
Küçük'ten Arıklı'ya tarihi soru: Ek protokol imzalanmazsa hükümetten ayrılacak mısınız?
17 Şubat 2026
UBP’li Küçük, Bakan Arıklı’ya Meclis kürsüsünden, “Ek protokol uzlaşı masasındaki çerçevede imzalanmazsa hükümetten ayrılacağınızı söylediniz. Verdiğiniz sözün arkasında duracak mısınız? Vereceğiniz cevap oyumu doğrudan etkileyecek." diye seslendi.
Haber Merkezi - Aslı Kabo
KKTC ile Türkiye arasında imzalanan fiber optik protokolünün Cumhuriyet Meclisi’nde dün saat 18.15’te başlayan görüşmesi, oylama yapılmadan yaklaşık 19 saatlik oturumun ardından sona erdi.
Oturumun kapatılması öncesi söz alan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Küçük, komite üyesi olarak bu protokolü sadece bir siyasi bir metin olarak değil, devletin hakları, halkın menfaatleri, yüklenici yani taşeron firma sorumlulukları ve taraflar arasındaki hukuki güven dengesi açısından bütün yönleriyle değerlendirdiğini kaydetti.
Protokole bir tarafın değil tüm taraflar açısından uzlaşı kültürüyle yaklaşmanın görevi olduğunu ve bu şekilde davranmaya devam edeceğini kaydeden Küçük, “Ben burada geçici siyasi hesapların değil kalıcı devlet sorumluluğunun temsilcisiyim. Bu sorumlulukla söz aldım. Benim pusulam makam değil devletin itibarı, halkın menfaatleri ve tarafların hakkıdır. Benim sadakatim koltuklara değil, bu halkın geleceğinedir.” dedi.
Kürsüden verdiği her sözün sadece bugünü değil yarının devletini inşa etmek için olduğunu belirten Küçük, bugün burada tarafların değil, tarihin doğru tarafında durma sorumluluğuyla ve uzlaşı kültürüyle hareket ettiğini ve edeceğini kaydetti.
Topyekün retçi veya her şeyi kabul etmek yerine, toplumsal menfaat ve toplumsal sorumluluk bilinciyle bu protokol için 15 gündür mesai yaptığını ifade eden Küçük, her zaman uzlaşı yollarının devlet ciddiyetiyle bulunabileceğini düşündüğünü ve bu şekilde hareket ettiğini söyledi.
"VERİLEN SÖZÜN AĞIRLIĞI TARİHTE SONSUZA KADAR KALIR..."
Bu bağlamda bu protokole ve daha önce onayladığı protokollere siyasi gözle değil devlet gözüyle baktığını dile getiren Küçük, “Çünkü ben burada tarafların değil devletin ve halkın emanetinin temsilcisiyim. Biliyorum ki siyaset gelir geçer, ama devletin itibarı ve verilen sözün ağırlığı sonsuza kadar kalır” dedi.
“KOMİTEDE GÖREV, HER GELEN TASARI, ÖNERİLERİ BAKMADAN NOTER GİBİ İMZALAMAK DEĞİL”
Küçük, komitelerde görevlerinin her gelen yasayı, yasa tasarısını veya önerileri hiç bakmadan noter gibi imzalamak olmadığını vurguladı.
“Komiteler bir filtre görevindedir. Burada yasalara her siyasetçinin ideolojik görüşlerine göre toplumsal menfaat açısından bakmak esastır” diyen Küçük, fiber optik dönüşümüne ülkenin gelişimi ve kalkınması açısından baktığı için karşı olmadığını dile getirdi.
Küçük, “Komite çalışmaları süresince toplumsal uzlaşı sağlamak amacıyla ilgili yasalara idari teknik ve hukuki eksiklerin giderilmesi anlayışıyla her zaman katkı sağladım ve sağlayacağım.” dedi.
Gerek komite aşamasında gerekse cumartesi günü önerisiyle paydaşların bir araya gelmesiyle bir uzlaşı masası kurulması önerisinin tutanaklara geçtiğini söyleyen Küçük, bundan sonra siyasi iradenin esas olacağını vurguladı.
Tek gailesinin halkının menfaati ve toplumsal uzlaşı olduğunu yineleyen Küçük, amacının yasadaki eksiklikleri görmezden gelmek değil, sürece katkı koyarak, siyasi sorumluluk alıp toplumsal menfaat açısından parti disiplini temelinde hareket etmek olduğunu ifade etti.
Hasan Küçük, “TC ile KKTC arasında farklı hükümet dönemlerinde çeşitli ek protokoller yapılmıştır. İdari ve teknik eksiklikler de bu ek protokoller yöntemiyle giderilmiştir.” diyerek, kendisine yönelik gelen “gereğini yapmadığı” ve “kandırılmış mı?” gibi eleştirilere de cevap verdi.
"SİYASİ MANEVRA YAPABİLİRSİNİZ AMA HALKI KANDIRAMAZSINIZ"
Gereğini yaptığını ifade ederek, “Siyasette asıl mesele, kandırılmak değil, verilen sözün arkasında durup durmamaktır. Siyasi manevra yapabilirsiniz ama halkı kandıramazsınız.” ifadesini kullanan Küçük, siyasetin verilen sözün arkasında durmayı gerektirdiğini belirtti.
"İyi ki yaptım ki; bu olgun tartışma kültürü içinde en doğrusunu bulma süreci içindeyiz. Çünkü ben bir devlet ciddiyeti içinde Türkiye Cumhuriyeti’ne güveniyorum” diyen Küçük, tartışmaya konu yatırımın iyileştirilmesi anlamında ortaya konulan ek protokollere daha çok ihtiyaçları olacağını, çünkü sürdürülebilirlik esası üzerinde durduklarına değindi.
Ek protokolün zorunluluğu hasıl olmuşsa tarafların bunun üzerinde anlaşabilirse anlaşacağını, anlaşamazsa da filmin bir yerden kopacağını belirten Küçük, komite çalışmalarında uyum ve ahenk içinde çalıştıklarını, birçok yasayı iş birliğiyle yaptıklarını, uzlaşı kültürüyle bir noktaya gelmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Küçük, "Erhan Bey’e de güvenmek istiyorum ama esas TC Devleti’ne inanıyorum, güveniyorum; verilen beyanlara devlet ciddiyeti gereğince de güvenerek alıyorum. Verilen sözler tutulmazsa, bu sözü verenlerin sorumluluğudur” diye konuştu.
Arıklı’nın protokole ilişkin “Siyasi bir iradedir” ifadelerine ilişkin; “Siyasi irade, aynı zamanda siyasi sorumluluk ister” diyen Küçük, siyasi sorumluluğun konuşulmaması denetlenmemesine karşı olduğunu, varsa eksikleri de ortaya koymanın sorumluluğu olduğunu vurguladı.
EK PROTOKOLDE DÜZENLENMESİ GEREKEN HUSUSLAR...
Protokolün 11’inci maddesine değinen Küçük, son cümleye göre ek protokol yetkisi veriliyorsa; üzerinde durulacak ek protokolün geri adım değil, sağlam bir adımın güvencesi olduğu düşünüldüğünde, "internet sağlayıcıların perakende konusu, ana omurganın işletilmesi - madde 6.1.k – fiyat belirleme ve ticari modelleme koşullarının BTHK’nın belirlemesi, denizaşırı fiberin münhasırlık konusu ve protokol maddelerindeki ilgili uygulamaların KKTC mevzuatına uygun duruma getirilmesinin" herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Bugün öngörülemeyen hususlara ilişkin de daha sonra ek protokoller gerekebileceğini kaydeden Küçük, Bakan Arıklı’ya hitaben şunları söyledi:
“Ev ödevinizi Erhan Bey, zamanında yapmadınız. Bir öğretmen olarak, bir çocuk ev ödevini yapmadığında sınıfta kalabilir; ama ek bütünlemeyle size bir şans daha veriyor bu toplum, bu meclis. Ev ödevinizi yapmanız adına komite çalışmalarında dediniz ki, makul iki haftalık süre istiyorsunuz. Bu bir haftada iyi bir çalışma örneği gösterdiniz.
Genişletilmiş grup toplantısında bazı bakan ve milletvekilleri size bir soru sordu. Ben bu soruyu halkın kürsüsünden size açık bir şekilde sormak istiyorum, lütfen açık bir şekilde cevabınızı bekliyorum:
Dün sabahki toplantıda ‘komitede taahhüt edilen bir-iki haftalık makul sürede, uzlaşı masasında konuşulan konular içerisinde ek protokol imzalanmaması halinde hükümetten ayrılacağınızı ifade ettiniz… Ek protokol uzlaşı masasındaki konular çerçevesinde imzalanmazsa milletvekillerine verdiğiniz sözün arkasında duracak mısınız?
Şahsen uzlaşı masasında temel konularda mutabakat sağlanacağını düşünüyorum. Bu sorunun cevabı sadece siyasi bir beyan değil, siyasi iradenin hükümetin kararlılığı ve geleceği adına bugün bu Meclis, bu halk ve tarih sizden net bir cevap beklemektedir.
Vereceğiniz söz kapalı kapılar ardında söylenmiş bir söz değildir, bu siyasi bir taahhüttür, devleti yöneten makamın verdiği bir sözdür. Çünkü siyaset; makamı koruma sanatı değil, verilen sözün arkasında durma iradesidir. Bu soruyu gelinen aşamadan dolayı zorunlu olarak size soruyorum. Vereceğiniz cevap, sadece Meclis’e değil, halka ve tarihe verilmiş olacaktır ve bu oylamada benim oyuma doğrudan yön verecektir.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.





























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar