
Üstel: Kararname yasal ve anayasal çerçevede çıkarıldı
31 Mart 2026
Güncelleme: 1 Nisan 2026
Başbakan Ünal Üstel ise kararnameyi yasal ve anayasal çerçevede çıkarıldığını vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erhürman'ın eleştirilerine tepki gösterdi.
Hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulmasını öngören yasa tasarısı, Meclis sürecine girmeden Yasa Gücünde Kararname ile uygulamaya kondu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, kararnameye ilişkin açıklamasında, uygulamanın anayasal düzeni ve kriz yönetimi açısından güveni zedelediğini belirterek Cumhurbaşkanlığı’nın kayıtsız kalmayacağını duyurdu.
BAŞBAKAN ÜSTEL’DEN YANIT
Başbakan Ünal Üstel, Erhürman’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Üstel, devlet yönetiminin hukuka, kurumlar arası saygıya ve ciddiyete dayalı yürütüldüğünü vurguladı. Kararnamenin “saklanarak yapılan bir işlem” olmadığını, Meclis’te yaşanan gecikmeler nedeniyle Anayasa’nın verdiği yetkiyle çıkarıldığını belirtti.
Üstel şu açıklamayı yaptı:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin saygıdeğer halkı;
Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın, hayat pahalılığı ödeneğinin 9 ay süreyle durdurulmasını öngören ve hükümetimiz tarafından yürürlüğe konan Yasa Gücünde Kararnameye ilişkin, bir sosyal medya platformu olan Facebook üzerinden yapmış olduğu, devlet ciddiyeti ve anayasal teamüllerle bağdaşmayan talihsiz açıklamalarını esefle takip etmiş bulunmaktayım.
Devlet yönetimi, günübirlik siyasi kaygılarla veya popülist söylemlerle değil; ciddiyet, kurumlar arası asgari saygı ve her şeyden önemlisi hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülür. Devlet geleneğimizin en temel kuralı şudur: Devletin dili yazıdır. Devlet işleyişi, resmi makamların kurumsal yazışmaları, yasal süreçler ve anayasal mekanizmalar üzerinden ilerler.
Devletin ve toplumun birliğini temsil etmesi gereken en yüce makamın, kurumsal diyalog yollarını tüketmeden veya resmi hukuki itiraz mekanizmalarını işletmeden, sosyal medya üzerinden kamuoyuna mesaj vererek bir "güven bunalımı" algısı yaratmaya çalışması kabul edilemez. Sayın Erhürman’ın devletin resmi kanalları yerine Facebook'u tercih eden bu yaklaşımı, maalesef kendisinin hala Parti Genel Başkanı siyasi reflekslerinden kurtulamadığını ve tarafsız, kucaklayıcı Cumhurbaşkanlığı makamının ağırlığını tam anlamıyla içselleştiremediğini göstermektedir.
Sayın Cumhurbaşkanı açıklamasında, Meclis sürecinde yaşanan tıkanıklığın ardından hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulması kararının Yasa Gücünde Kararname ile alınmasını "saklanarak yapılan bir işlem" olarak nitelemiş ve bunun "güveni darmadağın ettiğini" iddia etmiştir.
Bilinmelidir ki; hükümetimiz, küresel çapta yaşanan ve ülkemizi de derinden etkileyen ekonomik zorluklar karşısında, devletin mali yapısını ayakta tutmak ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini sağlamak gibi ağır ve tarihi bir sorumluluk taşımaktadır. Meclis zemininde yaşanan gecikmeler ve tıkanıklıklar karşısında, Anayasa'nın yürütme organına tanıdığı Yasa Gücünde Kararname çıkarma yetkisi, tam da bu tür acil, elzem ve kamu yararı gerektiren durumlarda devletin işleyişinin kesintiye uğramaması için vardır. Ortada devletin kurumsal yapısından "saklanarak" yapılan bir işlem değil; sorumluluk almaktan kaçınmayan, ülkenin yüksek menfaatleri için şeffaflıkla elini taşın altına koyan bir hükümet iradesi söz konusudur.
Hükümetimizin meclis iradesi ve Anayasa'nın tanıdığı yetkiler çerçevesinde çıkardığı bu kararname, tamamen yasaldır ve Anayasamıza uygundur.
Hukuk devletlerinde idari ve yasal işlemlerin denetim mercii sosyal medya mecraları veya kişisel profiller değil, bağımsız yargı organlarıdır. Sayın Cumhurbaşkanı, şayet yürürlüğe giren bu kararnamenin anayasaya aykırılığı yönünde hukuki bir kanaat taşıyorsa, yapması gereken şey klavye başına geçerek kamuoyunda haksız bir infial ve endişe yaratmak değildir.
Hukuk ve anayasa düzeninin korunması, sosyal medyada siyasi polemikler üreterek değil, ancak anayasal kurumların ve hukuki yolların doğru işletilmesiyle mümkündür. Kurumlar arası çatışma yaratmak yerine, kuvvetler ayrılığı ilkesine, yargı yollarına ve devletin kurumsal işleyişine saygı göstermek "Devletin Başı" sıfatını taşıyan makamın asli görevidir.
Bizler, halkımızdan aldığımız yetkiyle ve Anayasa'dan aldığımız güçle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni bu zorlu süreçten çıkarmak ve refaha taşımak için kararlılıkla, şeffaflıkla ve hukuka bağlılık ilkesiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu ülke, hepimizin ortak değeridir; ancak bu değer, anayasal nizama, devlet ciddiyetine ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalarak korunabilir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar