İSG-BİR'den silonun çöktüğü kaza "kader değil" değerlendirmesi: Bakım ve denetimle önlenebilirdi

A
A

İSG-BİR, Kumyalı’daki Toprak Ürünleri Kurumu silo kazasının önlenebileceğini ve iş kazalarının "kader" olmadığını kaydederek, alınması gereken önlemleri açıkladı.

ZgotmplZ

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği (İSG-BİR), Kumyalı’da, Toprak Ürünleri Kurumu’na ait 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosunun çökmesi sonucu vefat eden Lokman Hacıhasanoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsü ve öfkesi içerisinde olduklarını belirterek, Hacıhasanoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, çalışma arkadaşlarına ve tüm halka başsağlığı diledi.

Kumyalı'da 24 Temmuz Cuma günü Toprak Ürünleri Kurumu'na ait çöken buğday silosunda göçük altında kalan 46 yaşındaki Lokman Hacıhasanoğlu, göçükten çıkarılması sonrası hastaneye sevk edilmiş, ancak hayatını kaybetmişti.

Birlik Yönetim Kurulu imzasıyla yapılan açıklamada, yaşanan bu facianın, basit bir "kaza" veya "talihsizlik" olarak geçiştirilemeyeceği kaydedilerek, "KKTC 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası açıkça belirtmektedir ki; kamu kurumları da dahil olmak üzere her işveren, çalışanların sağlığını ve teknik altyapının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür." denildi.

İş kazalarının "kader" olmadığı vurgulanarak, Kumyalı’daki Toprak Ürünleri Kurumu silo kazasının önlenebileceğine dikkat çekilen açıklamada, ağır sanayi tesisleri, depolar, silolar ve teknik altyapılarda meydana gelen ölümlü iş kazalarının sebepleri arasında yetersiz bakım, yapısal metal yorulması, periyodik denetim eksikliği ve ertelemeler bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, kamu veya özel sektör gözetmeksizin alınacak tedbirler sayesinde kazaların önlenebileceği kaydedildi.

ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER…

Tedbirlerin sıralandığı açıklamada, periyodik teknik kontrol ve statik muayene yapılması gerektiği ifade edilerek, “Yüksek tonajlı silolar, vinçler, basınçlı kaplar ve ağır iş makineleri sadece gözle kontrol edilmemeli, yetkili mühendisler tarafından tahribatsız muayene yöntemleriyle (ultrasonik testler, x-ray, çatlak kontrolleri vb.) periyodik olarak denetlenmelidir.” denildi.

İşyerinde statik zayıflama, korozyon, aşırı yükleme veya malzeme yıpranması gibi ihtimallerin önceden modellenmesi ve risk haritasının güncellenmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, “Reaktif (arıza oluştuktan sonra yapılan) bakım anlayışı terk edilmeli, kestirimci ve koruyucu bakım esas alınmalıdır. Bakım takvimine uyulmayan hiçbir tesisin veya ekipmanın çalışmasına izin verilmemelidir.” ifadeleri kullanıldı.

Tehlike arz eden tesis veya yapılarda risk tespit edildiği anda çalışmanın derhal durdurulması, alan güvenli hale getirilmeden içeriye personel sevk edilmemesi gerektiği vurgulanan açıklamada, kamu işletmeleri dahil olmak üzere tüm tesislerin, Çalışma Dairesi ve ilgili meslek odaları (KTMMOB vb.) tarafından aksatılmadan denetlenmesi, denetim raporlarının arşivlenip şeffaflıkla takip edilmesi gerektiği belirtildi.

"İNSAN HAYATI, HİÇBİR İHMALİN VEYA MALİYET HESABININ MAZERETİ OLAMAZ"

İnsan hayatının, hiçbir ihmalin veya maliyet hesabının mazereti olamayacağı kaydedilen açıklamada, “İş kazalarının ve can kayıplarının önüne geçmenin tek yolu, bilimin, tekniğin ve yasanın gerektirdiği periyodik bakım ve denetim mekanizmalarını eksiksiz işletmektir.” ifadeleri kullanıldı. 

Mevcut yasayı, özel sektöre de örnek oluşturması için önce devletin, kamu kurum ve kuruluşlarında uygulaması gerektiği belirtilen açıklamada, derneğin bu sürecin takipçisi olacağı ifade edildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Tüm Yorumlar