Gezici davasında adli tıp uzmanı: Koruyucu ekipman künt travmayı engelleyemez

22 Mayıs 2026

Güncelleme: 22 Mayıs 2026

A
A

Rifat Gezici davasında dinlenen tanık adli tıp uzmanı Dr. Orhan Şahan, "motosiklet sürücüsünün aldığı travmalara göre araçla çarpışma hızının 70-100 km/h aralığında olduğunu" söyledi.

ZgotmplZ

Temmuz 2024'te ölümlü trafik kazalarında hapis cezalarının üst sınırının 7 yıldan 14 yıla çıkarılmasının ardından hayatını kaybeden 25 yaşındaki motosiklet sürücüsü Rifat Gezici'nin davası dün bir kez daha Girne Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Savcı Attila Enver Etkin ile sanık avukatı Mustafa Atakara'nın hazır bulunduğu duruşma, Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Melek Esendağlı huzurunda görüldü.

İlk itham duruşmasında 16 Nisan'da tutuklanan ve halen tutuklu yargılanan sanık İbrahim Tımbıl'ın 20, 24 ve 30 Nisan ile 5, 7 ve 15 Mayıs tarihlerinde görülen itham duruşmalarının ardından, 8'inci itham duruşması 21 Mayıs'ta (dün) gerçekleştirildi.

SAVCILIĞIN 10'UNCU TANIĞI ADLİ TIP UZMANI DR. ORHAN ŞAHAN DİNLENDİ

Dünkü duruşmada savcılığın 10'uncu tanığı olan, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde adli tıp uzmanı olarak görev yapan Dr. Orhan Şahan dinlendi.

Duruşmada ilk olarak savcı Etkin, ardından da avukat Atakara tanığa sorular yöneltti.

TANIK: MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ KÜNT TRAVMAYA BAĞLI OLARAK DIŞTAN ALDIĞI DARBELER SONUCU YAŞAMINI YİTİRDİ

Tanık Dr. Orhan Şahan, motosiklet sürücüsünün kazada "künt travmaya bağlı olarak dıştan aldığı darbeler sonucu yaşamını yitirdiğini" söyledi.

Künt travma, delici veya kesici olmayan; genellikle bir darbe, ezilme, yüksekten düşme ya da ani çarpma sonucu vücutta meydana gelen fiziksel yaralanmalardır. Doku bütünlüğü (cilt) bozulmayabilir, ancak cilt altında veya iç organlarda ciddi hasarlar, kanamalar ve kırıklar oluşabilir.

Savcı Etkin'in, motosiklet sürücüsünün kask taktığını hatırlatarak, "Koruyucu motosiklet ekipmanı giymesi halinde motor sürücüsünü koruyup koruyamayacağı" yönündeki sorusunu yanıtlayan tanık Dr. Orhan Şahan, motosiklet kıyafetlerinin 30 km/h üzerindeki çarpışmalarda hayati koruma sağlamadığını söyledi. Şahan, "Sürücü koruyucu ekipman giymiş olsaydı da sonuç üzerinde çok büyük bir etkisi olmayacaktı. Bu tür giysilerin künt travmaya karşı koruyuculuğu yoktur. Kişi ne giyerse giysin, çarpışmalarda oluşan künt travmayı engellemek mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

"MOTOR SÜRÜCÜSÜNDE TRAVMA BULGULARI DÜŞÜK SEVİYEDE"

"Motor sürücüsünün aldığı travmalarla ilgili olarak araçla çarpışma hızının 70-100 km/h arasında olduğunu düşündüğünü" ifade eden tanık Dr. Orhan Şahan, "merhumun kafatasındaki kırığın şiddetli olmadığını, genel olarak vücudundaki travma derecesinin düşük olmasından dolayı hızının çok yüksek olmadığını düşündüğünü" dile getirdi.

Savcının sorusu üzerine merhum Gezici'nin fiziki bilgilerini veren tanık Dr. Şahan, şunları söyledi:

"20-25 yaş aralığında, 1.74 boyunda, 80-85 kilo arasında, kas yapısı gayet iyi durumdaydı ve spor geçmişinin olduğu anlaşılıyordu."

AVUKAT: ÇARPIŞMA HIZINA İLİŞKİN TESPİTİ NASIL YAPTINIZ?

Savcının sorularını tamamlamasının ardından tanığa bu kez de avukat sorular yöneltti.

Avukatın sorusu üzerine tanık Dr. Şahan, otopsiyi kazanın ertesi günü, yani 18 Mayıs 2025 tarihinde yaptığını söyledi.

Dr. Şahan'ın, "Motor sürücüsünün çarpışma hızının en fazla 70-100 km/h arasında olduğu" yönündeki beyanıyla ilgili soru soran avukat, "Bu sonuca nasıl ulaştınız?" diye sordu.

Dr. Şahan ise merhumun kafatasındaki kırığın şiddetli olmadığını, genel olarak vücudundaki travma derecesinin düşük olmasından dolayı hızının çok yüksek olmadığını kaydetti.

"HIZ DAHA YÜKSEK OLSAYDI, TRAVMALARIN DA DAHA AĞIR OLMASI GEREKİRDİ"

Şahan'ın açıklamasına itiraz eden avukat, "Gezici'nin hızının 195 km/h olduğunu" iddia etti.

Dr. Şahan ise "motor sürücüsünün çarpışma hızının daha yüksek olması halinde travmaların daha ağır olması gerektiğini" söyledi.

Mahkemede örnek veren Dr. Şahan, 10'uncu kattan düşen bir kişi ile daha alt kattan düşen bir kişinin travmalarının aynı olmayacağını, motosiklet kazalarında da çarpışma hızına bağlı olarak travma şiddetinin değiştiğini belirtti.

Daha yüksek travmalı kazalarda hayatını kaybeden kişilerin göğüs kafeslerinde 1 litreye kadar kan görülebildiğine değinen tanık Şahan, ancak bu olayda bunun olmadığını, merhumun sadece göğüs kafesinde sıvama (bulaş) şeklinde kan bulunduğunu kaydetti.

"BUNU NEYE DAYANARAK SÖYLÜYORSUNUZ?"... "ADLİ TIP UZMANI OLARAK AÇIKLIYORUM"

Tanığın, "motor sürücüsünün çarpışma hızının 70-100 km/h arasında olduğu" yönündeki beyanı üzerine yeniden soru soran avukata yanıt veren Şahan, "100'den fazla olduğunu düşünmüyorum. Bu durum travma boyutuyla tespit edildi. Daha hızlı olsaydı başka boyutlarda da travmalar olması gerekiyordu." dedi.

Bunun üzerine avukat, "Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?" diye sordu.

Şahan ise, "Adli tıp uzmanı olarak açıklıyorum." yanıtını verdi.

AVUKATTAN TANIĞA "TARAFSINIZ" SUÇLAMASI... "BENİM NASIL BİR ÇIKARIM OLABİLİR?"

Avukat, tanığın "Gezici'nin çarpışma anında yükselerek düştüğü mesafeyi bilmeden yorum yaptığını" ve "taraflı" olduğunu iddia etti. Söz konusu iddialara yanıt veren Şahan, "Benim nasıl bir çıkarım olabilir? Ben adli tıp raporunu açıklıyorum. Başka bir uzman da gelse aynı bilgileri verir." dedi.

70 km/h hızla giden bir sürücünün çarpışmayla birlikte yükselerek düşmesi halinde vücudunda kırıkların beklendiğini ve normal olduğunu belirten Şahan, "Bugün durduğumuz yerde bile yere düşsek yine kafatasımızda kırık oluşabilir." ifadelerini kullandı.

Şahan, 30 km/h hızın bile yüksek olduğunu ve bu hızla yaşanan kazalarda dahi kişide travma oluşabileceğini kaydetti. Şahan ayrıca, bir araçla 50 km/h hızla gidip bir yere çarpma halinde de travmaların oluşabileceğini söyledi.

Mahkemede, avukatın talebi üzerine motosiklet sürücüsü Gezici'nin kazadan kısa süre önce bir evin önünden geçtiği ana ait kamera görüntüleri tanığa izletildi ve avukat tanığa, "Motorun hızı nedir?" diye sordu.

Bunun üzerine Şahan, hız yorumu yapamayacağını ve bu konuda uzman olmadığını belirterek, "Benim bahsettiğim çarpışma anındaki hızın 70-100 km/h arasında olduğudur. Ben kişinin travmasına göre bu yorumu yapıyorum." diye konuştu.

