
Batan gemi soruşturması zanlılarından 9'unun tutukluluğuna devam, 5'i serbest
Güncelleme:
Girne açıklarında batan Filojet'le ilgili 14 zanlı mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, izin sürecinde ihmal veya dikkatsizlik olup olmadığının araştırılmasına, 9 zanlının 3 gün tutukluluğuna, 5 zanlının da serbest bırakılmasına emir verdi.
Girne açıklarında dün yolcu gemisinin batmasıyla ilgili tutuklanan 9 zanlı ile sabahki duruşmada mahkeme huzurunda bulunmayan ve yargıcın derdest emri gereği mahkemeye getirilmeleri için ara verdiği duruşma, diğer 5 zanlının da getirilmesiyle Girne Kaza Mahkemesi'nde görüldü.
Ara verilen duruşma saat 12.00'de yeniden başladı. "Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" ile suçlanan 9 zanlı A.Ö. (zanlı 1), M.Ö. (zanlı 2), M.E. (zanlı 3), Z.Ö. (zanlı 4), M.G. (zanlı 5), S.E. (zanlı 6), G.G. (zanlı 7), V.H. (zanlı 8) R.İ. (zanlı 9) ile yargıcın getirilmeleri emri verdiği diğer 5 zanlı S.A. (zanlı 11), R.A. (zanlı 12), H.E. (zanlı 13), B.H. (zanlı 14), M.O. (zanlı 15), mahkemeye çıkarıldı.
POLİS: 5 OLAN DİĞER ZANLILARIN SAYISI, YANLIŞLIKLA 7 YAZILDI
Sabahki duruşmada yargıç; hakkında derdest emri verilen toplam 16 zanlı olduğu halde, 7 zanlının mahkemeye getirilmediğini belirtmişti. Polis ise bu duruşmada, zanlı sayısının yazımı konusunda yapılan bir hata sonucu 16 zanlı olduğunun beyan edildiğini, ancak gerçekte 14 zanlı bulunduğunu ifade ederek, sabah bulunmayan ve mahkemeye çıkarılması gereken 5 zanlının da huzurda bulunduğu bilgisini verdi.
MYK Video: Girne açıklarında dün yolcu gemisinin batmasıyla ilgili tutuklanan 9 zanlı ile sabahki duruşmada bulunmayan ve derdest emri gereği diğer 5 zanlının da getirilmesiyle Girne Kaza Mahkemesi'nde görüldü.#MYKHaber #KKTC #Girne #gemifaciası pic.twitter.com/VfiEXEILJr
— MYKibris.com (@MYKibris) August 31, 2026
"YOLCU VE YÜK KAPASİTESİ AŞILMADI"
Polis, mahkemede verdiği beyanında soruşturma kapsamında 100'ün üzerinde ifade alındığını söyledi. Ayrıca geminin yolcu ve yük kapasitesinin aşılmadığını, yolcu manifestosunda yer alan yolcu sayısının geminin kapasitesinin altında olduğunu ifade eden polis, yolcuların valizleri ve yüklerinin de geminin taşıma kapasitesini aşmadığını, bunların normal standartlarda olduğunu söyledi.
Polis, geminin limandan çıkış yaptığı sırada hava koşullarının iyi olduğunu ve buna ilişkin ellerinde belgeler bulunduğunu da mahkemeye aktardı.
Yargıcın, "gemilerin hangi hava koşullarında seyir yapabileceğine" ilişkin soruşturma yapılıp yapılmadığını sorusuna polis, bu konuda da araştırma yapıldığını belirterek, gemilerin 3 metreye kadar dalga yüksekliğinde seyahat edebildiğini söyledi; bu hususa ilişkin meteoroloji raporlarının da bulunduğunu da ekledi.
"SEFER İZNİ KİM TARAFINDAN VERİLDİ, ÜLKEDEN ÇIKMASIYLA İLGİLİ BELGELER UYGUN MU?"
Yargıç daha sonra geminin "sefer izninin kim tarafından verildiğini" sordu. Polis, meteorolojiden hava raporu alındıktan sonra geminin çıkışına ilişkin iznin Türk Loydu tarafından verildiğini söyledi.
Yargıç, kazanın ardından geminin ülkeden çıkış yapıp yapamayacağına ilişkin evrakların ve izin belgelerinin uygun olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığını da sordu. Polis, konunun araştırıldığını ve geminin geçerli belgelerinin bulunduğunu belirtti. Ancak belgelerin henüz tamamının toparlanamadığını ve bu yöndeki çalışmaların sürdüğünü söyleyen polis, ayrıca ilgili izinleri veren kişilerden belgelerin temin edileceğini ve ifadelerinin alınacağını kaydetti.
"GEMİNİN HASAR ALDIĞI" İDDİASI
Yargıcın geminin daha önce hasar aldığı yönünde bir iddia bulunduğunu hatırlatarak, bununla ilgili herhangi bir bilgi olup olmadığı sorusuna ise polis; söz konusu geminin 12 yıl önce bir kaza yapıp hasar aldığı yönünde yanıt verdi.
Gerekli tamiratın yapılmasının ve tamir raporunun alınmasının ardından geminin 2014 yılında Filo Denizcilik bünyesinde faaliyete geçtiğini ve o tarihten bu yana hizmet verdiğini aktaran polis, "geminin tamiratını gerçekleştiren şirketin de şu anda araştırıldığını" ifade etti.
SAVCI: GEMİNİN HAREKET ETMESİ İZNİ SÜRECİNDE LİMANLAR BAŞKANLIĞI'NIN YETKİSİ NE?
Daha sonra savcı söz alarak, geminin limandan hareket etmesine ilişkin verilen izin belgesi hakkında polise soru yöneltti. Polis, söz konusu belgenin Limanlar Başkanlığı tarafından, geminin uluslararası standartlarda seyahat edebilmesine yönelik olarak verildiğini söyledi.
Savcının, Limanlar Başkanlığı'nın bu süreçteki yetkisinin ne olduğunu sorması üzerine polis, Limanlar Başkanlığı'nın gemilerde yılda bir kez denetim yaptığını, ayrıca ayda bir kez can güvenliğine ilişkin kontroller gerçekleştirdiğini belirterek, bu kontroller kapsamında can yeleklerinin bulunup bulunmadığının da denetlendiğini aktardı.
Polis, zanlıların görev ve konumlarına ilişkin de bilgi verdi. Polis, zanlı 11, 12 ve 13'ün ilgili "şirkette hissedar" olduğunu; zanlı 14 ve 15'in ise geminin "Loyd Belgesi" (Türk Loydu veya uluslararası Lloyd's Register tarafından verilen bu belgeler; gemilerin, malzemelerin ve endüstriyel tesislerin uluslararası güvenlik ve kalite standartlarına uygun olduğunu kanıtlayan sertifikalardır) ve sefer izinleriyle ilgili işlemleri yürüten, geminin limandan hareket edip edemeyeceğini onaylayan ve yolcu taşımacılığına uygunluğuna ilişkin incelemeleri gerçekleştiren "Limanlar Başkanlığı yetkilileri" olduğunu söyledi.
POLİS: BİLİRKİŞİDEN GÖRÜŞ ALINDI
Polis, bu kapsamda emekli bir Limanlar Başkanlığı müdüründen bilirkişi olarak görüş aldıklarını da mahkemeye aktararak; söz konusu bilirkişinin, meteorolojiden alınan hava raporu ve mevcut izin belgeleri değerlendirildiğinde, geminin bu şartlarda seyahat etmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı yönünde görüş verdiğini söyledi.
Savcının "farklı bilirkişilerden de görüş alınıp alınmayacağı" sorusunu polis, bu konuda "farklı bilirkişilerden de görüş alınacağı" şeklinde yanıtladı.
Mahkeme, polise 1'den 9'a kadar olan zanlıların neden tutuklanmasının talep edildiğini sordu.
Polis, olayın ülkede büyük bir karmaşaya yol açtığını ve teyit edilmesi gereken çok sayıda bilgi bulunduğunu söyledi. Olayın ardından derdest emri temin edildiğini belirten polis, belgelerin toplanması ve soruşturma sürecinde herhangi bir sorun yaşanmaması amacıyla tüm zanlıların tutuklandığını ifade etti.
ZANLILAR HAKKINDAKİ İDDİALAR: CAN YELEKLERİNİN NASIL KULLANILACAĞINI BİLMİYORLAR
Polis ayrıca 5'ten 9'a kadar olan zanlılarla ilgili bazı iddiaları da mahkemeye aktardı.
Bu zanlıların olay sırasında gemideki yolculara herhangi bir yardımda bulunmadıkları, giriş ve çıkışları kolaylaştırmadıkları ve yolculara can yeleği vermedikleri yönünde ifadeler alındığını ifade eden polis, 5'ten 9'a kadar olan zanlıların can yeleklerinin nasıl kullanılacağını da bilmediklerine yönelik ifadeler bulunduğunu kaydetti.
POLİS: KAPTANIN GEMİYİ KULLANMA YETKİSİNE İLİŞKİN HENÜZ BİR BELGEYE ULAŞILAMADI
Mahkeme daha sonra, ortaya atılan iddialar üzerine gemi kaptanının gemiyi kullanma yetkisinin bulunup bulunmadığını sordu. Polis, resmi gemi kaptanının gemiyi kullanma yetkisine ilişkin henüz herhangi bir belgeye ulaşamadıklarını ancak kaptanın uzun yıllardır bu görevi yürüttüğüne ilişkin sözlü beyanlar aldıklarını söyledi.
Polis, 2 ve 4 numaralı zanlılar ile ilgili olarak ise yolcuların yaşanan olayı kendilerine anlatmalarına rağmen seferin devam ettirildiği yönünde ifadeler bulunduğunu belirtti.
Polis, 1'den 9'a kadar olan zanlıların soruşturma kapsamında 3 gün süreyle tutuklu kalmasını talep etti.
Daha sonra mahkemede söz alan 1'den 9'a kadar olan zanlıların avukatı, suç unsuru olarak gösterilen geminin dört çarpı iki şeklinde (4x2), yaklaşık 100 kişiyi taşıma kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Polis, ardından avukatın yolcuların kendilerine yardımcı olunmadığı yönündeki iddialara ilişkin, "zanlıların olay sırasında yolculara yardımcı olup olmadıklarını gösteren görüntülerin ellerinde bulunup bulunmadığı" sorusuna ise; bu konudaki soruşturma ve incelemelerin devam ettiğini söyledi.
Avukat, mahkeme salonunda bulunan zanlıların görev ve sorumluluklarını yerine getirdiklerini savundu; zanlıların yolculara "can yeleklerini dağıttığını ve giriş-çıkışların nasıl yapılması gerektiği konusunda bilgi verdiklerini" iddia etti.
"Gemide, her biri 100 kişi taşıma kapasiteli dört can salı bulunduğunu, dolayısıyla bu sallarla 400 kişinin kurtarılabileceğini" iddia eden avukat, zanlıların üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini savundu. Geminin tüm izinlerinin bulunduğunu ve mürettebatın yolculara yardım ettiğini gösteren görüntülerin bulunduğunu da ileri sürdü.
Yargıç ise; mahkemeye çıkarılan 5 zanlı hakkında tutuklama emri bulunmadığını belirterek, zanlı 11, 12 ve 13'ün ilgili yerli şirkette "hissedar", zanlı 14 ve 15'in ise "Limanlar Başkanlığı'nda yetkili kişiler" olduğunu kaydetti.
YARGIÇTAN "İHMALKARLIK İDDİASI VE İZİNLERİN ARAŞTIRILMASI" EMRİ
Geminin limandan çıkışına izin verildiğini gösteren belgenin bulunduğunun tespit edildiğini söyleyen yargıç, "söz konusu izin sürecinde herhangi bir ihmalkarlık veya dikkatsizlik yapılıp yapılmadığının, izinlerin mevzuata uygun şekilde verilip verilmediğinin araştırılmasına" ve elde edilecek bulguların mahkemeye aktarılmasına emir verdi.
Mahkeme, 1'den 9'a kadar olan zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmasına emir verirken, diğer 5 zanlının ise serbest bırakılmasına karar verdi.































Yorum Yap
Tüm Yorumlar