
"Kadına şiddeti önlemek için etkili mekanizmalar oluşturmayan erkek egemen neoliberal sistemin sonucu"
Güncelleme:
Dün yaşanan olaya dikkat çeken Cansu Nazlı, kadınları koruyacak mekanizmaların yıllardır hayata geçirilmediiğini vurgulayarak, "Her kadına şiddet vakasında yalnızca fail değil, gerekli önlemleri almayan devlet de sorumludur" dedi.
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, dün bir süpermarkette meydana gelen kadına yönelik şiddet olayının ardından yaptığı açıklamada, yaşananların münferit bir vaka olarak görülemeyeceğini kaydetti.
Bağımsızlık Yolu Basın Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, kadınları koruyacak mekanizmaların yıllardır hayata geçirilmemesinin kadınların yaşamını tehdit ettiğini belirten Nazlı, mağdurun daha önce ilgili kurumlara başvuruda bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
"ERKEK EGEMEN NEOLİBERAL SİSTEMİN SONUCU"
Kadına yönelik şiddetin tekil ve istisnai olaylar olmadığını belirten Nazlı, bunun kadınları şiddete karşı korumayan ve kadına yönelik şiddeti önlemek için etkili mekanizmalar oluşturmayan "erkek egemen, neoliberal sistemin" bir sonucu olduğunu savundu.
"ŞİDDET BİR GÜNDE ORTAYA ÇIKMIYOR"
Nazlı, kadına yönelik şiddetin çoğu zaman kadınların tanıdığı kişiler tarafından uygulandığını ve böylesi saldırıların aniden ortaya çıkmadığını belirtti. Şiddetin çoğu zaman özel alanda farklı biçimlerde kendini gösterdiğini söyleyen Nazlı, kadınların ilk taciz mesajını, ilk sözlü şiddeti ya da ilk fiziksel müdahaleyi çoğu zaman resmi makamlara taşımadığını ifade etti. Nazlı, kadınların genellikle kendi başlarına çözemeyeceklerine kanaat getirdikleri noktada şikâyet yoluna başvurduğunu veya destek talep ettiğini belirtti.
“DAHA ÖNCE BAŞVURUSUNUN OLUP OLMADIĞI AÇIKLANMALI”
Olayın tüm ayrıntılarının henüz bilinmediğini belirten Nazlı, böylesi ağır bir şiddet vakasının hiçbir ön belirti olmadan gerçekleştiğine inanmadığını ifade etti. Nazlı, polis, Sosyal Hizmetler Dairesi veya Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi (TOCED) nezdinde mağdur kadının saldırganla ilgili herhangi bir şikâyeti, şiddet tehdidi aldığına veya şiddete uğradığına ilişkin bir başvurusu ya da destek talebi bulunup bulunmadığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Nazlı, başvuru varsa, ilgili kurumların ne tür adımlar attığının da açıklanmasının önem taşıdığını kaydetti.
"KADINLAR HER GÜN AYNI TEHDİTLE YAŞIYOR”
Nazlı, hâlâ şiddet önleme merkezlerinin kurulmaması, polisin kadına şiddet birimlerinin tüm bölgelerde örgütlendirilmemesi, ALO 183 hattının etkin bir altyapıya kavuşturulmaması, devlet sığınma evinin bulunmaması ve kadına yönelik şiddet suçlarında ağır teminat koşullarının uygulanmamasının kadınların güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini söyledi.
Bu eksikliklerin yarattığı tehdidin kadınlar tarafından her gün hissedildiğini belirten Nazlı, dün yaşanan saldırının yalnızca mağdur kadını değil, toplumdaki tüm kadınları ilgilendirdiğini ifade etti.
“DEVLET SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMELİDİR”
Nazlı, failin cezalandırılmasının tek başına yeterli olmadığını, kadınları şiddetten koruyacak ve kadına yönelik şiddeti önleyecek politikaların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Nazlı, “Bugün bir süpermarkette kız kardeşimizin başına gelenler hepimizin güvenliğini tehdit ediyor. Bu nedenle yaşanan her kadına şiddet vakasında yalnızca fail değil, gerekli önlemleri almayan devlet de sorumludur.” değerlendirmesinde bulundu.































Yorum Yap
Tüm Yorumlar