Mahkemeye avukatsız çıkan Mikail Akbaş: Mahkemeyi akşam öğrendim

Yayınlanma:

A
A

Cemre Yönet'in hayatını kaybettiği kazada 2,5 yıl hapse mahkum edilen Mikail Akbaş, İstinaf Mahkemesi'ne çıkarıldı. Mahkemeye avukatsız çıkan Akbaş, duruşmadan "dün akşam" haberdar olduğunu ve bu nedenle avukatının hazır bulunmadığını iddia etti.

Mahkemeye avukatsız çıkan Mikail Akbaş: Mahkemeyi akşam öğrendim
Mikail Akbaş, 29 Ocak 2026 tarihinde Girne Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "ölümlü trafik kazası" suçundan 2,5 yıl hapse mahkum edilmişti.
Arşiv

Girne-Tatlısu Anayolu'nda 26 Şubat 2024 tarihinde 29 yaşındaki Cemre Yönet'in yaşamını yitirdiği kazada 2,5 yıl hapse mahkum edilen Mikail Akbaş, Başsavcılığın ceza artırımı talebiyle yaptığı istinaf başvurusu üzerine bugün Lefkoşa'da İstinaf Mahkemesi'ne çıkarıldı.

Girne Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29 Ocak 2026 tarihinde "ölümlü trafik kazası" suçundan 2,5 yıl hapse mahkum edilen Akbaş'ın davası, Başsavcılığın cezanın artırılması talebiyle istinafa taşındı.

İSTİNAF DURUŞMASININ TARİHİ HAZİRAN AYINDA BELİRLENMİŞTİ

Haziran ayında 23 Eylül tarihinde yapılmasına karar verilen istinaf duruşması, saat 09.40'ta başladı.

Başkan Peri Hakkı, yargıçlar Talat Usar ve Fatma Şenol'dan oluşan Yüksek Mahkeme heyeti huzurundaki duruşmada, Savcılığı Atilla Enver Etkin temsil etti.

AKBAŞ: AVUKATIM YOK, MAHKEMENİN OLACAĞINI DÜN AKŞAM ÖĞRENDİM

Sanığın da hazır bulunduğu duruşmada Başkan Hakkı, Akbaş'a avukatının bulunup bulunmadığını sordu.

Akbaş, "Avukatım yok, mahkemenin olacağını dün akşam öğrendim." dedi.

Bunun üzerine Hakkı, sanığa daha önceki avukatının kim olduğunu ve avukatlık durumunu daha sonra teyit edip etmeyeceğini sordu.

Akbaş, daha önceki avukatının Mustafa Atakara olduğunu belirterek, "Yine onunla devam edeceğim." ifadelerini kullandı.

4 KASIM'A ERTELENDİ

Bunun üzerine İstinaf Mahkemesi, davayı 4 Kasım tarihine erteledi.

ANNE SAĞIR: GİRNE AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NDE EVLADIMIN KATİLİNE ÖDÜL GİBİ BİR CEZA VERİLDİ

Mahkemeyi, Cemre Yönet'in annesi Gönül Sağır'ın yanı sıra trafikte çocuklarını kaybeden aileler de takip etti.

Mahkemenin erteleme kararının ardından basına açıklamada bulunan anne Gönül Sağır, 32 aydır süren bir adalet mücadelesi olduğunu ifade ederek, "23 ay süren ve 14 duruşmanın yapıldığı Girne Ağır Ceza Mahkemesi'nde maalesef evladımın katiline ödül gibi bir ceza verildiğine inanıyoruz. Adalet bizim için yerini bulmadı." dedi.

"Trafik kazası" denilerek sanığın okul durumu ve geleceği düşünülerek ceza indirimlerine gidildiğini, az ceza verildiğini ve ödül gibi bir ceza uygulandığını belirten Gönül Sağır, "Suçunu kabul edecek olan insan bunu ilk duruşmalarda kabul eder. Akbaş, 23 ay sonra, okulunu bitirdikten sonra suçunu kabul etti. Ancak mahkeme bunu göz önüne almadı; suçunu kabul etmesini hafifletici sebep saydı. Çocuğun okul durumu ve geleceği düşünüldü." ifadelerini kullandı.

"ADALETİN TECELLİ EDECEĞİNE İNANMAK İSTİYORUZ"

Sağır, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Peki benim çocuğumun geleceği neden düşünülmedi? Ölen insanların geleceği neden düşünülmüyor? Bizim de evlatlarımız evlenecekti, çoluk çocuğa karışacaktı. İstinaf Mahkemesi'nde, zedelenen ve güvenimiz kalmayan adalet duygusunun yeniden tecelli etmesini istiyoruz. Burada adaletin tecelli edeceğine inanmak istiyoruz."

"CEZALARIN AĞIR OLMASI LAZIM Kİ BAŞKA BİR İNSANIN HAYATINI KURTARABİLELİM"

Yaşadıkları sürecin zor olduğunu dile getiren Sağır, şöyle devam etti:

"Her gün sinirlerimiz bozuluyor, canımız acıyor ve biz her gün kan kusuyoruz. Yitirdiğimiz adalet duygusunu İstinaf Mahkemesi’nde yeniden kazanmayı umuyoruz.

'Umarım' diyorum, 'inanıyorum' demiyorum. Sonucu gördükten sonra inanmaya başlayacağım. Çünkü bu olayın 'trafik kazası' olarak konuşulup basitleştirilmesini istemiyorum.

Her trafik kazası aynı değil. Trafik cinayeti gibi işlenen kazalar var. Alkollü araç kullanmak, uyuşturucu kullanarak araç sürmek gibi eylemler cinayet kapsamında değerlendirilmelidir. Bunların cezalarının ağır olması lazım ki başka bir insanın hayatını kurtarabilelim.

Emsal olacak kararlar verilmediği müddetçe bu ülkede daha çok insanın kanının döküleceğini düşünüyorum."

"EMSAL BİR KARAR VERİLSİN Kİ ADALETE OLAN GÜVENİMİZİ YENİDEN KAZANABİLELİM"

4 Kasım'da ikinci duruşmanın yapılacağını anımsatan Sağır, "O gün Cemre için ve diğer evlatlarımız için örnek bir ceza verilmesini istiyorum. Emsal bir karar verilsin ki adalete olan güvenimizi yeniden kazanabilelim." dedi.


NE OLMUŞTU? 

Polis basın bültenine göre, 26 Şubat 2024 günü saat 23.10'da, Girne-Tatlısu Anayolu'ndaki kazada, Tatlısu yönüne ilerleyen 29 yaşındaki Cemre Yönet yönetimindeki VH 298 plakalı motosikletle, aşırı sürat ve dikkatsizlik sonucu, gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan Palm Bay View Sitesi'nden kavşakta durmadan, dikkatsizce ve 285 miligram alkollü içki tesiri altında anayola giriş yapan, o dönem 19 yaşında olan Mikail Akbaş yönetimindeki LZ 864 plakalı salon aracın sağ yan kısmına çarpmıştı. 

Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Cemre Yönet, kaza mahallinde yaşamını yitirirken, kazada hafif şekilde yaralanan LZ 864 plakalı araç sürücüsü Mikail Akbaş ise kaldırıldığı Dr. Akçiçek Hastanesi'nde yapılan tedavisinin ardından taburcu olmuştu. 

Taburcu olmasının ardından tutuklanan Akbaş, çıkarıldığı ilk mahkemede teminata bağlanmıştı.

Ölümlü trafik kazalarının ardından, kazalarda yakınlarını kaybeden aileler 2024 yılında verilen hapis cezalarının artırılması için mücadele başlatmıştı. İlgili tasarının komitede görüşülmesinin ardından Ceza Yasası'nda yapılan değişiklik Meclis Genel Kurulu'nda da onaylanmış, ceza üst sınırı 7 yıldan 14 yıla çıkarılmıştı. 

Girne Kaza Mahkemesi'nde 26 Aralık 2024'te görülmeye başlanan dava, üçüncü duruşmada Ağır Ceza Mahkemesi'ne havale edilmişti. Dava, 19 Mart 2025 tarihinden 29 Ocak 2026 tarihine kadar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüştü.

2,5 YIL HAPSE MAHKUM EDİLMİŞTİ 

29 Ocak 2026 tarihinde davada açıklanan kararda, Akbaş, 2,5 yıl hapse mahkum edilmişti. 

Mahkeme heyetinin kararını okuyan kıdemli yargıç Temay Sağer, sanığın tüm suçlamaları kabul ettiğini ve tüm ithamlardan suçlu bulunduğunu belirtmişti. 

Sağer, Akbaş hakkındaki suçların "tedbirsizlik" ve "dikkatsizlikle ölüme neden olma", "alkollü araç kullanma", "ana yoldaki araçlara öncelik vermeme" ve "yolun solunu tutmama" olduğunu kaydetmişti. 

Yargıç, sanığın kaza sırasında kanında 124 miligram alkollü tespit edildiğini, ihtiyatsız ve acele şekilde, ana yoldaki sürücülere öncelik vermeksizin, kavşakta yeterince durmadan ve gerekli kontrolleri yapmadan yola çıktığını söylemişti. 

Kazanın Cemre Yönet'in ilerlediği şeritte meydana geldiğini de ifade eden yargıç, Yönet'in kaza esnasında 65 kilometrelik yolda 100 kilometre hızla ilerlediğinin tespit edildiğini, yorgun olarak yola çıktığını ve bu durumların "katkısal kusur" olarak değerlendirildiğini aktarmıştı. 

Kusurun büyük kısmının Akbaş'ta olduğunu belirten yargıç, kaza sırasında görüş mesafesinin açık olduğunun da tespit edildiğini belirtmişti. 

Yargıç ayrıca, sanığın ithamları kabul etmesi, mahkemeden ve aileden özür dilemesi, sabıkasız olması, kaza sırasında 19 yaşında bulunması ve gönüllü ifade vermesinin lehine değerlendirildiğini kaydetmişti. 

"Akbaş'ın depresyon ve ruhsal sorunlar yaşadığını, yoğun pişmanlık ve üzüntü duyduğunu, eğitim hayatının olumsuz etkilenebileceğini" de kararlarında göz önünde bulundurduklarını ifade eden yargıç, "ölümlü trafik kazası" suçundan sanığa 2,5 yıl hapis cezası verdiklerini, diğer suçlamalar için ise ceza takdirinde bulunmadıklarını söylemişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR


Yorum Yap

Tüm Yorumlar