
"Kıbrıs'ta sorun, Hristodulidis'in çözüm için gerekli adımları atmaması"
13 Nisan 2026
Güncelleme: 13 Nisan 2026
Cyprus Mail’de yayımlanan bir analizde, Avrupa Parlamentosu’nun son kararı üzerinden Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Kıbrıs politikasına sert eleştiriler yöneltilerek, çözüm önündeki engelin Rum lider olduğu ifade edildi.
Cyprus Mail gazetesinde 11 Nisan'da yayımlanan Nikolas Xenofontos imzalı analizde, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs sorununa ilişkin son kararı değerlendirilerek, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in tutumu eleştirildi.
"Avrupa Parlamentosu, Mısır’ın enerji hamlesi ve Türkiye’nin ihtiyaçları" başlıklı analizde, Hristodulidis’in “Türkiye’ye çözümün faydalarını göstermek için AB’nin araçlara sahip olduğu” yönündeki açıklamasının doğru olduğu, ancak bunun sorumluluğu AB’ye yükleyen bir yaklaşım haline geldiği ifade edildi.
Avrupa Parlamentosu’nun kararında, "Türkiye’nin Maraş’ı açma girişimleri, iki devletli çözüm yaklaşımı ve adadaki Türk askeri varlığının kınandığı" hatırlatılan yazıda; buna karşın Türkiye’nin NATO’daki stratejik rolü ve uluslararası krizlerdeki arabuluculuğunun da vurgulandığına dikkat çekildi.
Analizde ayrıca, Türkiye’nin mevcut siyasi yapısıyla AB üyeliğinin mümkün olmadığı belirtilirken, “özel ilişki” çerçevesinde güvenlik ve savunma alanlarında iş birliğinin artırılmasının gündemde olduğu aktarıldı. Güncellenmiş gümrük birliğinin ise hem AB hem de Türkiye için önemli ekonomik faydalar sağlayacağına işaret edildi.
Yazıda, Avrupa Birliği’nin Crans-Montana sürecine dönüşe hazır olduğu, ancak bunun Türkiye ile iş birliği temelinde gerçekleşeceği vurgulanarak, “AB ve Türkiye karşılıklı olarak iş birliği köprüleri kurarken bu adımları atmayan taraf kim?” sorusu yöneltildi.
"Kıbrıs Cumhuriyeti’nin" -tek taraflı ilan ettiği- Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki doğal gaz rezervlerinin çözüm için önemli bir koz olduğuna dikkat çekilen analizde, yaklaşık 7 trilyon kübik feet (yaklaşık 198.2 milyar metreküp) büyüklüğündeki “Glaucus” ve “Pegasus” sahalarının bu potansiyeli somutlaştırdığı ifade edildi.
Ancak Hristodulidis’in doğal gazın Mısır’a satılmasına yönelik girişimlerinin bu stratejik avantajı zayıflattığı savunulan yazıda, Türkiye’yi dışlayan bu yaklaşımın çözüm için yeterli teşvik oluşturmadığı görüşüne yer verildi.
Analizde, Türkiye’ye uzanacak boru hattı, gümrük birliği ve savunma iş birlikleri gibi adımların neden Güney Kıbrıs yerine AB tarafından başlatıldığı da sorgulandı. Hristodulidis’in Türkiye için mevcut durumdan daha cazip bir çözüm zemini oluşturacak girişimlerde bulunmadığı öne sürüldü.
Öte yandan yazıda, hükümetin iç siyasi tercihleri de eleştirilerek, çözüm zeminine uygun olmayan atamalar ve aşırı sağ ELAM ile ilişkilere dair tartışmaların yönetimin güvenilirliğini zedelediği belirtildi.
Analizin sonunda ise Crans-Montana sürecine atıf yapılarak, geçmişte “kazan-kazan” temelinde bir çerçeveye ulaşıldığı ve Rum tarafının kabul etmesi halinde Türkiye’nin garantilerin kaldırılmasını imzalamaya hazır olduğu ifade edildi. Türkiye’nin değişmediği ancak koşulların değiştiği vurgulanarak, bu değişimin her zaman Kıbrıs’ın lehine olmayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar