
"Hristodulidis, başarısız ve tek yanlı anlayışı, 'reform' diye sürdürmeye çalışıyor"
2 Ocak 2026
Başbakan Üstel, Rum lider Hristodulidis'in yılbaşı mesajında Kıbrıs'taki gerçekleri yok saydığını belirterek, tek çözümün egemen eşitliğe dayalı iki devletli iş birliği modeli olduğunu vurguladı.
Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Nikos Hristodulidis’in 2026 yılına ilişkin yeni yıl mesajına tepki göstererek, mesajın, Kıbrıs’taki mevcut gerçekleri görmezden gelen, tek taraflı ve geçmişte defalarca başarısız olmuş bir siyasi anlayışın sürdürüldüğünü ortaya koyduğunu vurguladı.
"KIBRIS CUMHURİYETİ SÖYLEMİ AÇIK BİR İTİRAF"
Yazılı açıklama yapan Üstel, Hristodulidis’in 1960’ta kurulan ve Kıbrıs Türk halkının eşit kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’ni “yeniden yapılandırma ve modernleştirme” söylemiyle ele almasının, "Rum tarafının eşit ortağını silah zoruyla yönetimden dışladığı ve Kıbrıs Anlaşmaları ile Anayasa’yı tek yanlı ihlal ettiği siyasetin halen devam ettiğinin açık bir itirafı" olduğunu kaydetti.
Uluslararası hukuka aykırı şekilde gasp edilen ve yalnızca Rumlara aitmiş gibi sunulan bir yapının reform söylemleriyle sürdürülmeye çalışılmasının, Kıbrıs sorununu çözümsüzlüğe mahkûm eden temel zihniyet olduğunu ifade etti.
“YENİDEN BİRLEŞME ÇAĞRISI BAŞARISIZ MODEL DAYATMASI"
Rum Yönetimi Başkanı’nın “vatanın kurtarılması ve yeniden birleştirilmesi” çağrılarını da değerlendiren Üstel, bu söylemlerin Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini reddeden, güvenlik ve garantörlük sistemini ortadan kaldırmayı hedefleyen ve geçmişte defalarca başarısız olmuş çözüm modellerinin yeniden dayatılmasından ibaret olduğunu söyledi.
"TEK GERÇEKÇİ ÇÖZÜM, İKİ DEVLETLİ MODEL"
Üstel, Crans Montana’da çöken müzakere süreciyle birlikte federal çözüm modelinin, Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle geçerliliğini yitirdiğinin defalarca net biçimde ortaya konduğunu hatırlatarak, Kıbrıs’ta tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözümün, egemen eşitlik temelinde yan yana var olan iki ayrı devletin iş birliğine dayalı bir model olduğunun altını çizdi.
Kıbrıs Türk halkının iradesinin, kendi kendini yönetme hakkının ve egemenliğinin tartışma konusu yapılamayacağını belirten Üstel, müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için ön koşulun, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün açıkça kabul edilmesi olduğunu ifade etti.
AB'YE "TARAFSIZLIĞINI YİTİRDİĞİ" ELEŞTİRİSİ
GKRY liderinin, Avrupa Komisyonu Başkanı tarafından Kıbrıs Özel Temsilcisi atanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirmesini de eleştiren Üstel, AB–Türkiye ilişkilerinin Kıbrıs sorunuyla ilişkilendirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Üstel, Kıbrıs Türk tarafı açısından Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorununda tarafsızlığını yitirdiğini, Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonların sürdürülmesinde rol oynayan bir aktör konumunda bulunduğunu belirterek, söz konusu temsilcinin tarafsız ve adil bir tutum sergilemediği sürece KKTC tarafından tanınmadığını ve desteklenmediğini hatırlattı.
Kıbrıs Türk halkının 2026 yılına, kendi egemen devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü ve etkin garantörlüğü altında girdiğini ifade eden Üstel, bölgesel güvenlik ve istikrarın yolunun Rum tarafının tek yanlı adımlarından değil, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının tanınmasından ve iki devletin karşılıklı saygı ve iş birliği içinde yaşamasından geçtiğini kaydetti.
"RUM YÖNETİMİNİN ADIMLARI BARIŞA DEĞİL, GERİLİME HİZMET EDİYOR"
Başbakan Üstel, bu çerçevede "gaspçı" diye nitelendirdiği Rum Yönetimi'ni, adadaki fiili ve siyasi gerçekleri esas almaya, iki ayrı egemen devletin varlığını kabul etmeye ve Doğu Akdeniz’in huzur, refah ve istikrarına katkı koymaya davet etti.
Açıklamasında, "Kıbrıs sorununun bugün geldiği nokta ve taraflar arasındaki derin ayrışma, GKRY’nin söylemleri ile gerçek müzakere zemini arasında ciddi bir kopukluk bulunduğunu açıkça göstermektedir." diyen Üstel, şunları vurguladı.
- Uluslararası toplum ve AB Konseyi Başkanlığı çerçevesinde geliştirilecek hiçbir girişimde, Kıbrıs Türk halkının eşit hak ve çıkarları yok sayılamaz. Her türlü uluslararası inisiyatif, yalnızca GKRY’nin pozisyonunu güçlendirmeye değil, iki halk arasında eşitlik temelinde bir çözüm zemini oluşturmaya hizmet etmelidir.
- Rum tarafının geçmişte sergilediği uzlaşmaz tutum bugün de aynen devam etmektedir. GKRY, 2025 yılı boyunca yürüttüğü diplomasiyle Kıbrıs Türk tarafının eşit statüsünü ve garantörlük haklarını yok saymayı sürdürmüştür. Kıbrıs Türk halkının varlığını müzakere dışında bırakmak, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir.
- GKRY’nin askeri ve diplomatik ittifaklar yoluyla güçlendirdiği dış ilişkiler, adada barışa değil gerilime hizmet etmektedir. Savunma alanında yapılan bu tek yanlı girişimler, bölgesel dengeyi zedelemekte ve çözüm umutlarını zayıflatmaktadır.
- Kıbrıs Türk halkının eşit hakları, güvenliği ve güvenceleri müzakere masasında vazgeçilmez önceliklerdir. KKTC olarak biz; mülkiyet, güvenlik, garantiler ve eşit uluslararası statü konularında adil ve sürdürülebilir çözümleri açık ve kararlı biçimde savunmaya devam edeceğiz.
Başbakan Üstel açıklamasını, yeni yılın karşılıklı saygıya dayalı diyalogların güçlendiği, somut ve gerçekçi adımların atıldığı ve iki halk arasında güvene dayalı bir geleceğin inşa edildiği bir yıl olması temennisiyle sonlandırdı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.




























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar