"Bir bakanın görevden alınması hükümeti aklamaz, topyekûn istifa şart"

A
A

CTP Milletvekili Doğuş Derya, Filo Jet faciası nedeniyle Ünal Üstel hükümetinin istifa etmesi gerektiğini savundu; bir bakanın görevden alınmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirtti.

ZgotmplZ

CTP Lefkoşa Milletvekili ve Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, Meclis’te MYK Haber’e Filo Jet faciası ve hükümetin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Derya, facianın ardından yalnızca bir bakanın görevden alınmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirterek, “Ünal Üstel hükümeti komple sorumludur.” dedi.

"HÜKÜMET TOPYEKÛN İSTİFA ETMELİYDİ"

Bir bakanın görevden alınmasının, hükümetin sorumluluğunu hafifletmeyeceğini savunan CTP Milletvekili Derya, “Bir bakanın görevden alınması meseleyi unutturmayacak, çözmeyecek veya seçime giderken kendi üzerindeki sorumluluğu hafifletmesine neden olmayacak. Hükümetin komple, topyekûn istifa etmesi gerekiyordu.” ifadelerini kullandı.

Derya, bir bakan üzerinden hükümetin aklanması girişimini doğru bulmadığını söyledi.

"KAMU KAYNAKLARI BELLİ ÇIKAR GRUPLARINA AKTARILIYOR"

UBP hükümetlerinin uzun süredir “transfer ekonomisi” kurduğunu ileri süren Derya, kamu kaynaklarının belli çıkar gruplarına aktarılmasında bürokrasinin de kullanıldığını savundu.

Vergi afları ve bazı özel şirketlere yönelik uygulamaları örnek gösteren Doğuş Derya, “Ödediğimiz vergilerin nasıl çarçur edildiğini görüyoruz.” dedi.

Bürokrasinin de liyakat yerine belirli kadrolara maaş, barem, kıdem ve çeşitli menfaatler sağlanması üzerinden şekillendirildiğini öne süren Derya, Erhan Arıklı’nın görevden alınmasının ardından bazı müdürlüklerin UBP’li kadrolarla doldurulmasını da bu çerçevede değerlendirdi.

“OLDUKÇA FIRSATÇI BİR HÜKÜMETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

CTP’nin Filo Jet faciasıyla ilgili araştırma komitesi kurulması önerisi kapsamında Meclis’in olağanüstü toplanması gerektiğini belirten Derya, hükümetin ise seçim hesaplarıyla başka yasaları gündeme getirdiğini söyledi.

CTP Milletvekili Derya, “Oldukça fırsatçı, tamamen kendi çıkarını düşünen bir hükümetle karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

Hükümetin yalnızca kamusal sorumluluk taşımadığını değil, toplumsal duygudan da uzak olduğunu savunan Doğuş Derya, facianın ardından yaşananların normalleştirilmesine karşı çıkılması gerektiğini belirtti.

“BU KADER DEĞİL”

Faciada halen bulunamayan yolcular olduğunu, ailelerin bekleyişini sürdürdüğünü hatırlatan Derya, yaşananların gündelik bir olay gibi ele alınamayacağını söyledi.

“Şiddet normalleşti. İnsanların daha canları suyun altında, henüz bulunamayan yolcular var, aileleri bekleyiş içerisinde. Ama bu sanki gündelik herhangi bir olaymış gibi normalleştirilmeye çalışılıyor.” diyen Doğuş Derya, buna itiraz edilmesi gerektiğini vurguladı.

Derya, “Çünkü bu kader değil. Bu düzen içerisinde yaşamak zorunda değiliz. Bize ölümü gösterip sıtmaya razı eden bir sistemle karşı karşıyayız. Buna razı olmayacağız.” dedi.

"GÜVENLİ YAŞAM BİR LÜTUF DEĞİL, HAKTIR"

İnsanların temel haklarından mahrum bırakıldığını savunan Doğuş Derya, güvenli yaşam, sağlık hizmeti, barınma ve düzgün beslenmenin birer lütuf değil, temel insan hakkı olduğunu söyledi.

“Yoksullaştırılıyoruz, üstüne üstlük korumasız hale getiriliyoruz ve ölüyoruz, öldürülüyoruz.” diyen Derya, mevcut düzenin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, “Bunu bir yerinden döndürmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Tüm Yorumlar