"20 yıl arayla sorulan iki soru ve değişmeyen zihniyet"

4 Ocak 2026

A
A

Hasipoğlu, Kıbrıs’ta 20 yıldır AB’nin çözüme değil çözümsüzlüğe hizmet ettiğini belirterek, Rum tarafının hem AB’yi hem BM’yi kandırdığını söyledi.

ZgotmplZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı uzun değerlendirmede Kıbrıs meselesine ilişkin Avrupa Birliği’nin (AB) rolüne sert eleştiriler yöneltti.

Hasipoğlu, 20 yıl arayla sorduğu iki sorunun ve verilen cevapların, AB’nin adada çözüme değil, kalıcı bir çözümsüzlüğe hizmet ettiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

“AB, RUM TARAFININ ‘HAYIR’INA RAĞMEN ÖDÜLLENDİRDİ”

Oğuzhan Hasipoğlu, 2004 Annan Planı referandumu öncesinde dönemin AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen ile bir araya geldikleri bir toplantıda, Verheugen’e, "Rum tarafının referandumda 'hayır', Kıbrıs Türk tarafının ise 'evet' demesi halinde Avrupa Birliği’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kabul edip etmeyeceğini" sorduğunu, bu sorunun ardından hem kendisinin hem de yanında bulunan amcasının salondan çıkarıldığını, bazı Rum siyasi parti temsilcilerinin sert tepkiler verdiğini belirtti.

Rum tarafının “hayır” demesine rağmen AB’ye üye yapıldığını ve Verheugen’in referandum sonrası “Rumlar AB’yi kandırdı” sözünü anımsatan Hasipoğlu, bunun Kıbrıs Türk tarafının haklılığını ortaya koyduğunu ifade etti.

“20 YIL SONRA SORULAN SORU, DEĞİŞMEYEN ZİHNİYET”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasipoğlu, 20 yıl sonra bu kez Strazburg’da Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu’nda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’e "Şimdi siz bizimle bu adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşmaya hazır mısınız? Bizlere uygulattırdığınız izolasyonları ve kısıtlamaları kaldırmaya ve egemenliğimizi kabul etmeye hazır mısınız?” sorusunu yönelttiğini, Hristodulidis’in verdiği cevabın ise, Kıbrıslı Türkleri Kıbrıs Cumhuriyeti içindeki Maronitler ve Ermenilerle aynı statüde gördüğünü açıkça ortaya koyduğunu, bunun federasyon adı altında üniter bir yapı dayatması anlamına geldiğini vurguladı.

“AB DÖNEM BAŞKANLIĞI, RUM TARAFINA KONFOR ALANI SAĞLIYOR”

Rum yönetiminin Avrupa Birliği dönem başkanlığını 1 Ocak itibarıyla devraldığını ve 30 Haziran’a kadar sürdüreceğini anımsatan Hasipoğlu, Hristodulidis’in 2026 yılını “AB için daha çok ülkeyle entegrasyon yılı” olarak tanımladığını işaret ederek, şu soruları yöneltti:

"20 yıl önce AB’nin dönemin en üst seviyedeki resmî yetkilisi olan Günter Verheugen tarafından açıkça kandırıldıkları beyan edilen AB, bizimle doğrudan temasa başlar mı? Bize verdiği önemli sözleri dahi tutmayan (doğrudan ticaret, temsiliyet hakkı gibi) AB, “'daha çok ülke ile entegrasyon' derken KKTC ile doğrudan ticarete ve temasa başlasa, aslında çözüme büyük ölçüde hizmet etmeye başlayacak. Bunu yapacağını zannetmesem dahi, kulaklara su kaçırmakta fayda var."

Mevcut durumun Rum tarafına bir konfor alanı yarattığını savunan Hasipoğlu, böyle bir ortamda Güney Kıbrıs’ın neden Kıbrıslı Türklerle eşit şartlarda müzakere masasına oturması gerektiği sorusunu yöneltti.

“AB, ADADA ÇÖZÜM DEĞİL, STATÜKO ÜRETİYOR”

Paylaşımında, Rum tarafının son 20 yılda hem Avrupa Birliği’ni hem de Birleşmiş Milletler’i ustalıkla yanılttığını vurgulayan Oğuzhan Hasipoğlu, Hristodulidis’in bir yandan “Mağusa’ya döneceğiz” söylemini sürdürürken, diğer yandan AB dönem başkanı sıfatıyla daha fazla ülkeyle entegrasyon mesajı vermesinin çelişkili olduğunu kaydetti.

AB’nin mevcut politikalarıyla adada çözüme değil, çözümsüzlüğe hizmet etmeye devam ettiğini kaydeden Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla da adil bir dünya düzeninden söz etmenin mümkün olmadığını belirterek, Rum tarafının gerçek niyetini anlamak için artık daha fazla soruya ve cevaba ihtiyaç olmadığını ifade etti

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar