doğu Akdeniz, Anadolu'nun mavi kapısı, Kıbrıs Türkü'nün hayat alanı, enerji denklemlerinin merkez üssü, deniz yetki alanlarımızın nirengi noktasıdır. Mavi Vatan, denizlerdeki Misakımilli şuurudur. Rum-Yunan ikilisinin tarih boyunca değişmeyen hatası, Türk sabrını yanlış okumak olmuştur. Onlar Türk'ün sessizliğini çekingenlik, diplomasi arayışını zayıflık, barış arzusunu geri adım sanmışlardır. Her defasında yanılmışlardır. Bugün de yanılmaktadırlar."
"TURAN KORİDORU'NDAN HAYAT BULACAK"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, dünyaya Ankara'dan baktıklarını, Türkçe okuduklarını, yarını dünün ışığında Türkçe tayin ettiklerini belirtti.
Türkiye'nin uluslararası diplomaside öne çıkan girişimlerine dikkati çeken Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Turan Koridoru'ndan hayat bulacak Avrupa-Asya bağlantısına kadar yeni jeopolitik sayfayı okuyan Türkiye'dir. Doğu Akdeniz'de enerji denklemlerinin dışında bırakılmak istenen, fakat sahada ve masada varlığını kabul ettiren Türkiye'dir. Son sözü söylemeden ne Adalar Denizi'nde ne de Doğu Akdeniz'de kalem oynatılamayan ülke Türkiye'dir. Bütün bunları görmeden Türkiye'ye rapor yazanlar, haritaya bakıyor ama bizi göremiyorlar, bizi tanımıyorlar, sonraki adımımızı kestiremiyorlar, ufkumuzu kavrayamıyorlar.
Avrupa'nın kibir sarhoşluğundan mütevellit içine düştüğü feraset yoksunluğu gün gibi ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti devletine, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları'na, Mavi Vatan davamıza ve yavru vatanımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerindeki politikalarımıza çamur atmaya kalkıp Ankara'dan stratejik işbirliği bekleme devri çoktan kapanmıştır. Brüksel istediği kadar kalem oynatsın, Ankara'dan duyulan sadece izansızlığın yankısıdır."
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar