
"Rum halkı korku ve huzursuzluk içinde, KKTC'de böyle bir endişeye rastlayamazsınız"
5 Mart 2026
Güncelleme: 5 Mart 2026
Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs'taki üslerin savaşın bir parçası haline getirilmesinin Güney Kıbrıs’ı fiilen çatışmanın tarafı haline getirdiğini söyledi.
TAK
Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte Ercan Havalimanı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.
Başbakan Ünal Üstel, Cevdet Yılmaz’ı bir kez daha ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte Ercan Havalimanı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.#MYKHaber #KKTC #Kıbrıs pic.twitter.com/hJqRCy3PF4
— MYKibris.com (@MYKibris) March 5, 2026
Cevdet Yılmaz’ın gerçekleştirdiği ziyaretin, iki ülke arasındaki güçlü bağların ve ortak geleceğe yönelik kararlılığın açık bir göstergesi olduğuna değinen Başbakan Üstel, "Her zaman vurguluyorum ancak bir kez daha açıkça ifade etmek istiyorum ki; Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, sıradan devletler arası ilişkilerin çok çok ötesindedir. Bizim ilişkilerimiz; tarihi bir derinliğe, ortak bir kadere, sınırsız bir güvene ve güçlü bir gelecek vizyonuna dayanan yaşamsal bir kardeşlik ilişkisidir. Kıbrıs Türk halkı ile Anavatan Türkiye arasındaki bağ, hayati ve vazgeçilmez bir bağdır." dedi.
ABD ile İsrail’in İran’a başlattığı saldırı sonrasında, adanın çevresinin ateş çemberine döndüğünü söyleyen Başbakan Üstel, "Adamızın üzerinde füzeler dolaşmakta, fırlatılan dronlar Kıbrıs’ın güneyinde patlamaktadır. Ne yazık ki son dönemlerde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı yanlış ve sorumsuz adımlar, adamızı hiç istemediğimiz bir savaş ortamının içine sokmuştur." dedi.
"GÜNEY KIBRIS'TA YAŞAYAN RUM HALKI KORKU İÇİNDEDİR VE CİDDİ BİR HUZURSUZLUK YAŞAMAKTA"
Üstel, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Fransa ve İsrail ile imzalanan askeri anlaşmalar, adanın güneyinde başlatılan yabancı güçlere üs verme yarışı ve hâlihazırda bulunan İngiliz üslerinin savaşın bir parçası haline getirilmesi; Güney Kıbrıs’ı fiilen çatışmanın tarafı haline getirmiştir.
Bugün Güney Kıbrıs’ta yaşayan Rum halkı korku içindedir ve ciddi bir huzursuzluk yaşamaktadır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yaşanabilecek her türlü olasılığa karşı gerekli tüm hazırlıkları yapıyor olsak da, KKTC’de böyle bir endişeye rastlayamazsınız.
Çünkü insanımız Türkiye’ye güvenmektedir. Çünkü bizim güvencemiz de, garantörümüz de, kardeşimiz de Türkiye’dir.
Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkının güvenliği için taşıdığı rolün önemi bir kez daha açık şekilde ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’nin garantörlüğü ve adadaki varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki dengelerin korunması açısından hayati öneme sahiptir.
Bu vesileyle Anavatan Türkiye’ye ve Türk milletine, Kıbrıs Türk halkına verdikleri güçlü destek için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Değerli basın mensupları; bu adanın üç garantör ülkesi vardır. Yunanistan, 1963’ten 1974’e ve en nihayetinde 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği son darbe ile bu adaya savaşlar getirmiştir.
İngiltere üslerini savaşın bir parçası haline getirerek adayı bir kez daha çatışma riskinin içine sürüklemiştir.
Bu adaya tek barışı getiren ve bu barışın 50 yılı aşkın süredir kalıcı olmasını sağlayan garantör ülke Türkiye’dir.
Kıbrıs Türk halkı bu gerçeği en iyi bilen halklardan biridir. Çünkü bizler, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile özgürlüğümüzü, güvenliğimizi ve onurlu geleceğimizi koruma imkânına kavuşmuş bir milletiz.
O gün Anavatan Türkiye’nin kararlı iradesi sayesinde Kıbrıs Türk halkı yok olmaktan kurtulmuş, bugün sahip olduğu güvenliğe ve devlete ulaşmıştır.
Bugün de aynı gerçek geçerlidir: Anavatan Türkiye’nin desteği, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin ve geleceğinin en güçlü teminatıdır.
1960 Anayasası’nı yok sayarak, ortadan kaldırarak, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal ederek, kendini Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek egemen gücü olarak gören Rum yönetiminin Kıbrıs Türk toplumunu yok sayarak imzaladığı askeri iş birliği antlaşmalarına da biz müdahale edemiyoruz.
Bu durum bize çok açık bir gerçeği göstermektedir: Egemenlik devletler için vazgeçilmezdir. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği de tartışmaya açık değildir.
Biz egemen eşitlikten asla taviz vermiyoruz ve vermeyeceğiz."
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar