İzlem Gürçağ Altuğra, UBP'den istifa etti, HP'ye katılacağını açıkladı

6 Mayıs 2026

Güncelleme: 6 Mayıs 2026

A
A

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, partisinden istifa kararı aldığını açıkladı. Altuğra, Halkın Partisi'ne katılacağını kaydetti.

ZgotmplZ Nurgül Ece / MYK

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, partisinden istifa kararı aldığını açıkladı.

Bu sabah babası Erdinç Gürçağ ve eşi Serkan Altuğra'nın da katılımıyla Girne’de basın toplantısı düzenleyen Altuğra, kararının “siyasi hesap değil, ilke meselesi” olduğunu vurguladı.

Son dönemde kamuoyuna yansıyan sahte diploma iddiaları, bürokraside rüşvet ve usulsüzlük söylemleri, kamudaki atamalara ilişkin liyakat tartışmaları ve siyasetle bazı kişiler arasında kurulduğu ileri sürülen çıkar ilişkilerinin devlet yönetimine olan güveni sarstığını belirten İzlem Gürçağ Altuğra, bu tablonun sorumluluğunu hükümete ve UBP yönetimine yükledi.

UBP yönetiminin parti tabanından ve toplumdan koptuğunu savunan Altuğra, mevcut anlayış altında “temiz, dürüst ve ilkeli siyaset yapma zemininin ortadan kalktığını” ifade etti. Uzun süre partinin kendi değerlerine dönebileceğine dair umut taşıdığını ancak bunun mümkün görünmediğini söyledi.

Yasal süreç gereği seçim tarihine kadar görevini bağımsız milletvekili olarak sürdüreceğini açıklayan Altuğra, siyasetten çekilmeyeceğini, kurumsal ciddiyet, liyakat ve hesap verebilirlik temelinde mücadelesine devam edeceğini kaydetti.

İzlem Gürçağ Altuğra, görev süresinin ardından siyasi yolculuğunu Halkın Partisi çatısı altında sürdürme kararlılığında olduğunu da duyurdu.

Basın toplantısında İzlem Gürçağ Altuğra'ya eşi ve babası da eşlik etti.
AÇIKLAMANIN TAMAMI

"Değerli basın mensupları, Davetime icabet ederek basın toplantısına katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Bugün burada sizlerin karşısına yalnızca kişisel bir siyasi kararımı açıklamak için çıkmıyorum. Bugün burada bulunma nedenim, ülkemizde siyasetin içine sürüklendiği ağır güven krizine dikkat çekmektir. Ulusal Birlik Partisi bu ülkenin en köklü siyasi hareketlerinden biri olmuştur.

Bu parti, devletin kuruluş sürecinde önemli sorumluluklar üstlenmiş; devlet ciddiyetini, dürüst yönetimi ve kamu yararını esas alan bir siyasi anlayışın temsilcisi olmuştur.

Ancak bugün ne yazık ki bu değerlerin ciddi biçimde düzeltilemez bir şekilde aşındığını görmekteyiz.

Son dönemde kamuoyuna yansıyan ardı arkası kesilmeyen gelişmeler devlet yönetimine olan güveni çok derinden sarsmıştır.

Aylardır konuşulan sahte diploma skandalları, devlet bürokrasisinde dile getirilen rüşvet ve usulsüzlük iddiaları, kamuda yapılan çok sayıda atamaya ilişkin yoğun liyakat tartışmaları, ve siyaset ile bazı kişiler arasında kurulduğu ileri sürülen çıkar ilişkileri... Bütün bu gelişmeler toplumda ciddi bir güvensizlik yaratmıştır.

Devlet yönetimi en küçük şaibeden dahi uzak durmak zorundadır. Bu noktada açık konuşmam gerekiyor.

Bugün ortaya çıkan bu tablo karşısında en büyük sorumluluk hükümete ve Ulusal Birlik Partisi yönetimine aittir.

Parti tabanının beklentileri ve toplumun hassasiyetleri hiçe sayılarak, göz ardı edilerek şekillenen bu süreç, Ulusal Birlik Partisi içinde uzun süredir konuşulan ve kamuoyunda da şaibe algısı yaratan bir tartışmanın doğmasına neden olmuştur.

Bu durum yalnızca parti içi bir mesele değildir.

Aynı zamanda Ulusal Birlik Partisi'nin tarihsel misyonu ile bağının zayıflamasına ve partinin toplum nezdindeki güven zeminini kaybetmesine yol açmıştır.

Ne yazık ki bugün parti yönetiminin ortaya koyduğu yaklaşım, parti tabanının beklentileriyle bağ kuramayan, halktan uzaklaşan, halktan kopan ve toplumun hassasiyetlerini asla dikkate almayan bir anlayışa dönüşmüştür.

Bu süreçte Ulusal Birlik Partisi yönetimi kendi tabanından uzaklaşmış, toplumla kurduğu doğal bağı koparmış ve telafisi mümkün olamayacak bir siyasi zemin kaybı yaşamıştır.

UBP gibi köklü bir siyasi hareketin bu noktaya sürüklenmiş olması hepimiz için büyük bir üzüntü kaynağıdır.

Son yıllarda ortaya çıkan bu tablo karşısında birçok kez doğru bildiğimi söylemekten asla çekinmedim. Yanlış gördüğüm uygulamalara karşı ise hep açık bir duruş sergiledim.

Çünkü ben siyasete koltuk, makam için değil, her zaman doğru bildiğimi söylemek için girdim.

Uzun bir süredir, tüm bütün bu yaşananlara rağmen Ulusal Birlik Partisi'nin yeniden kendi değerlerine dönebileceğine dair bir umut olup olmadığını sürekli sorguladım. Parti yönetiminin halkla yeniden bağ kurabileceği, tabanın beklentilerini yeniden dikkate alabileceği bir zeminin oluşup oluşamayacağını görmek için sabrettim, bekledim ve çaba gösterdim.

Ancak yaşananları ve ortaya çıkan tabloyu alt alta koyduğum zaman gördüğüm, ne yazık ki Ulusal Birlik Partisi yönetiminin bugün kurucu değerlerinden ve devlet anlayışından ciddi biçimde uzaklaşmış olduğudur. Daha da üzücü olan ise mevcut yönetim anlayışı altında temiz, dürüst ve ilkeli bir siyaset yapabilme zemini artık ortadan tümüyle kalkmıştır.

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki bu parti yönetiminin kısa veya orta vadede kendi içinde bir toparlanma yaşayabileceğine dair herhangi bir umut kalmamıştır.

Bu tablo karşısında sessiz kalmak benim için bir siyasi tercih değil, vicdani bir sorumluluktan kaçmak olurdu.

Bu nedenle, uzun yıllardır mensubu olmaktan onur duyduğum Ulusal Birlik Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyuna açıklıyorum.

Bu karar bir siyasi hesap değil, bir ilke meselesidir.

Benim için önemli olan makamlar değil, siyasetin onurudur. Bugün aldığım karar bir parti değiştirme kararı değildir, bu karar bir ilke kararıdır.

Benim önceliğim herhangi bir siyasi pozisyon arayışı değil, doğru bulmadığım bir siyasi tablonun parçası olmamaktır.

Yasal süreç gereği, seçim tarihine kadar görevime bağımsız milletvekili olarak devam edeceğim. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim. Ben siyasetten çekilmiyorum. Tam tersine, devlete inanan, kurumsal ciddiyeti esas alan, liyakati savunan, temiz ve hesap verebilir yönetim anlayışına bağlı bir siyasetçi olarak mücadeleme devam edeceğim. Bu ülkenin dürüst, ilkeli ve halkla bağını koparmamış bir siyaset anlayışına ihtiyacı vardır.

Bağımsız milletvekili olarak görev süremi tamamladıktan sonra, zamanı geldiğinde siyaset yolculuğuma ve mücadeleme Halkın Partisi'nde devam etme kararlılığındayım.

Teşekkür ederim."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar