
"Kıbrıs'ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir iş birliği zemini oluşturulmalı"
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs'ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir iş birliği zemini oluşturulmasının, bölgesel barış ve istikrara önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları kapsamında Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende konuştu.
Yılmaz, "Kıbrıs'ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir iş birliği zemini oluşturulması, bölgesel barışa ve istikrara önemli katkılar sağlayacaktır." dedi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihine altın harflerle yazılan, Kıbrıs Türk halkını huzura, emniyete ve özgürlüğe kavuşturan Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Yılmaz, Barış Harekatı'nın Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Yılmaz, konuşmasının devamında şunları söyledi:
"20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyor, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve aziz milletimizin selam ve tebriklerini iletiyorum.
Kıbrıs Türk halkının hürriyet mücadelesi için canlarını bu güzel Ada’nın yollarına seren aziz şehitlerimizi, Mehmetçik ve Mücahitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
Kahraman gazilerimize hayırlı ve uzun ömürler diliyor, her birine hassaten şükranlarımı sunuyorum.
Kıbrıs Barış Harekatı’nın icrasında yüksek sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı merhum Necmettin Erbakan’ı, merhum Alparslan Türkeş’i ve emeği geçen diğer tüm devlet ricalini rahmet ve minnetle anıyorum.
Kıbrıs Türklerini üstün liderlikleriyle bir araya getiren, onlara dirayet ve cesaret aşılayan, büyük Türk milletinin aziz evlatları merhum Dr. Fazıl Küçük ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Merhum Rauf Denktaş’ı da hürmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Değerli Misafirler,
Onların öncülük ettiği varoluş mücadelesi, 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin kararlı müdahalesiyle taçlanmıştır.
Türkiye, Kıbrıs Barış Harekatı’yla, 1960 Garanti Antlaşması’nın garantörlere yüklediği tarihî, hukuki ve insani sorumluluğu yerine getirmiştir.
Bu vesileyle Zürih ve Londra Antlaşmaları ile Kıbrıs Türk halkını Anavatanın garantisine kavuşturmada büyük emeği olan şehit Başbakanımız merhum Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu’yu da rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.
Bu harekâtla Kıbrıs Türkü’nün 1963-1974 yılları arasında yaşadığı 11 yıllık sabır ve çile dolu dönem sona ermiş, kardeşlerimizin kendi vatanlarında huzur ve güven içinde yaşayabileceği şartlar tesis edilmiştir.
Barış Harekatı’nın üzerinden geçen 52 yıl, Türkiye’nin müdahalesinin haklılığını ve garantörlüğünün Kıbrıs’ın huzuru açısından taşıdığı önemi açıkça ortaya koymuştur.
TSK'nın varlığı Ada’da yarım asrı aşan barış ve istikrar oluşturmuş, bu zeminde tüm Ada kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlemiştir.
Siyasi eşitlik temelinde kurulan ortaklık düzenini bozan ve iki halk arasına düşmanlık tohumları eken taraf hiçbir zaman Kıbrıs Türkü olmamıştır.
Kıbrıs Türkü’nü ortadan kaldırarak Ada’nın tamamına hâkim olmayı amaçlayan girişimler Barış Harekatı’yla engellenmiş, Türkiye’nin kararlı tutumu sayesinde yarım asrı aşkın süredir devam eden bir barış ortamı kurulmuştur.
Buna karşılık, bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirerek Kıbrıs’ı yeni askerî oluşumların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin faaliyetlerini dikkatle takip ediyoruz.
Rum lobisinin Avrupa kurumlarını istismar ederek yürüttüğü dezenformasyon girişimlerini de kınıyor ve yok hükmünde sayıyoruz.
Dün silah zoruyla yapamadıklarını bugün Doğu Akdeniz’de kurulan ittifaklar ve tarihi gerçekleri ters yüz etmeye yönelik dezenformasyon girişimleri üzerinden gerçekleştirebileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içindedir.
Kıbrıs’ın bölgesel rekabetlerin merkezine çekilmesi, taraflardan hiçbirine güvenlik sağlamayacak ve yıllardır korunan istikrarı tehlikeye atacaktır.
Türkiye’nin yer almadığı, Kıbrıs Türkü’nün haklarının ve Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarımızın yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağı bilinmelidir.
Anavatan ve Garantör Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün kendi devletinin çatısı altında özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmaya devam edecektir.
Kıymetli Misafirler,
1968’den 2017’ye kadar devam eden müzakereler, Rum tarafının yönetimi ve zenginlikleri paylaşmaya, Kıbrıs Türkü’nü eşit ortak olarak kabul etmeye yanaşmaması nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Kıbrıs Türkü’nü yok sayan kararları ve Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmesi, çözümsüzlüğü besleyen bu yaklaşımı daha da güçlendirmiştir.
Kendi prensiplerini çiğneme pahasına Rum kesimini tam üye kabul eden AB, sorunun adil bir tarafı olma vasfını da yitirmiştir.
Barış için üzerine düşeni yerine getiren Kıbrıs Türkü halkı ise haksız izolasyonlara ve ambargolara maruz bırakılmıştır.
Aynı sonuçsuz tartışmalarla daha fazla zaman kaybetmek istemiyor, enerjimizi Kıbrıs Türkü’nün geleceğine yöneltmek istiyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bölgesel ve küresel meselelerin çözümünde edindiğimiz tecrübe, sahadaki gerçeklerin göz ardı edilemeyeceğini göstermiştir.
Uluslararası toplum da Kıbrıs Türkü’nün Rumlar kadar bu toprakların sahibi olduğunu artık kabul etmelidir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güçlü kurumları ve köklü demokrasi kültürüyle 43 yıldır varlığını kararlılıkla sürdürmektedir.
Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayanan bir iş birliği zemini oluşturulması, bölgesel barışa ve istikrara önemli katkılar sağlayacaktır.
Kıbrıs Türkü’nü azınlık statüsüne indirgeyen ve geleceğini Rum tarafının iradesine bırakan yaklaşımlar ise çözüm üretmeyecektir.
Adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün yolu, iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinden geçmektedir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne doğrudan uçuşların ve doğrudan ticaretin önü açılmalı, KKTC makamlarının uluslararası temaslarına yönelik engeller kaldırılmalıdır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, uluslararası toplum tarafından egemen bir devlet olarak tanınmalıdır.
Uluslararası toplumu Kıbrıs Türkü halkının sesini duymaya, iradesine saygı göstermeye ve uzun yıllardır devam eden adaletsiz uygulamalara son vermeye davet ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Kıymetli Kardeşlerim,
Anavatan ve Garantör Türkiye’nin güçlü desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası görünürlüğü her geçen gün artarken, ülkelerimiz karşılaştıkları zorlukları dayanışma içinde aşmayı sürdürmektedir.
Bugün Türk Devletleri Teşkilatında, İslam İşbirliği Teşkilatında ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatında temsil edilen, varlığını dünyaya gururla duyuran bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır.
Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı Türkistan Zirvesi’ne, Başbakan Sayın Ünal Üstel’in de Bakü’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Hükûmet Başkanları ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları İkinci Toplantısı’na katılmaları, bu alanda kaydedilen ilerlemenin somut göstergeleridir.
Başta Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev olmak üzere, Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına destek veren kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum.
Uluslararası alanda elde edilen kazanımları korumak ve daha ileriye taşımak için aynı istikamette ve tam bir eşgüdüm içinde çalışmaya devam edeceğiz.
Kıbrıs Türkü gençliğinin haksız izolasyonlar nedeniyle dünyadan kopmasına ve imkânlarının sınırlandırılmasına izin vermeyeceğiz.
Gençlerimizin bilimde, sporda, sanatta ve teknolojide dünyayla buluşması için Anavatan Türkiye bütün kurumlarıyla yanlarında olacağız. Güçlü ve müreffeh Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yeni nesillerin bilgi, emek ve başarılarıyla yükselecektir.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Aziz Kardeşlerim,
Kıbrıs Türkü’nün mücadelesini ve gelecek hedeflerini kendi meselemiz olarak görüyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik desteğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin hayat standartlarını yükseltmek amacıyla 9 Nisan 2026 tarihinde imzalanan 2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projeleri birlikte hayata geçiriyoruz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin turizm, eğitim, teknoloji ve dijitalleşmeyle öne çıkması, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz’de güçlü bir istikrar ve refah merkezi hâline gelmesi için ortak çabalarımızı sürdüreceğiz.
İnşallah önümüzdeki dönemde çok daha önemli projelere ve başarılara birlikte imza atacağız. Geçmişte nasıl ki su ihtiyacını Asrın Projesi ile karşıladıysak; KKTC’ye temiz ve istikrarlı bir enerji kaynağı olarak doğalgaz imkanı sağlamaktan, sağlığa, eğitime, ulaştırmaya ve bilişime uzanan geniş bir yelpazede kalkınma mücadelemizi sürdüreceğiz.
Kıbrıs Türkü’nün refah ve kalkınma mücadelesini milli davamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Anavatan ve Garantör Türkiye’nin güçlü desteğiyle Kıbrıs Türkü halkı, kendi vatanında ve şanlı bayrağının altında hürriyet, refah ve güven içinde yaşamaya devam edecektir.
Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır.
Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilerleyişini durduramayanlar, bundan sonra da Kıbrıs Türkü’nün iradesini ve devletine sahip çıkma kararlılığını zayıflatamayacak; Beşparmak Dağları’nı şereflendiren şanlı bayrağı ilelebet görmeye devam edeceklerdir.
Türkiye Yüzyılı aynı zamanda KKTC’nin de yüzyılı olacaktır.
Sözlerime son verirken 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’mızı bir kez daha kutluyor, Mehmetçik ve Mücahitlerimizi bir kez daha minnetle yâd ediyor, büyük zaferimizin gururunu paylaşan herkese kalpten teşekkür ediyorum.
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, Yaşasın KKTC, Yaşasın ilelebet sürecek kardeşliğimiz."
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.






























Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar