"Verimli değil ama yararlı bir görüşme oldu"

28 Ocak 2026

Güncelleme: 28 Ocak 2026

A
A

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Holguin'in ev sahipliğinde Rum Lider Nikos Hristodulidis ile yapılan görüşmenin ardından açıklama yaptı.

ZgotmplZ MYK Haber

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Holguin'in ev sahipliğinde Rum Lider Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı'nda basına açıklamalarda bulundu.

Ara bölgede, BM Genel Sekreter Yardımcısı Khassim Diagne'nin resmi konutunda saat 11.10'da başlayan görüşme yaklaşık iki saat sürdü.

Görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhürman, toplantının "verimli değil ancak yararlı" geçtiğini ifade etti. Erhürman ayrıca, Holguin'in katılımı olmaksızın da görüşmelerin sürdürüleceğini söyledi.

Üçüncü kez üçlü olarak bir araya geldiklerini ifade eden Erhürman, dinleme ve anlama açısından yararlı bir görüşme olduğunu kaydetti.

Erhürman, özellikle Rum lider Hristodulidis’in sunduğu Güven Yaratıcı Önlemler'e (GYÖ) ilişkin görüşlerini aktardığını belirterek, "Genel olarak güven yaratan bir noktada olmadığımızı gördük. Toplantıda, bizim dört maddelik metodolojimizin ve GYÖ’lerin görüşülmesi öngörülüyordu." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Kıbrıs müzakerelerinde çözüm odaklı ilerlemeyi sağlamak için sunduğu bir çerçeveyi içeren 4 maddelik metodolojisi şu aşamalardan oluşuyor: 1. Siyasi eşitlik pazarlık konusu haline getirilmeyecek. 2. Müzakerelerin başlangıç ve bitiş tarihi belli olacak. 3. Geçmişteki yakınlaşmalar teyit edilecek. 4. Rum tarafının masayı terk etmesi halinde Türk tarafı statükoya dönmeyecek.

Cumhurbaşkanı Erhürman açıklamasında şunları ifade etti:

  • Hristodulidis bugün beş maddelik bir metin ortaya koydu. Bu maddelerde yeni bir unsur yoktu. Yeni olarak yalnızca GYÖ’lere ilişkin bir maddeden söz edilebilir; o madde de geçiş noktalarıyla ilgiliydi. Bu, bugüne kadar gündeme gelenlerin dışında bir başlıktı. Kendisinin de bu hususun bizler tarafından kabul edilemeyeceğini bildiğini düşünüyoruz. Buna rağmen saygı duyuyoruz. Bundan sonra izlenmesi gereken yol olarak beş madde sundu.
  • Bizim açımızdan, önerdiğimiz maddelerde siyasi eşitliğin kabul edilmesi esastır. Bu, etkili katılım ve dönüşümlü başkanlıkla mümkündür ve prensip olarak kabul edilmelidir. Dönüşümün ikiye bir mi, üçe bir mi olacağı zaten müzakerelerde ele alınır. Dönüşümlü başkanlığın olmaması, siyasi eşitliğin olmaması anlamına gelir. Bunun sancıları 1960’ta yaşanmıştır. Yakınlaşmaların bundan sonra olacağı da prensip olarak kabul edilmelidir.
  • Zaman sınırlaması da prensip olarak kabul edilmelidir. Ne olacaksa bir zaman sınırı içinde olmalıdır; bu sürenin ne kadar olacağı müzakerelerle belirlenir.
  • Son madde ise zaten bilinmektedir. Biz bu ilkelerin kabul edilmesini istiyoruz. Kabul edilmemesi hâlinde esas müzakerelere geçilmeyeceğini ifade ediyoruz. Bunlar usule ilişkindir. Yeni bir hayal kırıklığı yaşanmasını istemiyoruz.
  • GYÖ’ler önemlidir ancak çözümün yerini tutamaz. Bu durum, GYÖ’lerin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Crans-Montana’dan bu yana sekiz yıl geçti ve kayda değer bir gelişme olmadı. Üç ayda, üç görüşmede bir mesafe kat etmeye çalışıyoruz.
  • Toplantının sonunda bir öneride bulundum. Holguin’in olmadığı zamanlarda da bir araya gelerek süreci ileriye taşımayı, iki lider arasındaki diyaloğun sürdürülmesini önerdim. Hristodulidis bunun iyi olacağını söyledi ve iki hafta içinde ayarlanabileceğini ifade etti. Temsilcilerimiz de bir araya geliyor; ancak bunun yeterli olmadığını düşündüğümüz için bu öneriyi yaptım.
  • Bugünün çok verimli olduğunu söyleyemem. Bir uzlaşma sağlanmadı. Ancak yararlıydı; birbirimizi dinledik.
  • Usul belli olmadan esasa dahil bir şey söylemeyeceğim. Bir maça çıkılıyorsa kurallar önceden belli olsun sonra maça çıkılır. Maça en çok çıkmak isteyen de benim. Kurallar olmadan esasa geçmek doğru değil.
  • Bu dört maddeyi ilk defa resmi ağızdan, Annan Planı'nın 20'nci yılında anlatmıştım. O zaman cumhurbaşkanı da değildim. Geçen süreçte bu konuyu her yerde anlattım. Bunlardan vazgeçmem.
  • Görüşmenin verimli olmasını arzu ederdim. Ama yararlı oldu. Ne kadar çok diyalog kurabilirsek iyi.

Cumhurbaşkanı Erhürman açıklamasında; göreve gelişinin 100'üncü gününün 1 Şubat’ta dolduğunu hatırlatarak, 2 Şubat’ta 100 gün değerlendirmesi yapacaklarını da dile getirdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.

Tüm Yorumlar

İlginizi Çekebilir