"Kıbrıs'ta taraflı tutum sergileyen AB'yi yapıcı ve dengeli bir yaklaşım benimsemeye davet ediyoruz"

18 Haziran 2026

A
A

AP 2025 Yılı Türkiye Raporu'ndaki değerlendirmelerin reddedildiğini vurgulayan Dışişleri Bakanlığı, AB'yi, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne saygı gösteren yapıcı ve dengeli bir yaklaşıma davet etti.

ZgotmplZ

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 2025 Yılı Türkiye Raporu’nda, Anavatan Türkiye’ye yapılan mesnetsiz ithamlar ile Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını, egemen iradesini ve adadaki mevcut gerçekleri yok sayan değerlendirmeleri reddettiğini açıkladı.

Bakanlık, Avrupa Birliği kurumlarını, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden (GKRY) yana tek taraflı siyasi yaklaşımlar yerine adadaki mevcut gerçekleri esas alan, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarına, egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne saygı gösteren yapıcı ve dengeli bir yaklaşım benimsemeye davet etti.

“AB’NİN KIBRIS MESELESİNE YÖNELİK TARAFLI VE GERÇEKLERDEN KOPUK YAKLAŞIMINI BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERDİ”

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda dün kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu’nun Kıbrıs konusuna ilişkin bölümlerinin, Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs meselesine yönelik “taraflı ve gerçeklerden kopuk” yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdiği kaydedildi.

Açıklamada, “Raporda, Anavatan Türkiye’ye yapılan mesnetsiz ithamlar ile Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını, egemen iradesini ve Ada’daki mevcut gerçekleri yok sayan söz konusu değerlendirmeleri bütünüyle reddediyoruz” denildi.

Raporda, Kıbrıs Türk halkının yalnızca “adanın meşru bir topluluğu” olarak tanımlanması ve Türkiye’ye, Kıbrıslı Türklere, “siyasi alan açması” yönünde çağrıda bulunulmasının, Kıbrıs Türk halkının demokratik iradesiyle kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ve kendi geleceğini tayin etme hakkını açıkça görmezden geldiği ifade edilen açıklamada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kurumlarıyla, demokratik yapısıyla ve halkının özgür iradesiyle varlığını sürdüren egemen ve bağımsız bir devlettir” vurgusu yapıldı.

“TÜKETİLMİŞ BİR MODELİN GÜNDEME GETİRİLMESİ, ANLAŞMA ARAYIŞLARINA KATKI SUNMAKTAN UZAKTIR”

Avrupa Parlamentosu’nun federasyon temelindeki anlaşma modelini tek seçenek olarak dayatmayı sürdürmesinin, adadaki siyasi ve fiili gerçeklerle bağdaşmadığı kaydedilen açıklamada, “Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle tüketilmiş bir müzakere modelinin yeniden gündeme getirilmesi, anlaşma arayışlarına katkı sunmaktan uzaktır. Kalıcı ve adil bir anlaşma ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, raporda, Akyar, Pile ve Maraş’a ilişkin mesnetsiz iddialar ile mülkiyet, kayıp şahıslar, kültürel miras meseleleri ve ara bölge ihlalleri ile Türkiye’nin Kıbrıs’taki meşru varlığına ilişkin yer verilen “yanlı ve gerçek dışı” değerlendirmelerin de tümüyle taraflı ve yok hükmünde olduğu belirtildi.

“AB MÜDAHALESİ ASLA KABUL EDİLMEYECEKTİR”

Raporda, Avrupa Komisyonu’na yeni bir Kıbrıs Özel Temsilcisi atanması yönünde yapılan çağrının da “yersiz” olduğu kaydedilen açıklamada, “Kıbrıs Türk halkının temel haklarını yıllardır göz ardı eden Avrupa Birliği’nin ‘tarafsız’ bir aktör sıfatıyla bir anlaşmaya katkı sağlayabileceğini iddia etmesi inandırıcılıktan uzaktır. AB müdahalesi asla kabul edilmeyecektir.” denildi.

Bakanlık açıklamasında, Avrupa Birliği’nin, 2004 yılında Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılacağı yönünde verdiği taahhütleri bugüne kadar yerine getirmemiş olması, buna karşılık Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu ödüllendirmesi, hatta KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde uluslararası camiada geliştirdiği ilişkileri engelleme yönündeki girişimlerinin, Birliğin Kıbrıs konusundaki taraflı pozisyonunu bir kez daha gözler önüne serdiği belirtildi.

“KKTC, ANAVATAN TÜRKİYE İLE TAM BİR UYUM VE DAYANIŞMA İÇİNDE HAKLI MÜCADELESİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEKTİR”

Avrupa Birliği kurumlarının, GKRY’den yana tek taraflı siyasi yaklaşımlar yerine adadaki mevcut gerçekleri esas alan, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarına, egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne saygı gösteren yapıcı ve dengeli bir yaklaşım benimsemeye davet edildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye ile tam bir uyum ve dayanışma içinde, halkının egemenliğini, güvenliğini ve refahını korumaya devam edecek; egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesi yönündeki haklı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar