
Nazlı sözünü sakınmadı: Meclis'te tek muhalefetken böyleyseniz, iktidarınızı düşünmek istemiyoruz
8 Temmuz 2026
Güncelleme: 8 Temmuz 2026
BY Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, YYK üyeliklerini eleştirerek, Oğuz Karakartal'ın Ali Kişmir davasındaki rolünü hatırlattı ve CTP'nin desteğine tepki gösterdi.
Bağımsızlık Yolu (BY) Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, 29 Haziran tarihinde Meclis Genel Kurulu'nda oy birliğiyle gerçekleştirilen Yayın Yüksek Kurulu (YYK) üyeliklerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nun 29 Haziran tarihli oturumunda, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi'nin Yayın Yüksek Kurulu (YYK) üyeliği adaylarının değerlendirilmesine ilişkin raporu ele alınarak oy birliğiyle onaylanmıştı. Buna göre YYK üyeliklerine Hüseyin Gürlek, Salih Can Doratlı, Oğuz Karakartal, Neriman Saygılı, Erkan Sökmez, Direnç Civa Akgün, Hüseyin Gürşan ve İbrahim Özejder seçilmişti.
Yaz tatili öncesinde Meclis'in yasama gündemli son toplantısını 29 Haziran'da gerçekleştirdiğini anımsatan Nazlı, o günkü oturumda "çok sayıda dayatma yasanın apar topar geçirildiğini" belirterek, aynı oturumda Yayın Yüksek Kurulu üyelerinin de oy birliğiyle atandığını ifade etti.
"CTP'NİN MECLİS'TEKİ VARLIĞI DEMOKRASİ İLLÜZYONU YARATIYOR"
"İş birlikçi hükümetin meşruiyetini tamamen kaybettiği bir durumda CTP'nin Meclis'teki varlığının bir demokrasi illüzyonu yarattığını ve istifa ederek gücünü sokaktaki mücadeleye vermesinin halkın yararına olacağını defalarca dile getirdiklerini" belirten Nazlı, "Oy birliğiyle atanan Yayın Yüksek Kurulu üyelerine bakıldığında, CTP'nin Meclis'teki varlığının demokrasi illüzyonu yaratmanın da ötesinde ne denli büyük bir gaflet olduğunu gördüklerini" söyledi.
"OĞUZ KARAKARTAL'IN ROLÜ HATIRLANMALIDIR"
Meclis'in oy birliğiyle atadığı YYK üyelerinden Oğuz Karakartal'ın kim olduğunun hatırlanması gerektiğini belirten Nazlı, Karakartal'ın Basın-Sen Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir'in yazdığı bir yazı nedeniyle 10 yıl hapis istemiyle yargılandığı davada, bir gazetecinin yazı yazarak suç işlediğinin ispatı amacıyla polis ve savcılık makamı tarafından bilirkişi raporuna ve mahkemedeki tanıklığına başvurulan kişi olduğunu kaydetti.
Sosyal medyada paylaştığı bir yazı nedeniyle 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir'in davasında, Anayasa Mahkemesi'ndeki son duruşma 4 Aralık 2025 tarihinde yapılmıştı. Duruşmada iddia makamı esas hakkındaki hitabını sunarken, mahkeme hitapların tamamlanmasının ardından davayı kararı açıklamak üzere süresiz ertelemişti.
Gazeteci Kişmir, 15 Ağustos 2020 tarihinde sosyal medya hesabında yayımladığı "Genel Ev" başlıklı yazısı nedeniyle, "Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif" suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
"GAZETECİNİN HAPİS CEZASI ALMASI İÇİN TANIK OLAN KİŞİ OY BİRLİĞİYLE YYK ÜYESİ YAPILDI"
Nazlı, "Rejim partilerinin, hükümeti ve ana muhalefetiyle birlikte hareket ederek, bir gazetecinin 10 yıl hapis cezası alması öngörülen suçu işlediğini ispat etmek için tanıklığına başvurulan kişiyi adeta mükâfatlandırırcasına YYK üyeliğine oy birliğiyle atadığını" ifade etti.
Nazlı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün yoğun saldırı ve tehdit altında olduğu bir dönemde, aynı zamanda sendikacı olan bir gazetecinin yazdığı yazı nedeniyle 10 yıl hapis istemiyle yargılanması sürerken, söz konusu yazının suç teşkil ettiği yönünde mahkemeye iddia makamı tarafından çıkarılan tanığın Meclis'te oy birliğiyle Yayın Yüksek Kurulu üyeliğine atanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
"BU YÜZ KARASINA OY VEREN VEKİLLER HALKA HESAP VERMELİDİR"
Nazlı, "ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına bu yüz karasına oy birliği sağlayan tüm milletvekillerinin, başta mesleklerini icra ederken hapse gönderilmek istenen gazeteciler olmak üzere halka hesap vermesi gerektiğini" söyledi.
"TEK BAŞINIZA HÜKÜMETE GELMENİZİ DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMİYORUZ"
Gazetecilerin hapse gönderilmesini öngören yasa tasarısının, masumiyet karinesi gerekçesiyle komiteden oy birliğiyle Genel Kurul'a taşınmasını hatırlatan Nazlı, sahte diplomadan yargılanması gereken UBP'li bir milletvekilinin Avrupa Parlamentosu temsilcisi olarak seçilmesine de ortak olunduğunun altını çizdi. "Bu örneklerde olduğu gibi, YYK atamalarında da rejimin devamı adına basın ve ifade özgürlüğünün çiğnenmesi pahasına CTP'nin oy birliğini bozmadığını" vurgulayan Nazlı, "Kimse kusura bakmasın da, Meclis'te temsil edilen tek muhalefetken böyleyseniz, tek başınıza hükümete geldiğinizi düşünmek bile istemiyoruz." dedi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar