
"Beyaz kimlik haklarla donatılırsa vatandaşlık baskısı azalır"
Güncelleme:
Eski İçişleri Bakanı ve Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, mevcut "beyaz kimlik" sisteminin yeterli haklar içermediğini belirterek, sağlık, eğitim ve çalışma yaşamına ilişkin haklarla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Haber Merkezi
Eski İçişleri Bakanı ve Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, ülkedeki "beyaz kimlik" sisteminin haklarla güçlendirilmesi ve yurttaşlık politikasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, bu adımların vatandaşlık üzerindeki baskıyı azaltacağını söyledi.
Ülkede 2026 yılındaki ilk vatandaşlık kararları, önceki yıl yaşanan 8 aylık aranın ardından 22 Nisan'da alındı. Bakanlar Kurulu kararıyla ilk etapta 53 kişi yurttaşlığa kabul edilirken, 17 Temmuz'da 131 kişiye daha vatandaşlık verildi. Son olarak 23 Temmuz tarihli kararla 118 kişi daha KKTC yurttaşı oldu.
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, vatandaşlık talebinin temelinde siyasi değil ekonomik nedenlerin bulunduğunu ifade ederek, çalışma ve oturma izin sistemlerinin daha çağdaş hale getirilmesi, "beyaz kimlik" uygulamasının ise sağlık, eğitim ve sosyal haklarla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Hakların kademeli olarak tanınacağı bir sistem kurulmasının daha sürdürülebilir olacağını dile getiren Ayşegül Baybars, yurttaşlık kriterlerinin de yalnızca çalışma izni süresine bağlı olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) beyaz kimlik (daimi ikamet izni), yabancı uyruklu kişilerin her yıl çalışma veya ikamet izni yenileme zorunluluğunu ortadan kaldıran süresiz bir oturum hakkıdır.
Ayşegül Baybars, Gökhan Altıner'in Kıbrıs Postası TV'de sunduğu "Sabah Postası" programına konuk oldu.
Yurttaşlık meselesinin nüfus politikasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Baybars, ülkede yalnızca yabancı göçü ve yabancı iş gücünün değil, çağdaş bir yurttaşlık politikasının da oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Görev yaptığı dönemde hazırladığı Yurttaşlık Yasası Tasarısı'nı iki ayrı hükümet döneminde de Meclis'ten geçirememiş olmasını en büyük özeleştirilerinden biri olarak nitelendiren Baybars, yasanın yıllardır değiştirilmeye çalışıldığını ancak sürecin ilerlemediğini söyledi.
"SON BEŞ YILDA VERİLEN YURTTAŞLIKLARLA İLGİLİ HÜKÜMET ŞEFFAF DAVRANMADI"
"Son beş yılda verilen yurttaşlıklarla ilgili hükümetin şeffaf davranmadığını" savunan Baybars, kendi döneminde verilen vatandaşlık sayılarını her fırsatta kamuoyuyla paylaştığını belirtti.
Dört yıldır hükümete kaç kişiye vatandaşlık verildiği, başvuruların nasıl değerlendirildiği ve ülkelere göre farklı uygulamalar yapılıp yapılmadığı yönünde sorular yönelttiklerini dile getiren Baybars, bu konuda kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadığını iddia etti.
Hükümet programında çağdaş bir Yurttaşlık Yasası hazırlanacağının yer aldığını hatırlatan Baybars, buna rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmadığını öne sürdü.
"BEYAZ KİMLİK HAKLARLA DONATILIRSA VATANDAŞLIK BASKISI AZALIR"
Yurttaşlık baskısının sebebinin tamamen ekonomik sebeplerden kaynaklı olduğunu ifade eden Baybars, "Kimse oy kullanmak için yurttaş olmak istemiyor bu ülkede. Bu ülkede çalışma izin sistemini, oturma izin sistemini rahat, kolay ulaşılabilir yapıp, bu ülkedeki beyaz kimlik müessesesini haklarla birlikte daha çağdaş ve yaşanabilir bir şekle getirirseniz, vatandaşlık baskısını da azaltırsınız. Dolayısıyla yeni dönemde bir Yurttaşlık Yasası'yla birlikte, beyaz kimliğin, yani bu ülkede yaşayacak insanlar için bazı haklar verilerek, yurttaşlık meselesi konusuna bir miktar kısıtlama getirilmesi noktasının artık tekrardan tartışılması gerekiyor. Tabii ki bu ülkede doğan, büyüyen, bu ülkenin kültürü ve kimliğine sahip insanların o oryantasyona sahip olması ve sonrasında da yurttaş yapılmasının da tekrardan düzenlenmesi gerekiyor." dedi.
"BEYAZ KİMLİK BELLİ HAKLARLA DONATILMASI GEREKİYOR"
Mevcut "beyaz kimlik" uygulamasının içinin boş olduğunu savunan Baybars, "Beyaz kimliğin belli haklarla donatılması gerekiyor. İnsanların ekonomik ve sosyal hayatlarını, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanma koşullarını düzenlersiniz, iş yapabilme imkanlarını düzenlersiniz. Bu düzenlemeleri de belli bir zamana yayarsınız. 'Şu kadar yılda şu haklara sahip olacaksın, şu kadar yılda şu haklara sahip olacaksın' dersiniz. Yurttaşlık kriterlerini de otomatik olarak çalışma iznine bağlı olmaktan çıkarırsınız diye düşünüyorum. Ben hep de öyle düşündüm. Bir sistem kurarsınız. Çünkü yurttaşlık meselesi aslında hep tartışılan bir hak değildir. Eğer doğal yoldan vatandaş değilseniz, yurttaşlık yabancıya verilen bir lütuftur. O yüzden bu alanların yeniden düzenlenmesi çok önemlidir. Çünkü o demografik yapı da, nüfus verileri de bize bu anlamda bir alarm veriyor." ifadelerini kullandı.
Demografik yapı ve nüfus verilerinin ciddi uyarılar verdiğini söyleyen Baybars, bu nedenle kapsamlı bir yurttaşlık politikasının ve yeni bir Yurttaşlık Yasası'nın daha fazla geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.




























Yorum Yap
Tüm Yorumlar