Avukat daha sonra motora ait hız göstergesinin 180'de kaldığını ve bunun sürücünün "süratli olduğu" anlamını taşıdığını iddia ederek, sürücünün süratli olduğunu öne sürdü. İddiaya yanıt veren Şahan, "Kaza anlarında ibrelerin durduğu sayının gerçek hızı göstermediği" yönünde bilgi sahibi olduğunu belirterek, bunun uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Avukatın, "Kaç ölümlü trafik kazası otopsisine girdiniz?" sorusunu yanıtlayan Şahan, İstanbul'dan gelen bir otopsi uzmanı olduğunu ifade ederek, yılda yaklaşık 6 bin otopsi yapıldığını ve bunların yaklaşık 5 binine katıldığını söyledi. Şahan ayrıca, bu otopsilerin dörtte birinin trafik kazalarına bağlı ölümler olduğunu kaydetti.

"RAPORDA OLANLARI SÖYLÜYORUM"

Avukat, tanık Şahan'ın motor sürücüsünün çarpma hızıyla ilgili açıklamasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, "Motor sürücüsünün 70 ile gitmesi mümkün değil. Siz taraflısınız." iddiasında bulundu.

Tanık Şahan ise, "Ben taraflı değilim. Raporda olanları söylüyorum. Benim söylediğim çarpma hızıdır. Motor sürücüsünün çarpma hızı 70-100 arasındadır. Onu da kesin ve net söylemiyorum, aralık veriyorum." dedi.

Motor sürücüsünün kaza anında yükselip düşmesi sırasında kolların enerjiyi absorbe etmesinden dolayı kollarında kırık oluştuğunu da belirten tanık Şahan, "Yaptığım yorum, sürücünün vücuduna aldığı darbelerle ilgilidir." ifadelerini kullandı.

TANIK, "195 KM/H" İDDİASINI REDDETTİ: KESİNLİKLE KATILMIYORUM

Avukat, "Çarpma anında motosiklet sürücüsünün hızının 195 km/h olduğunu" savundu. Tanık ise, "Kesinlikle katılmıyorum. 195 km/h hızla giden bir kişinin travması bu kadar az olamaz, daha fazla olması gerekirdi." dedi.

Avukatın da sorularını tamamlamasının ardından savcı, tahkikat memurunun dinlenmesi amacıyla gün talep etti.

Talep üzerine mahkeme, duruşmayı 4 Haziran Perşembe gününe erteledi.


NE OLMUŞTU?

Kazanın olduğu gün polisten yapılan açıklamaya göre, Girne'ye bağlı Pınarbaşı'nda, 17 Mayıs 2025 tarihinde saat 18.00'de, 15 Kasım Caddesi üzerinde meydana gelen kazada, 63 yaşındaki İbrahim Tımbıl yönetimindeki RA 728 plakalı salon araç, dikkatsiz şekilde seyrederken karşıdan gelen araçlara öncelik hakkı vermeden, yolun sağındaki bir akrabasına ait ikametgaha dönüş yapmak istediği sırada, karşı istikametten aşırı süratli ve dikkatsiz şekilde gelen Rifat Gezici yönetimindeki ZJ 128 plakalı motosikletle çarpışmıştı.

Çarpışmanın etkisiyle RA 728 plakalı araç savrulurken, motosiklet yolun sağ kısmından çıkarak boş bir tarlaya savrulmuştu.

Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gezici ile araç sürücüsü Tımbıl, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılmış; Gezici, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, Tımbıl ise tedavisinin ardından aynı gün taburcu edilmişti.

Kaza günü tutuklanan sürücü, 6 gün sonra, 23 Mayıs 2025 tarihinde mahkeme tarafından 50 bin TL nakit teminat ve iki kefilin 500'er bin TL'lik kefalet senedi imzalaması şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

SANIK İLK İTHAM DURUŞMASINDA TUTUKLANMIŞTI

Sanık Tımbıl, 14 Ocak'ta ilk kez Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılmış, 16 Nisan'daki ilk itham duruşmasında ise tutuklanmıştı.

TEMMUZ 2024'TE ÖLÜMLÜ KAZALARDA ÜST SINIR 14 YILA ÇIKARILMIŞTI

Ölümlü trafik kazalarında verilecek hapis cezalarının üst sınırı, Temmuz 2024 tarihinden itibaren 7 yıldan 14 yıla çıkarılmıştı.

Yasada yapılan değişiklikle, "Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Yüzünden Ölüme Neden Olma" başlığı altında düzenlenen, ölümle sonuçlanan kazalar dahil trafikte işlenen suçların tamamı için uygulanan 7 yıllık hapis cezası 14 yıla çıkarılmıştı.

Yasa ile brüt asgari ücretin 50 katına kadar uygulanan para cezası da 75 kata yükseltilmişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar