"Mevzuattaki boşluklar gemi faciasının önlenmesini engellemiş olabilir"

Meclis Araştırma Komitesi Başkanı Sunat Atun, 30 Ağustos'ta meydana gelen gemi faciasının "önlenebilir" olduğunu belirtti. Atun, benzer olayların yaşanmaması için mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi.

"Mevzuattaki boşluklar gemi faciasının önlenmesini engellemiş olabilir" TAK

Haber Merkezi - Nurgül Ece

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Sunat Atun, Filo Denizcilik'e ait "Filo Jet" katamaranının 30 Ağustos'ta öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su alarak batmasının ardından, facianın araştırılması amacıyla kurulan komitenin çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nun 10 Eylül tarihli 3'üncü Olağanüstü Birleşimi'nde aldığı kararla kurulan "30 Ağustos 2026 Tarihinde Girne Limanı Açıklarında Meydana Gelen Gemi Faciasının Araştırılmasına İlişkin Meclis Araştırma Komitesi"nin başkanlığına UBP Milletvekili Sunat Atun getirilmişti.

BRTK'da Pembe Paşaoğluları'nın sunduğu "Gündem 12" programına katılan Sunat Atun, "Filo Jet" katamaranının batması sonucu yaşamını yitirenlere başsağlığı, yakınlarına sabır, kazazedelere ise güç ve kuvvet dileyerek konuşmasına başladı.

Faciayla ilgili şu ana kadar 5 ayrı toplantı yaptıklarını dile getiren Sunat Atun, bunlardan birinin Liman Başkanlığı'na yapılan ziyaret olduğunu belirtti. Atun, komitenin 23 Eylül, 29 Eylül, 7 Ekim ve son olarak 13 Ekim tarihlerinde toplandığını, çalışmaların "Davetlilerin Dinlenilmesi" gündemiyle sürdüğünü ve gelecek hafta da devam edeceğini söyledi.

Toplantılarda, şu ana kadar konuya ışık tutabilecek tüm tarafları dinlemeye çalıştıklarını ifade eden Sunat Atun, gelecek hafta ilgili geminin sertifikasyonunu sağlayan Türk Loydu şirketinin yetkililerini davet ettiklerini, onların da katılımını beklediklerini ve kendilerinden bilgi almak istediklerini söyledi.

"KOMİTEMİZ ÇALIŞMALARINI DERİNLİKLİ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜYOR"

Sunat Atun, "Arama kurtarma operasyonlarına gönüllü olarak teknesiyle katılan kişileri komitemiz dinledi. Geçen hafta, son toplandığımızda kazadan sağ salim kurtulan bir kazazedeyi davet ettik ve kendisini dinledik. Yani şu anda Meclis komitesi, çalışmalarını derinlikli bir şekilde yapmaya çalışıyor." ifadelerini kullandı.

"RAPORUN İKİ TOPLANTI SONRA HAZIR OLMASI BEKLENİYOR"

Paşaoğluları'nın "Komite çalışmalarının hangi tarihe kadar tamamlanması hedefleniyor?" sorusu üzerine Sunat Atun, "Beklentim, iki toplantı daha yaptıktan sonra raporun hazır olacağı yönünde. Çünkü konu netleşmiştir. İfade ettiğim gibi, Türk Loydu'ndan sörveyi yapan ilgili sörveyörü davet ettik. Onun katılımıyla ilgili kendi değerlendirmelerinden net bir yanıt bekliyoruz. Bu da önemli ölçüde ışık tutacaktır." dedi.

"Biz yasama olarak devletin bu alandaki, özellikle mevzuatla ilgili eksikliklerini ve idari yönden yaşanan eksiklikleri ortaya koymayı hedefliyoruz. Bununla beraber, bütün bu çevrelerden aldığımız bilgiler ışığında kazaya ve can kaybına sebebiyet veren bütün gerekçeleri ortaya çıkarıp raporumuza koymayı amaçlıyoruz." diyen Sunat Atun, hedeflerinin bu olduğunu belirtti.

"FARKLI ALANLARDA VE SORUMLULUK NOKTALARINDA İHMALLER YAŞANDI"

Hedeflerinin kasım ayı başında raporu hazırlamak olduğunu belirten Sunat Atun, rapora son nokta konulduktan sonra kamuoyuyla paylaşacaklarını da açıkladı. Atun, "Farklı alanlarda, farklı sorumluluk noktalarında ihmallerin olduğu bir hadise yaşandı. Maalesef benim şahsi kanaatim de bu yöndedir." dedi.

"MEVZUATTAKİ BOŞLUKLAR GİDERİLMELİ, DENETİM KRİTERLERİ NETLEŞTİRİLMELİ"

Paşaoğluları'nın "Meclis Araştırma Komitesi olarak raporu ortaya çıkardıktan sonra bunun önümüzdeki süreçte nasıl bir etkisi olacak, öngörünüz nedir?" sorusuna ise Sunat Atun, şöyle yanıt verdi:

"Öncelikle bu kazanın yaşanmasına ve can kaybına sebebiyet veren unsurlar arasında mevzuattaki boşlukların neler olduğuna bakmak gerekiyor. Ayrıca arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili, ilgili kurumlar tarafından etkin bir müdahale yapıldığını gördük. Lakin onun öncesinde, devletimizin hangi alanlarda eksiklikleri olduğuna bakmak lazım. Buna ilişkin daha iyi bir düzenleme nasıl yapılabilir, onu değerlendirmek gerekiyor.

Gemilerde aranması gereken yeterlilikler nelerdir ve hangi devletlere ait gemi adamı cüzdanlarının kabul edilebileceğini burada sıralamak gerekiyor. Yani mevzuattaki boşlukları görüp bu boşlukları, Meclis'in yasa, kanun ve mevzuat üretme kabiliyetini kullanarak gidermek gerekiyor. Bence atılacak en önemli adımların başında bunlar gelecek.

Sadece bir örnek vermek isterim. Bugün bir liman başkanlığı, bir gemiye çıkış izni verirken hangi kriterlere bakıyor, hangi değerlendirmeleri yapıyor? Bunların daha ölçülebilir ve daha net ifade edilmiş olması gerekiyor."

Limanlardaki denetimlerin güçlendirilmesi ve mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Atun, yürütülen çalışmanın ülkenin liman altyapısı ve mevzuatının geliştirilmesi açısından yol gösterici olacağını söyledi.

Adanın dört tarafı denizlerle çevrili küçük bir ada olduğunu ifade eden Atun, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında yolcu gemileri ve yolcu-araç gemileri üzerinden yoğun bir trafik bulunduğunu belirtti. Bu gemilerin önemli bir bölümünün KKTC bayrağı taşıdığını ve ağırlıklı olarak Türkiye'ye sefer yaptığını kaydeden Atun, bayrak devleti olmanın getirdiği sorumluluklara işaret etti. Atun, "Hem liman otoritesi olmanın gerektirdiği sorumluluk hem de bayrak devleti olmanın getirdiği sorumluluk çerçevesinde daha güçlü, daha iyi tanımlanmış, ölçülebilir ve değerlendirilebilir denetimler yapılması gerekiyor." dedi.

Komitenin çalışmalarında birçok tespitin bulunduğunu ancak bunların henüz değerlendirme aşamasında olduğunu belirten Atun, bulguların tüm komite üyelerinin görüş birliği doğrultusunda netleştirileceğini söyledi. Atun, "Tüm komite üyesi milletvekillerimizin katılımıyla bir toplantı yaparak hem bulgularımızı hem de yapılması gerekenleri raporumuzda detaylı bir şekilde sıralayacağız." ifadelerini kullandı.

"MEVZUATTAKİ BOŞLUKLAR FACİANIN ÖNLENMESİNİ ENGELLEMİŞ OLABİLİR"

Hazırlanacak raporun önemine de değinen Atun, "çalışmanın ülke limanlarının konumu, altyapısı ve eksik mevzuatın geliştirilmesi noktasında öncü ve yol gösterici nitelik taşıyacağını" belirtti.

Kazayla ilgili mevzuatta birtakım boşluklar bulunduğunu ifade eden Atun, "Şu anda kesin bir hüküm ortaya koymayalım ancak ilk başta inceleyip değerlendirdiğim mevzuatta birtakım boşluklar olduğunu gördüm. Mevzuattaki bu boşluklar nedeniyle kazanın meydana gelmesinin önüne geçilememiş olabileceğini söyleyebiliriz." dedi.

Atun, açıklamasının devamında şunları söyledi:

"Bu çalışma tamamlandığında, liman devleti olarak yolcu taşıyan bir geminin limanımızdan ayrılmadan önce, her sefer öncesinde devlet tarafından denize elverişliliğinin en azından gözle denetlenmesini zorunlu kılan bir kanun veya yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Buna benzer birçok konu var. Ben şu anda yalnızca bir yaklaşımı ifade ettim. Daha detaylı, teknik ve kapsamlı açıklamayı, komite üyesi milletvekillerinin de bulunduğu bir ortamda, herkesin mutabakatıyla hazırlanıp imzalandıktan sonra raporla birlikte kamuoyuyla paylaşacağız."

Atun, kazaya ilişkin yürütülen araştırmanın kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğünü belirterek, mevzuattaki eksikliklerin tespit edilmesi ve benzer olayların önlenmesi için gerekli adımların raporda yer alacağını söyledi.

"KAZAYA SEBEBİYET VEREN TÜM UNSURLARI RAPORUMUZDA YAZACAĞIZ"

Can kayıplarının yaşandığı olayın büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Atun, yasa, tüzük ve yasal mevzuattaki boşlukların belirlenerek giderilmelerine yönelik öneriler, hatta tasarılar hazırlanmasının da gündemlerinde olduğunu kaydetti. Atun, "Komite aracılığıyla mümkün olan her türlü araştırmayı geniş kapsamlı bir şekilde yapıp, kazaya sebebiyet verdiğine inandığımız tüm unsurları raporumuzda yazacağız." dedi.

Araştırma sürecinde hiçbir ihtimalin göz ardı edilmeyeceğini vurgulayan Atun, kazaya doğrudan veya dolaylı şekilde müdahil olan tüm tarafların dinlenerek ifadelerinin Meclis tutanaklarına geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Atun, "En büyük gayemiz ve hedefimiz, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden, bu sürece doğrudan veya dolaylı müdahil olan tüm tarafları çağırıp dinlemek ve bunların Meclis tutanaklarına geçmesini sağlamaktır." ifadelerini kullandı.

Atun, raporda yalnızca kazanın nedenlerine ilişkin tespitlere değil, benzer olayların yeniden yaşanmaması için alınması gereken tedbirlerin nasıl hayata geçirileceğine de yer verileceğini söyledi. Benzer bir facianın yeniden yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasının önemine işaret eden Atun, kazanın "önlenebilir" olduğunu düşündüğünü söyledi. Atun, "Bu kazanın önüne geçilebilir miydi? Bana göre kesinlikle geçilebilirdi." dedi.

ARAŞTIRMA KOMİTESİ RAPORLARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERE YANIT

Paşaoğluları'nın, "Bugüne kadar Meclis'te farklı araştırma komiteleri kuruldu ve bu komitelerin sonunda raporlar hazırlandı. Ancak bu raporların sonuçlarının hayata geçirilip geçirilmediği konusunda eleştiriler yapılıyor. Bu çalışmanın sonrasının gelmesi elbette önemli. Bu konudaki soru işaretlerine nasıl yanıt verirsiniz?" sorusuna ise Atun şöyle yanıt verdi:

"Kimin, ne konuda soru işareti var? Bana ulaşan bir şey yok. İfade ettiğim gibi, raporumuzda kendi gözlemlerimize göre sebeplere yer vereceğiz. Bir yasama organı olan Meclis Komitesi’nin yaptığı tespitler ışığında hangi mevzuat düzenlemelerinin yapılması gerektiğini de ifade edeceğiz. Bununla birlikte, komitenin görevi olmasa dahi bazı tasarıların veya düzenlemelerin hazırlanmasına öncülük etmeye çalışacağız. Bu tür can kayıplarına sebebiyet veren hadiselerin bir daha yaşanmaması için komitemiz, kendi imkanları ve yetkileri dâhilinde elinden gelen her şeyi yapacaktır."

Ülkede seçim sürecinin devam ettiğini, milletvekilleri ve belediye başkan adaylarının sahada seçim çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatan Atun, komite olarak önceliklerini yürüttükleri araştırmaya verdiklerini kaydetti. Atun, bu büyük sorumluluk çerçevesinde toplantıların gerçekleştirilmesine, olayda doğrudan veya dolaylı müdahil olan tüm tarafların dinlenmesine ve benzer bir olayın yeniden yaşanmaması için eksikliklerin tespit edilmesine odaklandıklarını söyledi.

"KOMİTE SÜRECİ ADİL VE ŞEFFAF ŞEKİLDE TAMAMLAMAKTA KARARLI"

Tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla hazırlanacak tasarılara da öncülük etmeyi hedeflediklerini belirten Atun, hayatını kaybedenlerin ve hayatta kalarak mağdur olanların haklarının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

Atun, komitenin süreci adil ve şeffaf bir şekilde yürütme kararlılığında olduğunu ifade ederek, "Hayatını kaybedenlerin de hayatta kalıp mağdur olan herkesin de hakkı var. Bu haklar doğrultusunda komitemiz, son derece adil ve şeffaf bir şekilde, yoğun çalışmalarla bu süreci tamamlamak konusunda azim ve kararlılık içindedir." ifadelerini kullandı.


NE OLMUŞTU?

Girne Turizm Limanı ile Mersin’deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Denizcilik'e ait "Filo Jet" katamaranı, 30 Ağustos'ta öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış ve batmıştı.

Gemide bulunan 8'i mürettebat olmak üzere toplam 267 kişiden 239'una sağ olarak ulaşılmıştı. Kazanın yaşandığı gün Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun Özbiler, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Törer ve Nurcan Hilaloğlu hayatını kaybetmiş, 28 kişi için ise arama çalışmaları başlatılmıştı.

Kaza günü "tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla tutuklanan 9 zanlının tutukluluk süreleri, 31 Ağustos'ta 3 gün, 3 Eylül'de 8 gün, 11 Eylül'de 7 gün, 18 Eylül'de 7 gün, 25 Eylül'de 7 gün, 2 Ekim'de 7 gün ve 9 Ekim'de 7 gün daha uzatılmıştı.

Havadan, karadan ve denizden yürütülen çalışmalar kapsamında, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Işın 1 Eylül'de, TCG Alemdar ise 2 Eylül'de arama çalışmalarına başlamıştı. Çalışmalar kapsamında İsmail Kurt, Elmas Demir, Şerife Özdemir, Nazmiye Özbolat, Elife Bayır, Mustafa Kemal Yaralı ve Mehmet Bayhan'ın naaşlarına ulaşılmıştı.

Başbakan Ünal Üstel, 25 Eylül'de yaptığı açıklamada, batıkta kayıp kişilerden herhangi birine rastlanılmadığını belirterek çalışmaların havada, denizde ve karada devam edeceğini açıklamıştı.

Gemi enkazı çevresinde yapılan aramalarda ise Mehmet Asaf Biçer, Nihat Pancar, Ferdi Törer, Özgür Gönül, Mahmut Demir, Orhan Bekret, Mehmet Nuri Ayran, Saliha Miray Biçer, Süleyman Erdoğan, Julia Özcan ve Ayhan Özcan'ın naaşlarına ulaşılmış ve naaşlar ailelerine teslim edilmişti.

Kayıp yolcuların bulunması amacıyla 14 Eylül'den itibaren arama çalışmalarında görev alan Derinsu firmasına ait Optimus Prime gemisi de 10 Ekim Cumartesi günü çalışmalarını sonlandırmıştı. Derinsu Su Altı Mühendislik firmasına ait Optimus Prime gemisini aynı gün ziyaret eden Başbakan Ünal Üstel, naaşına ulaşılamayan 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'nun bulunması amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmaların devam edeceğini belirtmişti.

Üstel ve Türkiye Cumhuriyeti (TC) Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, aynı gün Girne Turizm Limanı'na gitmişti. Üstel, Asel'in babası Salim Hilaloğlu'na Optimus Prime gemisinin çalışmalarının sona erdiğini ve arama çalışmalarının Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından sürdürüleceğini açıklamıştı.

Öte yandan, olayın ilk gününden itibaren aranan ve haklarında yakalama emri çıkarılan 5 kişi ise henüz yakalanamadı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Tüm Yorumlar